logo

Ömer Karaoğlu’nun “…çilesiz olmaz, şehitsiz olmaz…” nağamatı


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Bu gece (31.Aralık 2018 Pazartesi)Nihat Gökyiğit Kongre salonunda sevenleri ile buluşan Ömer Karaoğlu Davudi sesiyle ruhumuza yeni nefhalar üfledi.

Yıllar önce (20-25 yıl önce ) ilk defa duyduğum Şehit türküsünün “çilesiz olmaz, şehitsiz olmaz” nağamatı öyle bir öyle bir lem’a-i nefha (bir anlık tatlı esintili üfleyiş) olmuş ki birkaç defa duymam kafi gelmiş. Ruhumu yıllardır diri tutmuş, bu gün anladım. Çünkü yavaş yağmur altında ıslanan ısladığını sonradan fark eder.  “…çilesiz olmaz, şehitsiz olmaz…” nağamatı ruhuma yavaş yavaş ve küçük katrelerle yağan yağmur gibi yıllar yılı tesir etmiş de farkına varmamışım, yeni farkettim. Çaktırmadan, belli etmeden ruhuma tesir etmiş meğer.

Değerli sanatçımız Ömer Karaoğlu’nun sanatını icra tarzı kendi beyanlarına göre, ne ilahiye, ne marşa, ne tasavvuf musikisine ne de mehter marşına benzemiyor. Onun sanat tarzı nevi şahsına münhasır, kendine özgü.

Yine de nitelendirmek gerekiyorsa onun eserleri için “Cemalli mehter” diyebilirim.  Batı kültürünün anlayacağı dille; “romantik marş”.  Oysa bizim bildiğimiz mehter marşları Celallidir, heybetlidir.

Ömer Karaoğlu’nun şahsında ve eserlerinde Cemali isimlerin tecelli ettiği kesin. Fakat şahsında ve eserlerinde ansızın kendini gösteren Celali tecellilere de şahit olmaktayız. Fakat onda Celal tecellisi Cemali tecellilerin zıllinde kalmakta.

Acaba ism-i Vedud’la bir ilişkisi olabilir mi diye düşünürken sanatçımız ism-i Vedud’dan bahsedince onda Vedud isminin hakim olduğunu yine kendi ifadelerinden anladım.

Vedud isminin tecellisi aşktır.

Ömer Karaoğlu eserlerini ulvi bir aşkla icra ediyor.

Aşk (ışk) kelimesinin sözlük anlamı “sarmaşık” demektir. Bahçeye düşen sarmaşık tohumu nasıl bütün bahçeyi sarıp sarmalar, hatta dışarı taşarsa; gönle düşen aşk tohumu da bütün bedeni sarıp sarmalar, oradan etrafa yayılır.[1]

Sanatçımızın ulvi bir aşkla icra ettiği eserleri bedenimizi sarıp sarmalayıp tesir altına alıyor.


[1] https://www.alticizilisatirlar.net/acs/ask-sarmasik-demektir

Share
273 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...
  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...