logo

escort ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort istanbul porno escort antalya

Mustafa Kemal Atatürk, Hepimizin Ortak Değeridir


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Sizlere önce hafta sonu cereyan eden ve duyduğumdan beri derin bir üzüntüye girdiğim bir olaydan bahsedeceğim. Duyanların da benimle aynı düşündüğüne inandığım olay Şanlıurfa’da meydana geldi. Önce olayı aktaralım ardından yorumlarımı yapayım.

İşte o olay:

“Atatürk büstü saldırganının şok eden ifadesi

Şanlıurfa’da Mustafa Kemal Atatürk’ün büstüne saldıran Mehmet Malbora’nın ifadesi şok etti. Malbora ifadesinde pişman olmadığını ve rüyasında büste zarar verilmesinin tebliğ edildiğini iddia etti.

Atatürk büstüne elindeki tahra ile zarar vermeye çalışırken gözaltına alınan seyyar satıcı Mehmet Malbora, 5816 sayılı ‘Atatürk aleyhine işlenen suçlar’ hakkındaki kanun kapsamında tutuklandı.Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde, dün öğle saatlerinde Atatürk büstüne elindeki tahra ile zarar vermeye çalışırken gözaltına alınan seyyar satıcı Mehmet Malbora, güvenlik önlemleri arasında adliyeye sevk edildi. Malbora’nın emniyetteki ifadesinde, pişman olmadığını ve rüyasında büste zarar verilmesinin tebliğ edildiğini iddia ettiği belirtildi.

İlçe Jandarma Komutanlığı’nın da karşısında bulunan Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk büstüne çıkıp elindeki tahrayla zarar vermek isterken polis tarafından yakalanarak emniyete götürülen evli 2 çocuk babası Mehmet Malbora’nın ifadesi alındı.

Malbora’nın polise verdiği ifadede pişman olmadığını ve Atatürk büstüne saldırının rüyada kendisine tebliğ edildiğini iddia ettiği belirtildi. Emniyette işlemleri tamamlanan Malbora, yoğun güvenlik önlemleri arasında elleri kelepçeli olarak adliyeye sevk edildi.

Polisin evine düzenlediği operasyonda cep telefonu, tablet ve bilgisayarına incelenmek üzere el konulan Malbora’nın sabıkasının bulunmadığı anlaşıldı. Ailesi ise, Malbora’nın uyuşturucu bağımlısı olduğunu ileri sürdü.”

Mustafa Kemal Atatürk’e Dil Uzatılmasını Asla Kabullenmiyorum

Toplumları toplum yapan, milleti millet yapan bazı ortak değerler vardır. Bizim ülkemizi de bir arada tutan ve uzun yıllar bir arada kalmamızı sağlayan ortak değerlerimiz vardır. Bunlardın biri dindir. Bir diğeri ise bu milletin var olmasını sağlayan büyük devlet adamlarıdır. Toplumların ortak değerlerini tartışmaya açmak ya da ortak değerler üzerinden kışkırtıcı hareketlere girmek son derece yanlıştır. Bu toplumun birlik ve beraberliğine leke sürecek ve gölge düşürecek hareketlerdir. Ben bu toplum değerlerine dil uzatanlara, hangi değerimiz olursa olsun dil uzatanlara her zaman tepki gösteririm ve her daim eleştiririm. Bu toplumu, bu milleti seviyorsanız değerlerimize saygı göstermek durumundasınız. Müslüman olmak zorunda değilsiniz ancak Müslümanlığa dil uzatamazsınız. Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek zorunda değilsiniz ancak Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatamazsınız. Bu örnekleri çok fazla sıralayabilirim. Nihayetinde konunun özü şudur ki toplumun değerlerine dil uzatılması hiçbir şekilde kabullenilemeyecek suçların başında gelir. Dil uzattığınız anda toplumumun galeyana gelmesini ve istenmeyen olayların yaşanmasını sağlarsınız.

