logo

reklam

Never Look Back


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com
Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH
Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bugün köşe yazarlığıma başlamamın yıl dönümü iki yıldır sizlerle köşe yazılarımı paylaşıyorum. Önceleri başka bir yerel gazetede yazarken, fikri uyuşmazlıklar nedeniyle ÇoruhPostası gazetesi ve 08olay haber sitesinde yazma devam ediyorum. Bu iki yıllık süre zarfında bir sürü olumlu, olumsuz eleştiri hatta hakarete varacak kadar tenkit edildiğimde oldu lakin hiçbir zaman yazmaktan ve de doğru bildiğimi size aktarmaktan çekinmedim, aksine daha bir aşkla size yazmaya devam ettim. İkinci yılımı devirip üçüncü yılıma adım atarken beni yalnız bırakmayan ve okuma oranlarında ki artışla desteklerinizi sayısal anlamda da gösteren bütün herkese teşekkürü borç bilirim.
Onbeş gün kadar önceydi, şehir merkezinde, taksi durağı karşısında bulunan çay ocağında arkadaşlarla sohbet ederken, Sayın Valimiz ve Belediye başkanımız, eski Ehemmiyet müdürümüzü beraber yürür halde geldiklerini gördüm. Ayağı kalkarak çay ikram etmek için davet ettim. Başkanımız; Sıddık çayın taze mi? diye sorunca gülerek az önce demledim dedim. Oysa ki ne çaycı bendim ne de Mehmet bey benim çaycı olduğumu kast etti. Herhalde sorduğu sohbet canlı mı dedi? Hemen çaylar ikram edildi. O esnada sayın valimiz Ömer Doğanay bey üzerimde bulunan Tişörte bakarak Ne yazıyor dedi; “Asla geri bakma” yazıyor deyince Gülümsedi ve “ilginç” dedi. Tabi bu arada tanışma ve tanıtma faslı derken kısma ama bir o kadar sıcak sohbete vesile oldu bu küçücük kısa yazı. Peki “Asla geri bakma” yani ( Never Look Back) ne demek; aslında bizde ki Türkçedeki versiyonu “Sonunu düşünen kahraman olamaz. Olamadı da 16 temmuz günü aldığım bu tişört o geceyi özetler gibiydi. Bütün bir halk top yekün harp nizamı almışken bu millete ne eyler Amerika, ne eyler Rusya Ne eyler Diyar-ı Rum Avrupa, kanını vatan toprağını yeşertmek için akıtanlar sonlarını asla düşünmedi. Asla gerilerine bakmadı. Asla aileleri gözlerine gelmedi. Tek Aşkları olan ALLAH ve vatan sevgisiyle canlarını feda ettiler. Bu topraklarda asla ve kat’a Çanakkale ruhu solmadı ve solmayacak. Asım’ın nesli her zaman var oldu. var olacak. Yüce YARADAN’ın İsmi yeryüzünde olduğu sürece Türk Milleti İslam’ın mihmandarlığını kimselere bırakmayacak. O Resül’ün sancağı tekrardan Musul’da Kerkük’de Halep’te dalgalanacak ve bütün dünya bu diriliş karşısında esir olacak!
Neyse esas konumuza dönecek olursak devlet ile millet el ele olduğunu 15 temmuz gecesinden sonra daha iyi gözlemliyoruz. Zaten Ak parti’nin başarısının ana sebebi olan halk tabakasına inmede ki başarı o geceden sonra katlanarak devam ediyor. Eskilerde valiler odalarından çıkmazlarken yakın zamanda valilerimiz halk içinde çarşı Pazar ve de kahve sohbetleri eder oldu. Bürokratik engelleri ortadan kaldıran bu davranışlar misliyle geri döndü ve dönmeye devam edecek. Peki, yeni Artvin Valisi olan Ömer Doğanay beyden ne anladın? Sıddık derseniz; çok şey. Çalışkan ve de sıcakkanlı halk adamı olduğunu ilk günden belli etti akabinde yaptığı köy ziyaretlerinden ve de çalışmalarında ki öz veriden Artvin’e ve de Artvinliye çok şeyler katacağı daha şimdiden aşikârdır. Artvin bir sıçrama tahtasıdır, buraya gelen kurum amirleri ve de idareciler ileriki zamanlarda daha yüksek mevkilere geldiklerini görüp, öğreniyoruz. Tıpkı çok az kalan ama bu sürede Artvinlinin gönlünde taht kuran Muhterem Bey gibi Ömer Bey de bizim gönlümüzde taht kuracaktır. Zor bir dönemde göreve geldiğini hepimiz biliyoruz. Hem Türkiye’nin hem de şehrimizin akıbetini etkileyecek kararlar alınırken böyle dirayetli devlet adamlarının varlığı bizlere güven veriyor. Umarım eskiler gibi olmaz da Ömer valim uzun süre Artvin’de kalır da bizlerde rahat, rahat derdimizi, sorunlarımızı devletin üst kademelerine aktarırız. Yeni görevinizde başarılar dilerim Sayın Valim… başka bir yazımda görüşmek dileğiyle….

Etiketler:
Share
346 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...