logo

“Mü’minin durumu hurmaya benzer”


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“Mü’min hurmaya benzer. Eğer onunla otursan sana fayda verir, onun yanında bulunsan sana fayda verir, ona danışsan fayda verir, onunla arkadaşlık etsen fayda verir. Onun her şeyinde birçok faydalar vardır. Hurma da aynı böyledir. Birçok şeyinde birçok fayda vardır.” Hadis-i Şerif Meali

İbn Ömer’in rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ağaçlardan biri vardır ki, yaprakları dökülmez. Bu ağacın durumu, Müslüman’ın durumu gibidir. Şimdi söyleyin, bu ağaç nedir? (cevabı kendileri verdi) O hurma ağacıdır.”

Hadisin birçok lafzında, İbn Ömer’in, “Hz. Peygamber’in sorusunun cevabının ‘hurma’ ağacı olduğu aklından geçtiyse de orada bulunanlar sustuğu için kendisinin de cevap vermekten kaçındığı” bilgisi yer almıştır. Hadisin  “Mü’minin durumu hurmaya benzer” lafzıyla varit olan versiyonları da bulunmaktadır.

Hadiste Müslüman hurma ağacına benzetilmiştir. Ayni’nin işaret ettiği gibi, mü’min ile hurma arasında benzetme yönü, “çeşitli yönleriyle çok faydalı olmaları” dır. Gerçekten de hurma yaş ve kuru olarak bütün türleriyle yenilmesinden, çekirdeğinin hayvan yemi olarak ve lifinin ip yapımında kullanılmasına kadar birçok fayda sağlamaktadır. Bunun gibi Müslüman da bütün hallerde ve zamanlarda, hatta ölümünden sonra bile faydası sürekli olan bir varlıktır. Hurma Hz. Peygamber devrinde, hayvanlar arasında devenin yerine benzer bir yer işgal eder. Hem o coğrafyanın başlıca bitki örtüsü, hem en önemli meyvesidir. Ayrıca Kur’an’da birçok ayette kelime olarak geçmesi, Peygamber mescidinin üstünün hurma yapraklarıyla örtülmesi, dallarının Kur’an ayetlerini yazmada kullanılması, yatak ve yastık dolgusu olarak kullanılmış olması, onu önemli kılan bazı özellikleridir. Hz. Peygamber’in “hurma ve sudan ibaret olan “iki siyah yiyecekle” hayatını geçirdikleri” ve “içinde hurma bulunan ev halkının aç kalmayacağı”  şeklindeki övgüleri, onu daha da önemli bir bitki ve meyve haline getirmiştir.

Öte yandan birçok müfessir “Allah’ın nasıl bir örnek verdiğini görmedin mi? Güzel sözü, koku sabit dalları göğe yükselen güzel bir ağaca benzetti. O ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyve verir” ayetinde gecen “güzel ağaç” nitelemesiyle “hurma ağacının kastedildiğini bildirmişlerdir.

Hakim et-Tirmizi’nin aktardığı hadiste “Mü’min hurmaya benzer. Eğer onunla otursan sana fayda verir, onun yanında bulunsan sana fayda verir, ona danışsan fayda verir, onunla arkadaşlık etsen fayda verir. Onun her şeyinde birçok faydalar vardır. Hurma da aynı böyledir. Birçok şeyinde birçok fayda vardır.” cümleleri yer almaktadır.[1]

[1] UYSAL, Muhittin, HADİS MESELLERİ (Mahiyet, Literatür, Örnekler)

Share
592 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...