logo

Niçin Görev Talebinde Bulunmuyorum?


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“Görev istenmez verilir” hakikatına hiç değinmiyorum. Çünkü bu kutlu düsturumuz çoktan raflara kaldırılmış durumda.

Kendimle ilgili iyi bir yönetici ve bürokrat olacağım inancını tanışıyorum ve layık olduğuma da inanıyorum.

Buna rağmen çok ısrarla görev talebinde bulunmuyorum. Bunun sebepleri şunlar;

1.Benim seviyemi ve liyakatimi anlayacak muhatap olmadığını düşünüyorum.

Bu konuda seviyeme göre muhatap olabileceğim kapasitede bir kimse olmadığını düşünüyorum. Benim hak ettiğim değerimi anlayacak kimse şu an için yok. O yüzden kimseye tenezzül edip bir şey söylemiyorum. Netice alamayacağım işlere de girişmek istemiyorum.

Bunlar benim ta 20 yıldan beri sahip olduğum düşüncelerimdi.

Bu düşüncelerimde ne kadar isabet ettiğimi denemek için ufak bir girişimde bulundum.

Sonuçlar tahmin ettiğim gibi çıktı. 20 yıldan beri sahip olduğum düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu anladım.

2.Çok güçlü menfaat kümelerinden bana sıra gelmeyeceğini görüyorum.

Evet makamlara ve mevkilere talip olan çok güçlü menfaat kümeleri var. Bunlar çok iyi organize olmuşlar.

Sofra başında yemek yiyen kişiler hiç sofralarına sinekleri yaklaştırır mı?

İşte bu güçlü menfaat kümeleri karşısında sofraya yaklaştırılmayan sinek durumundayım.

Bunu bildiğim için gururum kırılmasın diye görev talebinde bulunmuyorum.

Bunlar sebepler dairesindeki durum.

Bir de yarın ne olacağını bilmediğimiz Allah’ın iradesi var.

Yarın ki konumum ne olur onu da ancak Allah bilir.

Share
684 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...
  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...