logo

Referandum Sürecinde Orta yol


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com
  • Hayatta her zaman orta yolda olmak faydalıdır
  • Yemek yerken, konuşurken, çalışırken, siyaset yaparken orta yol
  • Referandum sürecinde de orta yol da olmak gerekir.
  • Unutmayalım referandumdan sonrada komşuluğumuz, dostluğumuz, TC vatandaşlığımız devam edecek
  • Hayrettin Karaman y. Şafakta,”Referandum sürecinde itidal” başlıklı yazısınnda şunları yazıyor.
  • frat ve tefrit iki ucu, aşırılığı, hikmete uygun olandan uzaklaşmayı ifade eder;
  • itidal ise iki aşırı ucun birinde değil; aklın, dinin, hikmetin gerekli kıldığı yerde, noktada, kararda ve davranışta olmaktır.
  • Bir millete tarihi unutturulmak istense de unutması mümkün değildir. Onun bilincinde, bilinçaltında, genlerinde, yaşayan kültürün görünen ve görünmeyen noktalarında…
  • Tarihi miras yaşar ve dirilişi için zaman ve zemin müsait hale geldikçe dirilir, yön ve davranış belirlemede etkin olur.
  • İslam ümmetini, aslı ilâhî olup zaman içinde bozulmuş bulunan ve aslı ilâhî olmayan dinlerin ümmetlerinden ayıran özellikler vardır; bunlardan biri de ötekine, başta hayat hakkı olmak üzere temel insan haklarını tanıyarak ülkesinde ve dünyada barış içinde yaşama hakkı tanıyor olmasıdır.
  • Müslümanlar Yahudilere, Hıristiyanlara ve diğer din mensuplarına aralarında, kendi toplumlarında yaşama hakkı tanıdıklarına, onlarla “iyilik ve adalet çerçevesinde” ilişkiler kurduklarına göre kendi insanlarından olup zaman içinde değerlerine, öz medeniyet ve kültürüne yabancılaşmış parçalarına bunu tanımayacaklar mı? Elbette tanıyacaklardır.
  • Referandum sürecinde “Hayır” cephesinde yer alan insanların büyük çoğunluğu işte bu “…yabancılaşmış parçamızdan” oluşuyor. Biz bu parça ile fikirde ve fiilde derin ayrılıklarımıza rağmen müşterekimizin azamisini temel kılarak birlikte, barış içinde yaşamak durumundayız.
  • Farklı parçaların azı veya çoğu, diğerini şiddet kullanarak, ahlaki ve hukuki olmayan yöntemler kullanarak yok etmeyi, ülkede tek ses ve nefes olarak kalmayı hedeflerse bunun sonu kaostur, kaybedeni de bütün millet olur.
  • Ahlak ve hukuktan ayrılmaları mümkün olmayanlar karşı tarafın silahlarını kullanamazlar; onlar yalan söylüyorlar diye yalan söyleyemezler, onlar iftira ediyorlar diye iftira edemezler, onlar kumpas kuruyorlar diye kumpas kuramazlar… Karşı tarafın ahlak ve hukuk dışı eylem ve söylemlerini engellemek, bu mümkün olmadığında hakikati en açık ve kolay anlaşılır dil ile yılmadan, durmadan, usanmadan açıklamak elbette bunların hakkıdır. Bu hak kullanılmalı ama köprüler ifrat ve tefrit dinamitleriyle uçurulmamalıdır.
  • Kendilerine asla katılmadığım, bütün argümanlarını ya yanlış ya da yersiz ve zamansız bulduğum “Hayır”cılar da bu milletin parçası, bu ülkenin vatandaşlarıdır. Onlarla aynı sokaklarda, aynı binalarda, aynı toplu yerlerde bulunuyor ve yaşıyoruz. Birimizin veya bir grubun başına bir felaket gelse o siyasi ve ideolojik farkı düşünmeden yardıma koşmak; insan, vatandaş ve bir ülkede paydaş olarak elimizden gelen yardımı yapmak durumundayız ve bu böyle de olmaktadır.
  • Ben “Evet” de hayır görüyorum, ancak referandum da gelir geçer, inşallah millet ve memleket için hayırlısı ne ise o olur, sonra bu ülkede farklı kesimlerin barış ve olabildiğince dayanışma içinde yaşamaya devam etme süreci avdet eder.
  • Bu referandumun sonucu ne olursa olsun uzun vadede kazananlar; ahlak, hukuk ve itidali terk etmeyenler olacaktır, diyor.
  • Miting alanlarında milletimiz genelde kardeşane bir durum sergiliyor.
  • Milletimiz ortak menfaatleri ve ortak tehlikeleri görüyor.
  • Hoşça ve dostça kalın.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çin Malı Maden Açıklaması Olmuş

