logo

Referanduma İlişkin Doğru Bilinen Yanlışlara Farklı Bir Bakış (1)


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

16 Nisan’da ülkemiz ve milletimiz için son derece önemli olan değişikliklerin oylanacağı referandum öncesinde kamuoyunda bir çok bilgi yanlışlıkları bulunuyor. Bizde bu yanlışlıkların bir nebze olsun düzeltilebilmesi ve halkımızın daha sağlıklı karar alabilmeleri için Anayasa taslağının hazırlanmasında aktif rol oynayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Artvinli Hemşerimiz Abdülhamit Gül’ün kitapçığından alıntılar yaptık.

Yorumsuz bir biçimde 3 gün boyunca bunları yayımlayacağım. İşte o kitapçıktan alıntıların ilk bölümü:

YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI CUMHURBAŞKANINDA MIBİRLEŞECEK?

► Cumhurbaşkanı yalnızca yürütmenin başı oluyor. Önerilen sistemde kuvvetlerbirbirinden net, kesin ve keskin olarak ayrılıyor. Yasama ve Yürütme millet tarafındanayrı ayrı seçiliyor. Meclis yasama görevini, Cumhurbaşkanı yürütme görevini yapıyor.

Meclis kanun yapacak, Cumhurbaşkanı ve hükümet uygulayacak.

► Yargı da bağımsız ve tarafsız olarak anayasal güvence altında adalet hizmetinisağlayacaktır.

► Milletten aldığı meşruiyete dayanarak (en az yüzde 50+1) yargı üst idari kuruluşuHSK’nın 4 üyesini Cumhurbaşkanı seçecek, Meclis ise 7 üyesini seçecektir. Meclisilk turda 2/3, ikinci turda 3/5, son turda en çok oy alan adaylar arasında kuraçekilerek seçim yapacaktır. Yani bir partinin HSK üyelerini tek başına seçme imkanıyok, Mecliste uzlaşmayı öngören bir teklif söz konusudur. Cumhurbaşkanının hakim vesavcı atanması konusunda başka bir atama yetkisi olmayacak. Mahkemeler, hakim vesavcılar bağımsız ve tarafsız olarak adaletin temin edilmesine çalışacaklar.

► Öte yandan, Anayasa Mahkemesi (AYM) üyelerinin 12 si geliş yerlerinden seçilenüç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından ve yine 3 üyesi geliş yerlerinden üçaday arasından TBMM tarafından seçilecek. Cumhurbaşkanı ve Meclis’in görevsüreleri5 yıldır, AYM üyelerinin ise 12 yıldır. Görev süresi bir anayasal teminattır. Yani aynıCumhurbaşkanı’nın iki dönem üst üste seçilse bile AYM üyelerini tümüyle değiştirmesimümkün değildir. Zira Meclis için de durum aynıdır. Görev süresi biten üyenin yerineyenisini seçebilecektir.

► Mevcut durumda sayın Ahmet Necdet Sezer’in atadığı, sayın Abdullah Gül’ün atadığıüyeler halen görevdedir.

► Yasama ayrı, yürütme ayrı yargı ayrı bir kuvvet olarak fonksiyonunu icra edecektir.Mevcut sistemde yürütmenin kontrolünde olan yasama ayrı ve güçlü bir kuvvet olarakişlev yapacaktır. Yasama, yürütme ve yargı her üç kuvvet ayrı, bağımsız ve birbirinidenetleyen kuvvetler olacaktır.

SEÇİMLER NEDEN AYNI GÜNDE YAPILIYOR?

► Önerdiğimiz sistem yürütmede istikrar sağlanmasını amaçlamaktadır. Ülkemizkoalisyonlardan çok çekti, ara rejimden çok çekti, hükümet kurulamadığı zamanlaroldu, kurulan hükümetlerin güvenoyu alamadığı dönemler oldu. Bu yaşananlarülkemiz ve milletimiz için telafi edilemez, ağır faturalar çıkardı.

► Cumhurbaşkanı seçimleri ile Meclis seçimleri aynı gün yapılacak. Bu uygulamanınmillet iradesinin hem Meclis’e hem de yürütmeye eş zamanlı yansıması veolabildiğinceuyumlu yansıması sonucunu doğurması beklenmektedir.

► Seçimlerin birlikte yapılması, seçim sonuçlarında yürütme ile yasamada yaşanmasımuhtemel olan karşıt yapıların önlenmesine hizmet edecektir. Yani vatandaşımızınCumhurbaşkanı seçtiği kişinin partisine ait milletvekillerini tercih etmesi veyaCumhurbaşkanı partili değil ise anlayışına yakın kişileri tercih edebilmesine yardımcıolacaktır. Çünkü kanunsuz yürütme olmaz, kanun da Meclis tarafından yapılmaktadır,o zaman Meclis başka anlayışta, yürütme başka anlayışta ihtimalinin azaltılmasıihtiyacı bulunmaktadır.

► ABD ve Fransa bunu sıklıkla yaşamaktadır. ABD’de buna “topal ördek”, Fransa’daise “kohabitasyon” denilmektedir. Her iki ülke de bu dönemlerde yönetimde, halkahizmette sorunlar yaşamış ve yürütme ile meclis arasındaki siyasi krizi çözememiştir.

► Ancak seçimlerin birlikte yapılması illa bu sonucu doğurmayabilir. Çünkü Meclisseçimleri tek turlu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri iki turludur. Cumhurbaşkanı birinciturda seçilemezse, ikinci tur için siyasi irade farklılaşması ortaya çıkabilecektir. İkihafta sonra yapılacak seçimde en fazla oy alan adayların arasında tercih yapılarakCumhurbaşkanı seçimleri yapılmış olacaktır.

