logo

Referanduma İlişkin Doğru Bilinen Yanlışlara Farklı Bir Bakış


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

16 Nisan’da ülkemiz ve milletimiz için son derece önemli olan değişikliklerin oylanacağı referandum öncesinde kamuoyunda bir çok bilgi yanlışlıkları bulunuyor. Bizde bu yanlışlıkların bir nebze olsun düzeltilebilmesi ve halkımızın daha sağlıklı karar alabilmeleri için Anayasa taslağının hazırlanmasında aktif rol oynayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Artvinli Hemşerimiz Abdülhamit Gül’ün kitapçığından alıntılar yapmıştık. İlgiyle takip edilen ve yorumsuz bir biçimde 3 gün boyunca yayımladığım yazıda eksik kalan bölümler var idi. Son olarak o bölümlerden alıntıları yayımlamak istiyorum. Yine tabi ki yorumsuz bir biçimde. İşte o kitapçıktan alıntıların kalan bölümler:

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ İLE İLLERKALDIRILIP, YENİ İLLER KURULABİLECEK Mİ?

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile il, ilçekurulup, kaldırılamayacaktır.

Anayasanın 127 nci maddesinde; “Mahallîidareler; il, belediye veya köy halkının mahallîmüşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluşesasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenlertarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesineuygun olarak kanunla düzenlenir.” denilmektedir.

Bu anayasa hükmüne göre; illerin ve ilçelerin kurulması, yönetilmesi kanunla vekanunun koyduğu esaslara göre belirlenecektir.Teklifimiz ile Anayasanın 104 üncü maddesinde yapılan değişiklikte “Anayasadamünhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konulardaCumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz.” hükmü getirilmiştir.

Dolayısıyla sorulduğu şekliyle “İller ve ilçeler kararname ile kurulup, kaldırılabilecek”iddiası kocaman bir yalandan ibarettir.

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAME İLEVERGİ KOYABİLİR Mİ?

Cumhurbaşkanı kararname ile vergi koyamaz.

Vergi konulması ancak kanunla yapılabilir. Anayasanın 73 üncü maddesinde;“Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veyakaldırılır.” hükmü yer almaktadır.

Teklifimiz ile Anayasanın 104 üncü maddesinde yapılan değişiklikte “Anayasadamünhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz.” hükmü getirilmiştir.

Bu anayasal hükümler altında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile vergi konulamaz.

BÜROKRATİK HANTALLIK SONA ERECEK Mİ?

Bürokratik hantallık sona erecektir. Zira, yürütme doğrudan halk tarafından kuruluyor ve halka karşı sorumludur. Yürütme sorumluluğu Cumhurbaşkanında olduğu ve en az yüzde 50+1 meşruiyete sahip olduğu için yürütmede üst kademe yönetici atamalarında Cumhurbaşkanı tek yetkilidir. Halka hesap verecek olan Cumhurbaşkanın alanında başarılı bürokratları atama ve başarısız olanları görevden alma yetkisine sahip olması gerekmektedir. Atamalarda müşterek kararname gibi dolambaçla iradeyi parçalayan yöntemden vazgeçilmiştir.

Böyle olunca, devletin tüm kademelerindeki bakanlar ve bürokratlar Cumhurbaşkanına karşı, dolayısıyla halka karşı sorumlu olacaklardır. Bürokraside getirilen atama kararlarındaki kolaylık, bürokraside hızlı karar alma mekanizmasına işlerlik kazandıracaktır.

Halka karşı sorumlu olan Cumhurbaşkanı iyinin iyisi, en iyisi ile çalışmak zorunda kalacaktır.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bürokratların göreve gelmesi veya görevde kalması başarı ve liyakat ilkesinin tam işletilmesini sağlayacaktır. Zira halk beğenmediği iktidarı değiştirir.

Mevcut sistemde siyasiler değişmekte, bürokrasi aynı kalmaktadır.

Cumhurbaşkanına tanınan bu atama yetkisi üst kademe yöneticileri açısından geçerlidir.

Mevcut sistem uygulamalarında yürütmedeki çift başlılık, devlet meselelerinin çözümünde ve atamalarda iki farklı iradeye yol açmakta, bazen başbakanın atamak istediği üst kademe yöneticinin kararnamesi Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmamaktadır.

Bu konulara ilişkin usul ve süreçler Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile detaylı düzenlenecektir.