    25 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son bir haftadır yine Artvin’de ilginç olaylar olmaya başladı. Türkiye’nin belkide son dönemde yaşadığı en zor döneme ilişkin kılını kıpırdatmayanlar; bir tek açıklama veya eylemde bulunmayanlar konu maden olunca ne hikmetse Artvin’in savunucusu oluyor. Türkiye elden gidiyor. Aslanlarımız Zeytin dalı operasyonunda tüm dünyayla mücadele ediyor. Amerikası, Avrupası, Arabı, Acemi bir olmuş Türkiye’nin bütünlüğünü tehtit ediyor. Lakin bizdeki bazıları hala yeşil, maden, ...
  • Her İnsan Ülkesi İçin Hem Aslan Hem Tilki Olmalıdır

    25 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Bu bağlamda aklımıza gelen birkaç maddeyi yazalım Öncelikle “Aslan ol kurtları korkutasın, tilki ol tuzakları sezesin” Kurtlar her zaman olacaktır. Aslan olmadan kurtları korkutamazsın. Sadece aslan olanlar hiç iktidar olamamıştır. Ne kendi işinde Nede ülke yönetiminde Tilki olmadan tuzakları sezemezsin. Her insana bir tilki lazımdır. Birden fazla tilki olursa kuyrukları kısa devre yapabilir. Kendine ve insanlığa faydalı olmanın ötesindeki planlar başkalarını sömürmeye yöneliktir. Sömürmekte, sömürülmeye müsait hal...
  • Sünnilikte Halife eleştirilebilir fakat Şiilikte İmam eleştirilemez

    25 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Sünnilikte Hilafet Görüşü Halifelik, beşeri bir makamdır, ilahi bir makam değildir. Varlık sebebi, İslâm dinini beşere/insanlara uygulamak ve insanlar arasında yaymaktır. Halifelik, nübüvvetten kesinlikle ayrı ve farklıdır. Nübüvvet ve risalet makamı halifelik makamından farklıdır. Nübüvvet ilahi bir makamdır. Allah bu makamı dilediğine verir. Halifelik ise beşeri bir makamdır. Müslümanlar bu makama getirmek için diledikleri kimselere biat ederler. Müslümanlar aralarında diledikleri kimseleri başlarına halife yaparlar. Şiilik...
  • İslami Yönetime muhalefet İslam’a muhalefet değildir

    24 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Muhalefetin bugünkü anlamı Arapçada “muhalefet” olarak değil “muaraza” olarak ifade edilmektedir. Güncel dilimizde muhalefet dediğimiz şey aslında muarazadır. Muhalefet kelimesinin asli anlamı görüş ayrılığıdır. Bu da İslam’da normal karşılanan husustur. Allah’a muhalefet asla onaylanmaz. Ancak Allah’ın sözünün anlaşılması esnasında yaşanan görüş ayrılıklarına dönük bir vurgu yoktur. Hz. Ömer evliliği kolaylaştırmak, erkeklerin yükünü hafifletmek gibi çeşitli nedenlerle evlenilecek kadına verilecek mihrin miktarını 400 dirhemle ...