MECLİS’LE HÜKÜMET ARASINDA KRİZ OLURSANE OLACAK?

► Evet, önerdiğimiz sistemde kuvvetler birbirinden net ayrılmıştır. Hükümet Meclis’iniçinden çıkmayacak, halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı tarafından kurulacaktır.

► Meclis’in de Cumhurbaşkanının da süresi 5 yıldır. Bu süre içinde bir uyumsuzlukyaşanması halinde ve bu uyumsuzluk millete hizmet etmeyi engelleyecek düzeyeulaştığında çözüm için sisteme emniyet konulmuştur. Bu emniyetin adı MilletHakemliğidir, seçimlerin karşılıklı yetki ile birlikte yenilenmesidir.

► Böyle durumlarda; Cumhurbaşkanı kendi görevini de sonlandırmak üzereseçimlerin birlikte yapılmasına karar verebilir. Yine Meclis, yürütmede bir aksaklıkolması halinde 3/5 çoğunlukla seçimleri birlikte yenileme kararı alabilecektir.

► Bu sistem fesihten farklı olarak düzenlenmiştir. Fesihte bir kuvvetin kendi görevidevam ederken diğer kuvvetin görevine son vermesi anlamına gelmektedir. Mevcutsistemde Cumhurbaşkanının (116. Madde) Meclis’i feshetme yetkisi vardır.

► Önerilen sistemde fesih veya Cumhurbaşkanının feshi söz konusu değildir.Sadece karşılıklı seçim yenileme vardır. Siyasi krizçıkması halinde millet hakemliğiile çözülecektir. Bu da uzlaşmayı getirecektir.

SİYASİ PARTİLER KAPANACAK MI?

► Siyasi partilerin önemi artacak. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmezunsurlarıdır. Partileri millet kurar, millet kapatır. Siyaset yapmak, toplumun huzurunaçıkmak, milletin hizmetine talip olmak yürek işidir, emek ister, gayret ister özveri ister,onun için partiler demokratik hayatın ayrılmaz parçasıdır.

► Partiler darbe dönemlerinde vesayetçi zihniyet tarafından kapatılmıştır. Demokratikyönetimlerde partiler kapatılamaz.

► Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, şiddet içermeyen her görüş ve düşünce, hersiyasi hareket ve her örgütlü yapı serbesttir.

► Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde partiler, yürütmede yer almak için, milletimizdenyüzde 50+1 oy almak için en iyi temsilcilerini, en iyi programlarını, politikalarını serbestçeortaya koyacaklardır.

► Milletin iradesini kazanabilmek için toplumun tüm kesimleriyle uzlaşma sağlanacak.Bu uzlaşmacı birlik ve beraberlik çabasının öncü kuruluşları siyasi partiler olacaktır.

► Meclis dışındaki partiler de birleşerek Cumhurbaşkanı adayı gösterebilecektir.Siyasipartilerin Cumhurbaşkanı adayı göstermeleri için yüzde 10 olan oran yüzde 5’eindirilmektedir.

► Öte yandan, hükümetin kurulması Meclis aritmetiğinden etkilenmeyeceği içinküçükpartiler de Meclis’te temsil olabilecektir.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile iller kaldırılıp, yeni iller kurulabilecek mi?

► Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile il, ilçekurulup, kaldırılamayacaktır.

► Anayasanın 127 nci maddesinde; “Mahallîidareler; il, belediye veya köy halkının mahallîmüşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluşesasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenlertarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesineuygun olarak kanunla düzenlenir.” denilmektedir.

► Bu anayasa hükmüne göre; illerin ve ilçelerin kurulması, yönetilmesi kanunla vekanunun koyduğu esaslara göre belirlenecektir.Teklifimiz ile Anayasanın 104 üncü maddesinde yapılan değişiklikte “Anayasadamünhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz.” hükmü getirilmiştir.

► Dolayısıyla sorulduğu şekliyle “İller ve ilçeler kararname ile kurulup, kaldırılabilecek”iddiası kocaman bir yalandan ibarettir.

Share
302 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Dava”nın Esasları

    19 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Bizim davamız kuru bir kavga ve cihangirlik davası değil, i'la-yı kelimetullahdır. Yani Allah'ın dinini yüceltmekdir!” Osman Gazi. “Dava” kelimesini çok sık duyarım. Bu elbette mahkemede açılan dava değil. İslami anlamda dava. Fakat bu davanın ne olduğu hakkında kafamda net çizgiler yoktu. Hasan el Benna’nın Risaleler isimli eserinin birinci cildine baktım, başlangıçtaki başlıklara göz attım. Sanki bir anda “dava” kavramının çerçevesi çizilmiş gibi oldu. *Gayemiz Allah *Önderimiz Hz. Peygamber *Anayasamız Kuran *Yolumuz Ciha...
  • Teşkilatların değişmesi değil, milletin cebinin para görmesi gerekir

    18 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiye zarar verdiklerini düşündüğü kibirli ve çıkarcı kimseleri partiden uzaklaştırmak istiyor. Bu elbette erdemli ve ideal bir davranıştır. Fakat aslında maalesef toplumumuz hem kibir hem de çıkarcı insanları bir şekilde benimsemiş ve içselleştirmiştir. Bu söylediğimi destekleyen iki önemli atasözü var. El öpmekle dudak aşınmaz (Bu kibirli insanların varlığına bir tahammül anlamı içerir) Bal tutan parmağını yalar (Bu da bazı insanların yolsuzluk yapmasına t...
  • Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler. Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynakl...
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa a...