logo

MHP’nin Kısa Tarihi


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

MHP’nin kısa tarihi: Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Partisi ile birleşip Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi oldu.. Kökü 50 yıl öncesine dayanır. 60 sonrası, Ragıp Gümüşpala’nın Adalet Partisi Demirel’in eline geçer, CKMP MHP’ye dönüşür.. MHP içinde ilk hesaplaşma Hilalcilerle Bozkurtlar arasında yaşanır.  “Önce Türk müsün, Müslüman mı” gibi bir tartışma başlar parti içinde. Atsız’ın Bozkurtları Hilalcileri Ümmetçilikle suçlar.

Sonunda cumhuriyetin ilk yıllarındaki Ziya Gökalp’in “Türk Milletindenim, İslam Ümmetindenim, Garp medeniyetindenim” 3’lemesi ile son bulur bu tartışma.

Aslında Osmanlı’dan tevarüs edilen İslamlaşma, Türkleşme ve Batılılaşma cereyanlarına karşı bir telif çabasının ürünü idi bu 3’leme.. Türkeş de çözümü “Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman” sloganı ile tahkim etti. Dindarlık yükseldikçe, “Kanımız aksa da zafer İslam’ın sloganı ile devam ettirildi bu duruş.

Osman Yüksel Serdengeçti, Abdurrahim Karakoç gibi isimler, Müslüman gençlerin takvası ve ülkücü gençlerin cesaret ve eylem kapasitesini buluşturmaya çalışıyorlardı..

MHP genel anlamda milliyetçi, sağcı, muhafazakâr, antikomünist bir parti. Soğuk savaşta önemli bir yeri vardı. Türkeş’in liderliğindeki MHP, CHP’nin 6 Ok’una karşı 9 Işık ilkelerini yayınlandı. 9 Işık: Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Köycülük, Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik, Gelişmecilik ve Halkçılık, Endüstricilik ve Teknikçilik.9 Işık ilkeleri arasında Maneviyatçılık, Mukaddesatçılık, Dindarlık gibi bir kavram yok.

Millet Partisi’nde, Milli Kalkınma Partisi’nde, Milli Nizam Partisi’nde Manevi ve Mukaddes değerleri ayrı ve özel bir atıf vardır..

1. MC, 2. MC döneminde MHP devletle kendini özdeşleştirdi bir bakıma. Özellikle de derin devletle.80’de ciddi bir kırılma yaşandı. 80 sonrası Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayrılarak BBP’yi kurması, ardından MHP’nin ANASOL-M’de yer alması ile yeni bir süreç başladı. O süreç Ergenekon davasında CHP ve MHP’nin Ergenekon’un avukatlığında buluşması ile yeni bir safhaya intikal etti.

Ve bugün. MHP yeni bir yol ayırımında. Meral Akşener’in çıkışı ile parti yeni bir safhaya geldi.. Bundan sonra MHP’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.. Parti bir bölünmeye doğru gidiyor.. Bahçeli sonuna kadar direnecek, ama kaybedeceğini anlarsa aday olmayabilir. Kaybedeceği bir yarışa girmek istemeyecektir.Ama Bahçeli kanadı da Meral Akşener’in peşinden gitmeyecek..

Meral Akşener’in en zayıf noktası Paralelci damgası yemiş olması. Bir şeyin şüyuu bazan vukuundan beterdir. Akşener Çiller hükümetinde İçişleri Bakanlığı yaptı, ama dönemine ilişkin kimseye bir şey söylemedi.. 28 Şubat davasında susmayı tercih etti. Oysa “yağlı kazığa oturtulmak”la tehdit edilmişti. Şevket Kazan da Meral Akşener de susmayı tercih ettiler. Bu büyük bir kırılma noktası oldu..

MHP’de bir Asena.. MHP’li hanımlar bunu isteyebilirler, ama erkek hâkimiyetindeki bir delege profilinden buna fazla bir destek çıkmaz. Tamam, Akşener genel başkan olsa da MHP bölünebilir. Kim kazanırsa kazansın MHP’de bir kısmı parti içi muhalefetin, bir kısmı Bahçeli’nin yanında yer alacak, bir kısmı da, az sayıda da olsa 3. Yolu tercih edecek. Sonuçta 3’e bölünmüş bir MHP gerçeği ile karşı karşıyayız..

Bu süreçte en ağır darbeyi ülkücü kanat yiyecek. Akşener ülkücüleri bakanlığı döneminde büyük ölçüde tasfiye etti. Bahçeli döneminde de ülkücü hareket budandı ve donduruldu. Yeni döneminde ülkücülerin, yani MHP’nin gençlik tabanının ne olacağını zaman gösterecek.

Sonuçta MHP’nin bir grubu, parti bölünürse bir grub daha çıkar. Ama artık bu eski MHP olmaz. Hatta birbirileri ile didişen bir MHP keskin sirke misali kendi küpüne zarar verir ve tabanlarını kaybederler. Bakarsınız, birkaç milletvekili de bu kavgadan bıkıp BBP’ye gider. Bugün olup bitenler bir yana, ilk seçimde MHP baraj altında kalır.

Bu arada Paralel yapı da boş durmayacaktır.. BBP’nin zaten paralelle dirsek teması var. Yeni oluşumların içinde mutlaka bir paralel bağlantısı olacaktır.. Paralel yapı ilk seçimde hem diğer partilere mümkün olduğu kadar adam sokmaya çalışacak ve hem de ANAP misali dört eğilimi bir araya getiren bir mihver parti oluşturmaya çalışacaktır.  MHP’nin enkazından bu anlamda büyük ölçüde yararlanacaktır.

A.Dilipak y.akit MHP TÖRE başlıklı yazıdan bazı başlıklar yazdım.

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
542 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...