logo

Öcalan’ın Mesajı


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

28 Şubat’ta Dolmabahçe’de PKK’ya ‘silah bırak’ çağrısı yapan Öcalan, ikinci mesajını Nevruz Bayramı’nda Diyarbakır’dan iletti.

Silahları Bırakın 

Yeni Şafak haberine göre 28 Şubat’ta Dolmabahçe’den verilen ‘silah bırak’ mesajının ardından çözüm sürecinde dün yine tarihi bir gün yaşandı. Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği ‘barış çağrısı’, Nevruz kutlaması için toplanan yüzbinlerce kişiye hem Türkçe hem Kürtçe okundu.

Bağlar ilçesindeki Newroz Parkı’nda düzenlen Nevruz kutlamalarında HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’ın Öcalan’ın mesajını Kürtçe okumasının ardından, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, mesajı Türkçe okudu. PKK’nın acilen kongre toplayıp zamanın ruhuna uygun biçimde silah bırakma kararı alması gerektiğini belirten Öcalan’ın mesajında şu ifadeler yeraldı:

HALKLAR BARIŞ İSTİYOR

“Halklarımızın ve kültürlerinin etnik ve dini farklılıkları, bu kriz ortamında, anlamsız ve acımasız kimlik savaşlarıyla tüketilmektedir. Ne tarihi ne çağdaş, ne de vicdani ve siyasi değerlerimiz bu tabloya asla sessiz ve bigâne kalamaz. Bilakis acil bir müdahale, dini inançlarımız, siyasi ve ahlaki sorumluluğumuzun gereğidir.

Ülke halklarının, demokrasi, özgürlük, kardeşlik ve onurlu barışı için yürüttükleri mücadele bugün tarihi bir eşiktedir. Kırk yıllık hareketimizin acılarla dolu geçen bu mücadelesi, boşa gitmediği gibi aynen sürdürülemez bir aşamaya da varmış bulunmaktadır.

Tarih ve halklarımız bizden dönemin ruhuna uygun bir demokratik çözümü ve barışı talep etmektedir. Bu temelde tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda, hepimizce resmen ilan edilen 10 maddelik deklarasyon temelinde yeni bir süreci başlatma görevi ile karşı karşıyayız.”

KONGRE TOPLA SİLAH BIRAK

“Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşmasıyla birlikte PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yaklaşık kırk yıldır yürüttüğü silahlı olan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal strateji ve taktiklerini belirlemek için bir kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim.

Umarım ilkesel mutabakata en kısa sürede varıp Parlamento üyeleri ve İzleme Heyetinden teşkil edilen bir hakikat ve yüzleşme komisyonundan geçerek, bu kongreyi başarıyla realize etme durumunu yaşarız.

Bu kongremizle birlikte artık yeni bir dönem başlamaktadır. Bu yeni dönemde, Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde özgür ve eşit anayasal yurttaşlık temelinde demokratik kimlik sahibi demokratik toplum olarak, barış içinde ve kardeşçe yaşama sürecine giriyoruz.”

Kandil’in barış telaşı

 Öcalan’ın ‘silah bırak’ çağrısına ilişkin terör örgütü PKK’nın Kandil’deki lideri Cemil Bayık’tan yine çelişkili açıklamalar geldi. Tarihi çağrıyı bir ‘niyet beyanı’ olarak niteleyen Bayık, niyetin ‘karar’ anlamına gelmediğini söyledi.

Silah bırakmanın gerçekleşmesi için Türkiye’nin çeşitli adımlar atması gerektiğini belirten Bayık, “Bu adımlar atılıyorsa niyet karara dönüşür. Ancak bu şekilde PKK silah bırakır. Öcalan’ın daha önce açıkladığı 10 maddeye ilişkin müzakereye başlanmazsa, TBMM’de bir komite bu süreç için oluşturulmazsa, izleme komitesi Öcalan’ın yanına gitmezse o zaman bu niyet bir karara dönüşemez.

PKK kongresi toplanıp silahlı mücadeleye son verme kararı alamaz. Öcalan’ın söylediği yeni bir şey değildir. Aslında PKK 1993’ten beri bu meselesi siyasi yöntemle çözmek istiyor.

Fakat biz silah bırakmıyoruz, siyasi yöntemle bunu çözmek istiyoruz. Silah bırakmak ayrıdır, silahlı mücadeleyle sorun çözmek ayrıdır. Ortaya konan şey niyettir, karar değildir” diye konuştu.

Eşme sembol olsun

Kobani’yi IŞİD işgalinden kurtaranları kutlayan Öcalan, mesajında Süleyman Şah’ın naaşının yeni yeri olan Suriye Eşmesi’ne vurgu yaptı; Eşme ruhunun sembol olmasını istedi. Öcalan, şu ifadeleri iletti: “Kapitalist emperyalizmin genelde son iki yüz yıllık, özelde son yüz yıllık gerçeği şudur:

‘Ulus devlet milliyetçiliği temelinde etnik ve dini kimlikleri özüne ters biçimde içe doğru kapatıp birbirlerine düşman etmek’, yani böl-yönet politikasına uygun olarak varlığını acımasızca günümüze kadar sürdürmek.

Artık gün bu acımasız ve yıkıcı tarihi sonlandırıp gerçek geçmişimize uygun barış, kardeşlik ve demokrasiye geçiş yapma günüdür. Ulus devletleri kendi içinde demokratik siyasetle demokratik ortaklaşmanın yeni bir türünü gerçekleştirmeye ve yine ulus devletleri kendi aralarında Ortadoğu’nun demokratik ortak evini inşa etmeye çağırıyorum. Eşme ruhunu halklarımız arasında yeni tarihin sembolü olarak selamlıyorum.

Bu tarihi nevruzun şahsınızda tüm insanlık için büyük hayırlara vesile olması dileğiyle selamlıyorum. Yaşasın nevruz, yaşasın halkların kardeşliği.”

Bu habere şunları eklemek isterim ki; bu süreçte iniş çıkışlar olabilir. Ama artık geri dönüşü olmayan yola girilmiştir. Bu sürece artık millet sahip çıkmıştır. Hayırlı olsun.

HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN

Share
515 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...