logo

Miracın hakikati nedir?


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Peygamber Efendimizin (S.A.V.) miraca çıkarılması, bir iş adamının bir elemanını bilgi ve görgüsünü artırmak için iş gezilerine göndermesine benziyor. Ya da öğrencilerin okul tarafından gezmeye gönderilmesine benziyor.

Miraç yükseğe çıkmak manasında olan “uruç” kökünden türemiş bir isimdir ve merdiven demektir. Bu itibarla Miraç, Resul-ü Ekrem Efendimizin (S.A.V.) yeryüzünden ulvi makamlara yükselme vasıtası demek oluyor. Miracı anlatan hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) “u’rice bi” (yükseğe çıkarıldım) tabiri sebebiyle bu mucize “Miraç” adıyla anılmıştır.[1]

Terim olarak Hz. Peygamber’in göğe yükselişini ve Allah katına çıkışını ifade eder. İslami kaynaklarda genellikle ele alındığı şekliyle Miraç hadisesi iki safhada meydana gelmiştir. Rasûl-i Ekrem’in bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya yaptığı yolculuğa İsra, oradan göklere yükselmesine Miraç denilmiştir. Literatürdeki bu ayrım her iki terimin naslarda zikredilmesinden ileri gelmektedir. Geceleyin yürüme anlamındaki “sery” kökünden türeyen “isra”, Kur’ân’da bir sûreye ad olmuştur.[2]

Mi’racın hakikati, Peygamberimizin “meratib-i kemalatta seyr-i sülûkündan ibarettir.” Yani olgunlaşma mertebelerinde ilerlemesi ve yükselme kaydetmesidir. İlmen, fikren, halen terakki etmesi, kemal mertebelerini aşması, Sidre’ye uçması, Kab-ı Kavseyn makamına yanaşması, Hakk’ın cemaline kavuşmasıdır.

Olgunlaşma nasıl ve ne ile olur? Meratib-i kemalat denilen «olgunlaşma mertebeleri», gezmekle, görmekle, anlamakla kazanılır. Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Mi’racla kimsenin gezmediği yerleri gezmiş, göremediği yerleri görmüş, anlayamadığı şeyleri anlamıştır. Burak’a binmiş, berk yani şimşek sür’atiyle gitmiş, gökleri seyretmiş, menzilden menzile, daireden daireye girmiş, mertebeden mertebeye yükselmiş, Cenab-ı Hakk’ın her yerdeki hâkimiyet ve rubûbiyyetini görmüş, o dairelerin semalarında (göklerinde) yahut o semaların dairelerinde makamları bulunan ve kardeşleri olan peygamberlerle birer birer görüşmüş, tâ “kab-ı kavseyn” tabiri ile ifade olunan imkân ve vücûb arası bir makama girmiş, zaman ve mekan kayıtlarından uzak olarak Cenab-ı Hakk’in kelamına ve sohbetine muhatap olmuş, Cemalini görmekle şereflenmiştir.[3]

Miraç, Hazreti Peygamber (S.A.V)’in, Allah katındaki değer ve azametini gösteren sembolik bir seyahatidir.[4]

“Şemsin cazibesi denilen bir kanun-u Rabbânî ile Mevlevî gibi, etrafında pek ağır olan cism-i arzı gezdiren bir hikmet, cazibe-i rahmet-i Rahmân ile ve incizab-ı muhabbet-i Şems-i Ezel ile bir cism-i insanı berk gibi Arşı Rahmân’a çıkaramaz mı?” (Sözler, Otuz Birinci Söz, İkinci Esas )

Yani “basit bir çekme ve itme kuvveti ile güneşin etrafında dev gezegenleri sapan taşı gibi döndüren bir kudretin, yetmiş seksen kilo ağırlığında bir bedeni bir anda arşa çıkarıp, kısa bir süre içinde bütün mahlukatı ve kainatı gezdirmesi gayet doğal ve kabul edilebilir bir hadisedir. Dev galaksileri ve gezegenleri basit bir topaç gibi çekip çeviren kudret hakkında, ondan daha hafif olan bir işi “Acaba yapabilir mi?” diye bir şüphe ve endişe içinde bulunmak, akıl ve mantık ile bağdaşmaz.Peygamber Efendimizin (S.A.V) Miraç hadisesi ile bir anda arşa, oradan kab-ı kavseyne çıkmasını aklına sığıştıramayanların kulakları çınlasın. Kainatta sayısız galaksi ve gezegenleri bir anda tedbir ve tasarruf eden Allah’ın, “Habibim” dediği bir kulunu huzuruna çıkaramaması mümkün değildir.”[5]