Gelelim Mustafa Kemal Atatürk’ün büstüne yapılan saldırı. Ulu Önder Atatürk, bu toplumun, hepimizin ortak değeridir. Milli Mücadeleyi başlatmadan önce yan gelip yatmak yerine mücadele etmeyi, hayatını ortaya koymayı, bu millet uğruna ölmeyi göze almış ve üstün zekası ve de askeri dehası ile bu ülkenin düşman işgalinden kurtarılmasının en önemli faktörü olmuş ve ardından da çağdaş, modern ve güçlü bir ülkenin kurulmasını sağlamış, döneminin bir çok liderine göre de ‘Her yüzyılda bir Dünya’ya bir deha gelir. Ve bu yüzyılda bu deha Türkler’den çıkmıştır’ sözüne layık olmuş, önemli bir değerimizdir. Burada Mustafa Kemal Atatürk’e ilişkin bir çok methiye dolu sözler daha yazabilirim ancak bence gerek yok.

Bizlerin Mustafa Kemal Atatürk’ü bir değer olarak görmemiz bu rezil olayda ifade edildiği gibi Atatürk’ü bir put ya da bir tapınacak varlık şeklinde gördüğümüzden değildir. Mustafa Kemal Atatürk’ün sizin, bizim gibi bir insan olduğunu, onunda günahlarının ve sevaplarının olduğunu bilerek, onun bu ülkenin kuruluşundaki emeğini bilerek ona saygı duyduğumuz için bir değer olarak görmekteyiz. Onun fikirlerinin bu ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu bildiğimizdendir ki onun sözlerini bir çok yerlere kazımış, onun fotoğraflarını her yere asmış ve de onun heykellerini açtığı bu ufka minnettarlık için şehirlerimizin en güzel noktalarına koymuş bir milletiz. Bu millet kendisine efendilik etmiş insanları değil kendisine hizmetkarlık etmiş insanları yüceltmiş ve büyütmüştür. Bu millet kolay kolay kimseyi büyütmez ve yüceltmez. Özgürlüğü için canını hiçe sayan, esir düşmemek için gerekirse her şeyinden vazgeçebilen bir millet, öyle basitçe kimseyi kendisine lider seçmez. Basitçe kimsenin önünde önemli günlerinde eğilmez ve saygı göstermez. Bu millet Atatürk’ünün kendisi için ne denli önemli olduğunu bilir ve bu yüzden ona sahip çıkar. Atatürk’ün büstleri ya da heykelleri ona tapmak için yapılmış eserler değildir. Liderine duyulan saygıyı göstermeye vesile olsun diye konulmuş eserlerdir.

Bu meczup şahsiyete gelince. Maalesef ki bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen kesimler bu ülkenin değerleri üzerinde oyunlar oynayarak milleti bölmeye çalışmaktadırlar. Bu oyunlara yüzyıllarca başvuran dış mihraklar zaman zaman bunda başarılı oluyormuş gibi görünmüşlerse de bu millet her zaman bir araya gelmeyi başarmış ve gereken dersleri vermiş bir millettir. Biz bu ülkeyi bölmeye uğraşanlara gereken dersleri vermekten, onlarda ders almaktan bıkmamışlardır. Bu mücadele daha uzun yıllar sürüp gidecektir. İşte Şanlıurfa’daki bu şahsiyetsizde dış mihraklarca tutulmuş bir şahsiyettir. O ve ona o talimatı veren odaklar ile PKK’nın, FETÖ’nün, IŞID’ın ve diğer terör örgütlerinin asla bir farkı yoktur. Hepsinin ana hedefi bu ülkeyi yok etmektir. Onlar emirlerini hep aynı noktadan alırlar. Kimi milliyetçiliğimizi, kimi dindarlığımızı, kimi sosyal hayatımızı, kimi siyasal düşüncelerimizi kimi ise bizi biz yapan ortak değerlerimizi hedef alırlar. Bu olayda aynen bu dur.

Bu millet o denli Atatürk sevdalısıdır ki her namazının ardından yaptığı duasına Mustafa Kemal Atatürk’e rahmet okumayı ihmal etmez. Onun ve silah arkadaşlarının emeklerini hiçbir zaman hiçe saymaz. Bu milletin değerleri ile oynayanlara da gereken dersi yine bu millet verecektir. Bu yüzden Şanlıurfa’daki o geri kafalı gibilere de yine bu millet ders verecektir.

