logo

Noel ve Yılbaşı Kutlamaları


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Eski Romalılarda yılbaşı olarak kutlanan ve Orta Çağdan itibaren Hıristiyan toplumlarca da yılbaşı olarak kabul edilmiş olan 1 Ocak tarihi, XIX-XX. yüzyıllardan itibaren (şüphesiz batının kültürel etkisiyle) dünyanın birçok halkı tarafından benimsenmiştir.

Bugün dünya genelinde yılbaşı kutlamaları, dinsel bir bağlamdan öte kültürel bir anlam ifade etmekte; insanlar yeni yıla yönelik iyilik, bereket, refah, huzur ve barış beklentilerini yeni yıl kutlamalarında dile getirmektedirler.

Dolayısıyla yeni yıl kutlamaları; tıpkı içinde farklı ekonomik ve sosyal amaçları da barındıran anneler-babalar günü, işçi bayramı, doğum günü kutlamaları gibi evrensel kültürün bir parçası olarak üretilen ve geliştirilen, sonuçta bütün insanlığa mal olan olumlu bir davranış biçimi olarak görülmelidir.

Ancak bu kutlamaları dinsel ve kültürel değerlerimize aykırı birtakım âdet ve geleneklerle birlikte düzenlemek, kutlamalar esnasında kamuoyunu rahatsız edici ya da dinimizin emir ve yasaklarına, genel ahlâka ve toplumsal kurallara aykırı davranışlarda bulunmak kesinlikle doğru değildir.

Diyanet İşleri Başkanı’ndan Yılbaşı ve Noel uyarısı Son Güncelleme: 27 ARALIK 2012 –

Her yılbaşında iki hata yapıldığını aktaran Diyanet İşleri Başkanı Prof Dr. Mehmet Görmez, şöyle devam etti: “Hem bilgi olarak hem uygulama olarak iki hatayı yapıyoruz. Birincisi Noel ile yılbaşını birbirine karıştırıyoruz.

Tamamen Hıristiyanlığın bir simgesi haline gelen Cristhmas dediğimiz Hz. İsa’nın doğum ayininin gerçekleştiği 24 Aralık ve 25 Aralık, bazı yerlerde de 26 Aralık’a uzanan tarihlerde kutlanan Hıristiyanlığın Noel’i ile, ki Hz. İsa’nın doğumu Batı kiliselerinde 24-25 Aralık, Doğu kiliselerinde 6 Ocak’tır. 

Luka İncili’ne göre ise Hz. İsa dünyaya geldiğinde mevsim kış mevsimi değildir, bilakis çobanların kuzularını otlattığı bahar mevsimidir. Ben o tartışmaya girmek istemem.

O Hıristiyanlığın kendi iç tartışmasıdır. 24-25 Aralık Batı kiliselerinde Hz. İsa’nın doğumu olarak kabul edilen Noel Bayramı’dır. Bu ayrı bir şeydir yılbaşı ayrı bir şeydir.”Görmez, ülkemizde ve dünyada her iki uygulamanın birbirine çok yakın olduğu için karıştığını kaydetti.

Görmez, “Türkiye’de maalesef tamamen Noel’in bir parçası olan Noel Baba, çam ağacı, ışıklandırmalar… Bunlar yılbaşına taşınarak Noel ile yılbaşı ikisi birbirine karışıyor.” ifadesini kullandı.

Noel ve yılbaşının sadece dinler tarihi açısından değil, sosyoloji ve kitle psikolojisi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Görmez, “Pek çok konuda tüketim kültürüne atıfta bulunan sosyal bilimcilerimizin bu konuda kalemlerini esirgemesini eksiklik olarak değerlendiriyorum.

Çünkü Noel ve yılbaşı meselesi aynı zamanda kadim pagan kültürleri ile kapitalist tüketim kültürlerinin iç içe geçtiğini gösteren uygulamalardır.