[1] https://www.sorusorcevapbul.com/soru-cevap/mubarek/mirac-nedir

[2] http://www.sonpeygamber.info/mirac-nasil-ve-ne-zaman-gerceklesti

[3] http://ilimcephesi.com/miraci-nasil-anlamali-ve-mirac-gecesinde-neler-yapilmalidir/

[4]http://www.sorularlarisale.com/makale/22073/mirac_risalesinde_gecen_ihakikat-i_mirac_nedir_i_sorusunun_cevabini_ozet_olarak_aciklar_misiniz.html

[5]http://www.sorularlarisale.com/makale/23736/semsin_cazibesi_denilen_bir_kanun-u_rabbani_ile_mevlevi_gibi_etrafinda_pek_agir_olan_cism-i_arzi_gezdiren_bir_hikmet_cazibe-i_rahmet-i_rahman_ile_ve_incizab-i_muhabbet-i_sems-i_ezel_ile_bir_cism-i_insani_berk_gibi_ars-i_rahmana_cikaramaz_mi_cumlesini_izah.html

Share
254 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?
#

Miracın hakikati nedir?” için 2 Yorum

  1. Tarik Akyüz : diyor ki:

    Mirac Kur’an’da geçmez,rivayet yoluyla gelmiştir.Isra ise tam tersi Kur’an’da geçer.Ama halk arasında pek bilinmez mirac ise daha çok bilinir ve kandil olarak kutlanır.Yine Kur’an’da isra suresinde Allah’ın birtakım ayetlerinin gosterildiginden bahsedilir ama detaya girilmez.Mirac’da ise her türlü detaya girilir.Yuzde yüz doğru olan vahye mı yoksa rivayet yoluyla gelene mı inanacağız?

  2. Tarik Akyüz : diyor ki:

    Mirac Kur’an’da geçmez ama isra Kur’an’da geçer.Mirac rivayet yoluyla gelmişken,isra vahiyle sabittir.Kur’an isra olayını anlatırken Allah’ın ayetlerinin gösterildiğinden bahseder ama detaya girmez,bunların ne olduğunu anlatmaz.Rivayet yoluyla gelen Mirac’da ise olay detaylı anlatılır ve halk arasında mirac ısra’dan daha çok bilinir ve kandil olarak kutlanır.Hz.Peygamber Allah’i gördüyse heryerde olan Allah’a yer ve mekan izafe edilmiş olmaz mı?Cismanî varlık kabul edilmiş olmaz mı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Dava”nın Esasları

    19 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Bizim davamız kuru bir kavga ve cihangirlik davası değil, i'la-yı kelimetullahdır. Yani Allah'ın dinini yüceltmekdir!” Osman Gazi. “Dava” kelimesini çok sık duyarım. Bu elbette mahkemede açılan dava değil. İslami anlamda dava. Fakat bu davanın ne olduğu hakkında kafamda net çizgiler yoktu. Hasan el Benna’nın Risaleler isimli eserinin birinci cildine baktım, başlangıçtaki başlıklara göz attım. Sanki bir anda “dava” kavramının çerçevesi çizilmiş gibi oldu. *Gayemiz Allah *Önderimiz Hz. Peygamber *Anayasamız Kuran *Yolumuz Ciha...
  • Teşkilatların değişmesi değil, milletin cebinin para görmesi gerekir

    18 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiye zarar verdiklerini düşündüğü kibirli ve çıkarcı kimseleri partiden uzaklaştırmak istiyor. Bu elbette erdemli ve ideal bir davranıştır. Fakat aslında maalesef toplumumuz hem kibir hem de çıkarcı insanları bir şekilde benimsemiş ve içselleştirmiştir. Bu söylediğimi destekleyen iki önemli atasözü var. El öpmekle dudak aşınmaz (Bu kibirli insanların varlığına bir tahammül anlamı içerir) Bal tutan parmağını yalar (Bu da bazı insanların yolsuzluk yapmasına t...
  • Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler. Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynakl...
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa a...