Sözün özü şudur ki; ey bu milleti yok etmeye çalışan odaklar bilesiniz ki dün başaramadınız, bugün başaramadınız emin olun ki yarın da başaramayacaksınız. Başarmak için verdikleriniz ile kendilerini size ve sizin o lanet emellerinize kullandıranlara yine en güzel dersi yarında bu millet verecektir. Bu milletin damarlarından öyle bir kan akmaktadır ki sizin damarınıza o kan girse bile damarınızda durmaz bile. Nafile uğraşmayın, bu millet sizin oyunlarınıza gelmeyecektir.

Ve son söz. O meczup gibi bu milletin değerlerine her kim ki dil uzatıyor ise gereken cezayı görecektir. Görmelidir de. Bu tür olayları görmezden gelmek mümkün değildir. İnanıyorum ki o şahsiyetsiz gereken cezayı Yüce Türk Adaletinden görecektir.

Ne Mutlu Türk’üm diyene ve ne mutlu ki bu milletin bir mensubuyum diyene.

Share
100 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Davanın Esaslarını Anlatan Kitaplar

    22 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Said Havva, Hasan el-Benna’nın çağdaş yorumcusudur. İmam Hasan el-Benna: “Gayemiz Allah’tır” demiş, Said Havva bunu ‘İslam’da Allah İnancı’ adlı eseriyle açıklamıştır. Hasan el Benna: “Önderimiz Resulullah’tır” demiş, Said Havva bunu ‘Er Resul’ adlı eseriyle dile getirmiştir. Hasan el Benna: “Anayasamız Kuran’dır” demiş, Said Havva bunu ‘İslam’ adlı eseriyle kalp ve beyinlere kazımıştır. Hasan el Benna: ‘Yolumuz cihaddır’ demiş, Said Havva bunu, ‘Cihad Yolunda Bir Adım Daha İleri’ adlı risalesiyle açıklamıştır. Hasan el...
  • Sahtekarlık Sarmış Dört Bir Yanımızı

    22 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hayatım boyunca sevmediğim insan tipi sahtekar insan tipidir. Olduğu gibi görünmeyen ya da göründüğü gibi olmayan insanları dinimiz kabul etmemiş ki ben kabul edeyim. İnsanların olmadıkları gibi görünme sevdalarından nefret eden bir insan olarak biraz bu insanlara dokunmak istiyorum. Bu yazıyı yazmaya geçtiğimiz Cumartesi günü karar verdim. Pazar günü ise yeniden gündemimize gelen kaza haberi yazımı erteleme sebebi olmasına karşın yine de bu yazıyı yazmaktan vazgeçmedim. Vazgeçmeme sebebim ise sahtekar insanları ve sahtekarlıkları gördükçe m...
  • Artvin Tarihinin En Başarılı Belediye Başkanı

    22 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Sonsuzluk denizine akan zaman ırmağının yolcularıyız. En fazla “Elli yıl” sonra şimdi hayatta olanların %70’i hayatta olmayacak. Bu nedenle kardeşler hayatı fazla ciddiye almayalım. Kurallar doğrultusunda yaşayalım ve doğru bildiğimiz için mücadele edelim. Çünkü doğru ne ise hayatta o kalıyor. Demem o ki gençlerimize dava adamı olmasını aşılamalıyız. Hangi siyasi görüşte olursak olalım. Hangi ideolojik fikirde olursak ...
  • Dünya ahirete nispeten bir zindan hükmündedir

    21 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bir civciv için yumurtanın içi ile dünya arasında ne kadar fark var ise insan için de dünya ile ahiretin farkı da buna benzer. “Dünya ise bütün şaşaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.” Bir hadis-i şerifte ölüm şöyle anlatılır: “Bir mü’min-i kâmilin ölerek bu dünyadan çıkıp gitmesini, bir çocuğun ana rahminden, o nemli, karanlık yerden geniş dünya sahasına çıkmasından başka bir şeye benzetemem.” İnsanın dünya hayatından cennet hayatına geçişi, ana rahminden bu dünyaya gelmesine benzetiliyor. Ana rahmindeki hayat...