Özelikle bu açıdan değerlendirmek lazımdır. Dünyada bir Noel ekonomisi oluşmuştur. Filmlerle, pazarlamaları ile ürünleri ile düşündüğünüzde bir Noel tüketim ekonomisi ile karşı karşıya insanlık.

Benim Diyanet İşleri Başkanı olarak en çok itiraz edeceğim husus, bu Noel ekonomisi üzerinden, çocuklar üzerinden bir kültür ve kimlik erozyonunu oluşmasıdır.” diye konuştu.

Buna milletin ve aydınların kafa yorması gerektiğini söyleyen Görmez, “Noel tüketim ekonomisi üzerinden, çocuklar üzerinde bir kültür ve kimlik erozyonu oluşturmak doğru değildir.” ifadelerini kullandı.

YENİ YILI KUTLAR DÜNYADA BARIŞ HUZUR GELMESİNİ DİLERİM

Etiketler:
Share
543 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Muzaffer Çorbacı efsane bir milletvekili olabilirdi

    20 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Muzaffer Çorbacı AK Parti Artvin birinci sıra milletvekili adayı olsaydı Artvin için efsane bir milletvekili olabilirdi. Muzaffer Çorbacı, Hasan Ekinci gibi seçmenle bireysel sıcak ilişkiler kuran bir milletvekili olurdu diye düşünüyorum. Muzaffer Çorbacı milletvekili adayı olduktan sonra facebookta arkadaş olduk. Seçim çalışmalarını onun paylaşımlarından takip etmeye başladım. Seçmenle çok yakın, candan ve sıcak ilişkiler kurabildiğini gözlemledim. Sanırım Muzaffer Çorbacı bir iş adamı, yani sıradan vatandaş için elit sayılabilece...
  • Yüz Körlüğü

    20 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bir sabah yine alarmınızın çalmasıyla uyanıyorsunuz. Yüzünüzü yıkamaya banyoya gidiyorsunuz ve aynada tanımadığınız bir yüz size bakıyor. Kaynak: http://myartmagazine.com/beautiful-artworks-lidia?i=14 Yüz körlüğü, günümüzde nadir görülen ve pek bilinmeyen nörolojik kökenli bir hastalıktır. Prosopagnosia (Yunanca “Prosopon” yüz + “agnosia” kayıtsızlığı), “yüz körlüğü” olarak da adlandırılan insan yüzleri tanıyamama, ayıramama durumudur. “Prosopagnostikler” göz, burun, ağız gibi yüzün her parçasını tek tek görebilmekle birlikt...
  • Şehir Efsanesi

    19 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şehir efsaneleri kaynakları bilinmeyen, doğrulukları ispatlanamamış ama dilden dile, nesilden nesile özenle aktarılan hikayelerdir. Birçok folklorik hikâyede olduğu gibi şehir efsanelerinin her zaman uydurma ve gerçek dışı olduğu söylenemez ama genelde çarpıtılmış, abartılmış ve heyecan katılmış hikâyelerdir. Bu hikâyelerin isimlerinin "şehir efsanesi" olmasına rağmen konularını şehirden almaları gerekmez. Sadece onları geleneksel folklorik hikâyelerden ayırt edebilmek için bu isimle anılırlar. Bu ayrımı daha iyi vurgulayabilmek...
  • Türkiye 24 Haziran’da Dünya Gücü Haline Gelecek

    16 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçmen 24 Haziran seçimlerine memleket meselesi olarak bakıyor. Seçmen güçlü meclis, güçlü lider, güçlü hükümet anlayışına yönelecek Seçmen koalisyonlarla ülke istikrara kavuşamadığını gördü Seçmen Diyarbakır da, Çankaya da olduğu gibi kepenk kapatmıyor özgür iradesiyle oyunu kullanıyor. Seçmen tarihin seyrini değiştirecek olan Türkiye’yi düşünecek Seçmen Milli ve yerli devlet sistemi ne oy verecek Seçmen küresel köle olmaya hayır, küresel güç olmaya evet diyecek Son on yılda dünyanın çehresi değişti diyen sabah yazarı Fahrettin Altun öz...