logo

Mü’minin feraseti


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Müminlerin Ferasetini Hz. Peygamber şöyle açıklamıştır: “Müminin Ferasetinden sakınınız. Çünkü o baktığı zaman Allah’ın nuru ile bakar.”

Hz. Osman, yanına gelen birine, “Gözünde zina eseri var. Bir kadına bakmışsın.” dedi. O kimse “Nereden bildin?” diye karşılık verdi. Hz. Osman da, “Müminin ferasetinden korkun, o Allah`ın nuru ile bakar.” hadis-i şerifini bildirdi. [1]

Arapça frs kökünden gelen firāsat فراسة  “(göz veya kavrayışta) keskin olma” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice prāşā “ayırt etme” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice prş “ayırma, ayırt etme” kökünden türetilmiştir.[2]

Feraset, kelime anlamı olarak sezme, hissetme, ince görüş, yüz ve elin dış görünümlerinden insanların kişilikleri ile ilgili bilgiler çıkarma ve tahmin demektir. Kavramsal olarak ise (Allah’ın dilediği kadarıyla) gaybı bilme ve eşyanın iç yüzü ile ilgili kesin bilgiye ulaşmadır. Böyle bir lütufa ulaşmanın yolu, Allah’ın ve Resulünün koyduğu şerî sınırlara ihlasla uymaktır. İmanı yakîn derecesinde olan müminlerin Ferasetini Hz. Peygamber şöyle açıklamıştır: “Müminin Ferasetinden sakınınız. Çünkü o baktığı zaman Allah’ın nuru ile bakar.” Bazı rivayetlerde ise “…Alimlerin Ferasetinden sakınınız.” ifadesi vardır. Çünkü âlimler, Allah’ın nuru ile bakarlar. Bu nuru Yüce Allah, onların kalplerine ve gönüllerine bırakmıştır. Bu rivayetten anlaşıldığına göre Feraset biraz vehbidir. Basiretle Feraset arasındaki fark da buradadır. Basirette kesbi (çalışarak elde etme) yön; kulun azim ve gayreti ağırlıklı iken Ferasette ise vehbî (Allah vergisi) yön ağırlıktadır. Ferasetle ilgili bir taksimat yapan âlimlerin görüşleri de buna delalet eder. Tasavvuf âlimleri Feraseti ikiye ayırırlar:

Tabiî Feraset: Bazı karinelerle bazı hususları bilme. Bu umumi Ferasettir. İpuçlarından ve delillerden hareketle bazı olaylar, kişiler hakkında tahminde bulunma.

İlahi lütuf olan Feraset: Allah’ın kalplere verdiği ilhamla bir şeyi bilme. Gerçek Feraset budur. Mümine bağışlanan bir nur olan böyle bir Feraseti elde etmenin yolu, yakini bir iman ve salih ameldir. Bu nur ne amelsiz ilimle, ne de marifetten yoksun amelle elde edilir.[3]

-Feraset, çağını, zamanın sırrını okuyabilmektir. İçinde bulunduğumuz çağ, mü’minlerin önüne ne tür zorluklar-kolaylıklar koyuyor, bunu görebilmek ve bunun içinden tüm İslam dünyası için en hayırlı olanı seçebilmektir feraset.

-Feraset, İslam toplumlarının içinde bulunduğu durumu doğru görebilmek, tahlil edebilmek ve bütün bunlardan mazlumiyeti sona erdirecek çözüm yolunu üretebilmektir.

-Feraset ahireti, ahirette ne ile karşılaşacağını görebilmektir.

-Feraset Allah’ın kendisini her an gördüğünü görebilmektir.

-Ve feraset, bu hassasiyet içinde bir kişilik sergileyebilmektir.[4]

[1]http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yazarlar&yazar_no=20&MakaleNo=d334s003m1&AdBasHarf=&limit=0-15

[2] http://www.etimolojiturkce.com/kelime/feraset

[3] http://www.mehmetsurmeli.com/kavramlar/allahin-nuruyla-bakmak-basiret

[4]http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yazarlar&yazar_no=20&MakaleNo=d334s003m1&AdBasHarf=&limit=0-15

Share
620 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...
  • Reklam

    12 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Reklam kelimesi, Latince’de (çağırmak) fiilinden türetilmiştir. Bu mantıkla reklam batı dillerinde avcıları avlanırken , kurbanlarını (avlarını) cezp edebilmek ve çağırmak için uyguladıkları hileleri, teknikleri, yol ve yöntemleri betimlemektedir. Terim olarak Reklam, televizyon, gazete, radyo, billboard, dergi, sinema  internet gibi mecralar aracılığıyla çeşitli mal, ürün ve hizmetlerin hedef kitlelere ve tüketicilere belirli bir ücret karşılığında tanıtılmasıdır. Bu işin ana unsurları; bir ücret karşılığında yapılması, tanıtım yaptıran firm...
  • Şerefiye (ﺷﺮﻓﻴّﻪ)

    10 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Arapça “yüksek mekân” anlamına gelen şereften, şerefі - şerefiye olarak Türkçe’de türetilmiştir. İmar edilen bir yerdeki gayrimenkullerden değerlerinin artışı sebebiyle alınan bir çeşit vergidir. Devlet, kamu tüzel kişileri ve özellikle belediyelerin gerçekleştirdikleri bayındırlık ve altyapı hizmetleriyle imar faaliyetlerinden dolayı bazı kimselerin mal varlıklarında önemli değer artışları olmaktadır. Bina, arsa ve arazi gibi gayrimenkullerde gayrimenkul sahibinin herhangi bir çabası, katkısı veya masrafı olmaksızın; yanıt ilgili kişinin irad...
  • Nota vermek

    09 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Nota vermek; posta koymak, ayar vermek, uyarmak gibi algılansa da tam karşılığı bu değildir. Devletler arası diplomatik yazışmadır. Fransızca note "1. işaret, alamet, iz, hatırlatma yazısı, 2. müzik işareti" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen nota sözcüğünden evrilmiştir. Gündem konuları arasında sıklıkla iki ülke arasındaki gerilim sırasında kullanılmasından dolayı yanlış bilinen bir anlama da sahiptir. Yalnızca siyasi sorunlar sırasında kullanılmamaktadır. Askine, devletler arasındaki yazışmaların tümün...