MECLİS KAPATILIYOR MU, KAPISINA KİLİT MİVURULUYOR?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Meclis’tir. Bu devleti kuran bu meclistir. Hiçbir şekilde Meclis’in kapanması söz konusu değildir.  Anamuhalefet partisi liderinin “Meclis kapatılıyor, kapısına kilit vuruluyor” iddiası kocaman bir yalandır.

Meclis devletimizin asli organıdır.

Anayasanın 6 ncı maddesinde “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” denilmektedir. Cumhuriyetimiz egemenlik kullanan üç kuvvet üzerine kurulmuştur. Yasama, yürütme ve yargı.

Yine Anayasa’nın 7 nci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir.

Önerdiğimiz hükümet sisteminde; Meclis üyelerini millet doğrudan seçecektir. Mevcut sistemden farklı olarak yürütmeyi, hükümeti, Cumhurbaşkanını da doğrudan millet seçecektir. Hükümeti millet doğrudan kuracaktır. Yapılan düzenleme sadece bundan ibarettir. Hükümeti millet kuruyor, Meclis’i millet iradesi oluşturuyor.

SALTANAT MI GELİYOR? TEK ADAM, DİKTATÖRLÜKTARTIŞMALARI YAPILIYOR?.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, tıpkı parlamenter hükümet sistemi gibi demokratik bir hükümet modelidir.

Milletin iradesiyle seçilen kişiye sultan denmez, yönetim şekli de saltanat olamaz. Millet kimi isterse onu seçer. Bir kere önerdiğimiz sistemde Cumhurbaşkanı en az 50+1 ile seçiliyor, milletin doğrudan oylarıyla seçiliyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı halka karşı doğrudan sorumludur. Dolayısıyla 80 milyon, yürütmenin başıdır. Bir şey denilecekse Millet Hükümeti denilebilir.

Diktatörlükte böyle bir sınır yoktur. Diktatörler kuvvetleri yetene kadar iktidarda kalır, diktatörlük halka dayanmaz. Cumhurbaşkanının meşruiyeti halk iradesine dayanır; diktatörün meşruiyeti zorbalığa, zulme veya askeri vb. vesayete dayanır.

Görev süresi de beş yıldır. Bir kişi iki defa seçilebiliyor. Süresiz bir görevde kalma söz konusu değildir.

Önerilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde; kuvvetler ayrılığı netleşmiştir. Meclis yasa yapar, Cumhurbaşkanı uygular. Kontrol denge mekanizması korunmuştur.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı ve/veya Meclis kendinin de görevini sona erdirmek kaydıyla seçimlerin birlikte yenilenmesine karar verebilmektedir.

İdarenin her türlü iş ve işlemi yargı denetimindedir. Cumhurbaşkanının suçlandırılması mümkün kılınmıştır. Cumhurbaşkanı, yüce divanda yargılanabilmektedir.

Bütçeyi de Meclis kabul etmektedir.

Bu iddialar milletimize karşı söylenmiş yalanlardan ibarettir. Önerecekleri politika, çözüm olmayınca yalana başvuruyorlar, milletimizi bu yalanlarla kandıramazlar.

Etiketler:
Share
189 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teşkilatların değişmesi değil, milletin cebinin para görmesi gerekir

    18 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiye zarar verdiklerini düşündüğü kibirli ve çıkarcı kimseleri partiden uzaklaştırmak istiyor. Bu elbette erdemli ve ideal bir davranıştır. Fakat aslında maalesef toplumumuz hem kibir hem de çıkarcı insanları bir şekilde benimsemiş ve içselleştirmiştir. Bu söylediğimi destekleyen iki önemli atasözü var. El öpmekle dudak aşınmaz (Bu kibirli insanların varlığına bir tahammül anlamı içerir) Bal tutan parmağını yalar (Bu da bazı insanların yolsuzluk yapmasına t...
  • Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler. Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynakl...
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa a...
  • Hilfu’l-Fudûl (Erdemliler İttifakı)

    15 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Bazı Kureyş kabilelerinin, Mekke'de haksızlığa uğrayan insanlara yardım etmek amacıyla yaptıkları Hz. Peygamber'in de katıldığı antlaşma. Bu sivil insiyatifin olumlu girişimleri Mekkeliler arasında takdirle karşılandı, örgüt mensuplarına karşı güven ve saygı oluşturdu. Bu örgütün, Hz. Peygamber'in kişiliğinin oluşturmasında, çevresiyle ilişkilerinin geliştirmesinde, itibar oluşturmasında etkisi büyük olmuştur. Peygamberliği ilan ettikten sonraki dönemde dahi Hilfu’l-Fudûl 'dan övgüyle söz etmiş ve "Yine çağrılsam gider katılırım...