logo

Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu Artvin’in Türkiye bitki potansiyelinin üçte birine sahip olduğunu söyledi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Kaliteli bilimsel çalışma, kaliteli baskı ve kaliteli renkli fotoğraflar hepsi bir arada. “Artvin’in Doğal Bitkileri” kitabı aynı zamanda belgesel niteliği de taşıyor.

Bu gün Artvin’imizin değerli bilim adamı Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu’nun “Artvin’in Doğal Bitkileri” isimli değerli kitabının tanıtımı programı vardı.

Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu son derece bilimsel niteliklere sahip olan kitabını güzel bir sunuma davetlilere tanıttı.

Artvin’de 2727 çeşit bitki bulunduğunu, tüm Türkiye’de ise yaklaşık 11.000 bitki türü olduğunu, bu haliyle Artvin’in Türkiye’nin üçte biri oranında zengin bitki örtüsüne sahip olduğunu belirtti.

Kitabın yazım hazırlıkları 2012 yılında başlamış, dört yıllık yoğun bir emek ürünü. Kitapta yaklaşık 3000 civarında resim kullanılmış. Kırmızı işaretle vurgulu olan bitkilerin endemik (sadece Artvin’e özgü) bitki, mavi işaretlerle vurgulu olanların nadir bitki türü olduğunu olduğunu ve bu nadir bitki türü sayısının 600 civarında olduğunu belirtti.

Kitap son derece kaliteli kağıda basılmış. Fotoğraflar da son derece kaliteli.

Kaliteli bilimsel çalışma, kaliteli baskı ve kaliteli renkli fotoğraflar hepsi bir arada. “Artvin’in Doğal Bitkileri” kitabı aynı zamanda belgesel niteliği de taşıyor. Çünkü Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu 600 bitki türünün tehlikede olduğunu söylüyor.

İlerleyen yıllarda gönlümüz arzu etmese de bu bitki türleri yok olursa bu kitap bu bitkiler için güvenilir bir arşiv değerine sahip olacaktır.

Değerli bilim adamımız Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu’nu böyle bir bilimsel eseri hazırlayıp halkımızın istifadesine sunduğu için tebrik ediyor ve değerli eserlerinin devamını diliyoruz.

Share
463 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...