logo

Mümin ve Müslüman


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Mümin iman eden, Müslüman ise İslam hükümlerine teslim olan demektir. Mümin, İslam’ın iman ve inanç yönünü temsil eder. Müslüman ise, daha çok, İslam’ın amel ve ibadet yönünü temsil eder.

Mümin (mü’min) (Arapça المؤمن), iman eden veya güvenen anlamında Arapça’dan Türkçe’ye geçmiş bir kelimedir.[1]

Mümin Arapça EMN’den ismi fail olarak türetilmiştir. Aynı kökten türetilen diğer kelimeler emin, iman, amin, emniyet, emanet gibi kelimelerdir.

Kuran’da Allah tarafından belirlenmiş olan bu sıfat, Allah’a güvenerek inanan veya kendisine güvenilen anlamına gelmektedir. İnancın, Allah ile kul arasındaki güçlü güven bağının adıdır.

Aynı zamanda Kuran’da geçen Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. İsim Allah’a izafe edildiğinde anlam değişikliği yapılarak (ismi mef’ul) güvenilen şeklinde anlamlandırılır.[2]

Müslüman (مسلمان)sözcüğü, Arapça kökenli Müslim (مسلم) kelimesinin Farsça dilbilgisi kurallarına göre çoğulu olan Müslimân’dan gelir. Ancak Türkçede tekil olarak kullanılır ve çoğulu Müslümanlardır. Müslüman sözcüğü İslam dinine mensup kişileri adlandırmakta kullanılır ve “bağlanan”, “teslim olan” anlamındadır.[3]

Müslüman ile mümin kelimesinin arasındaki fark, maksada işaret eder. Müslüman, daha çok, İslam’ın ahkam ve muamelat kısmına bakar, yani amel ve ibadetlere bakar. Mümin ise, islam’ın iman ve inanç yönünü temsil eder.

Amel ve ibadetler bir yüktür. Altından, ancak iman ve inanç gücü kalkar. İman ne kadar kuvvetli ise, amel ve ibadet de o derece kuvvetli olur.

Bir binanın bütün varlığı ve ağırlığı, tamamen temele bakar. Temel sağlamsa, bina da sağlam olur. İslam binasının temeli ve esası ise imandır. İman, sağlam ve kuvvetli ise, ona bağlı olan ibadet ve muamelat da sağlam ve kuvvetli olur.

Bu zamanda iman ve inançlar, maddeci felsefenin hücumu ve saldırısı ile, ya tamamen gitmiş, ya da zaafa uğramıştır. İslam binasının temeli olan iman sarsıldığı için, Risale-i Nur bütün gayret ve himmetini binanın temeli olan imanın takviye ve kuvvetlendirilmesine sarf ediyor. Bu yüzden, Risale-i Nur’da iman ve inanç ile alakalı delil ve ispatlar, her aksamı ile, çoklukla kullanılmış ve büyük tahşidatlar yapılmıştır.

Zaten İslam’ın ibadet ve amele dair meseleleri geçmişte, müçtehitler tarafından tamamen halledildiği için, Üstad, bütün mesai ve gayretini zaafa uğramış olan iman ve inanç üzerine teksif etmiştir. Bu yüzden Risale-i Nur’un ifade ve kelimelerinin de iman ve mümin manası ve lafzı daha galiptir.[4]

“Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Resulullah” diyen herkes Müslümandır.

Müslümanım diyen herkes Müslümandır fakat sadece kurallara uyanlar Mümindir.

Müslüman; ”Allah’a teslim olmaya söz veren” demektir.

Mümin; sözünde duran demektir.

Allah’ın bütün şartlarını yerine getirmeye söz veren kişi, hayatının sonuna dek, sözünde durur ise, mümin sayılır. [5]

[1] http://tr.unionpedia.org/M%C3%BCmin_(%C4%B0slam)

[2] https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:fC2YsnE358gJ:https://vsback.com/mumin-islam+&cd=2&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[3] https://www.facebook.com/permalink.php?id=494583137278061&story_fbid=494597773943264

[4]http://www.sorularlarisale.com/makale/16623/imumin_ile_musluman_i_arasindaki_fark_nedir_mumin_kimlere_denir.html

[5] https://mustafa1senyurt.wordpress.com/2015/05/17/muslumanla-mumin-arasindaki-fark-nedir/

Share
402 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...