logo

Maksut Koçak, Taşı Gediğine mi Koydu?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz günlerde CHP Artvin Merkez İlçe Başkanlığı’nın 30 Mart 2014 tarihinde yapılan seçimlerden galip çıkarak Artvin Belediye Başkanlığını kazanan AK Parti’nin aradan geçen 26 aylık süreç zarfındaki performansını, vaatlerini ve Belediye Meclisi’nin 1 Haziran 2016 tarihli gündeminde bulunan Belediye Başkanlığının projelerini gerçekleştirmesi için kredi talebi maddesini değerlendirmesini içeren basın açıklamasına AK Parti’den yanıt gecikmedi. Bende bu yazımda şimdi AK Parti’nin açıklamasına değerlendirmelerde bulunacağım.

Başlangıçta belirteyim ki CHP Merkez İlçe Başkanı İlyas Şahin’in yaptığı açıklamaların siyaseti hareketlendirmesinden duyduğum memnuniyetin aynısını AK Parti Merkez İlçe Başkanı Maksut Koçak’ın açıklamalarından da memnuniyet duydum. Siyasetin seçim atmosferinde yoğun şekilde yaşanmasından öteden beri rahatsızlık duyarım. Her iki başkanın siyaseti ısındırmaları bence gündemin boş olduğu günlerde açıkçası ilimizin sorunlarının sağlıklı ortamlarda tartışılması adına da değer taşımaktadır. Malum biliyorsunuz ilimizde genelde gündem sürekli bir konuya kilitlenmekte, bu kilitlenmekten biran önce bu ilin kurtarılması gerekli.

Maksut Koçak’ın açıklamalarını dikkatlice takip ettim. Öncelikle belirteyim ki büyük bir titizlikle seçtiği o cümleler Artvin’de gündeme ‘dank’ diye oturmuştur. Satır satır inceleyerek başladığımızda ülkemizde muhalefete duyulan ihtiyaca vurgu yapması son derece doğrudur. Bende ülkemizde muhalefeti oldukça başarısız bulmaktayım. Muhalefetin başarısızlığının yanı sıra sürekli ‘karşıyım karşı her şeye karşı’ bir siyaset üretmesi muhalefetin bir türlü trendini yükseltememesinin asıl sebebidir. Bunu bir türlü görmek istemeyen muhalefet ısrarla bu hatasını sürdürmektedir. Maksut Koçak’ın Gezi olaylarına yaptığı vurgu ve Yalova’da belediye tarafından ağaçların kesilmesine muhalefetin hiç ses çıkarmamasına yaptığı eleştiri bence son derece yerinde bir eleştiridir. Dokunulmazlıklarda CHP’nin sergilediği tutum toplumda büyük bir tepkiye neden olmuştu ki Sayın Koçak’ta buna hatırlatmakta doğru bir teşhiste bulunmuş. Yani Koçak, genel siyaseti ne denli dikkatlice takip ettiğini başarıyla göstermiştir.

‘CHP’nin asıl hedefi Özgün mü?’ sorusu aklıma geliyor

CHP’nin yaptığı Artvin Merkez’e ilişkin cevaplarına başlarken teşekkür ederek başlaması ise güzel bir ironi olmuş. CHP’nin açıklamalarında cidden AK Parti için teşekkür edecek noktalar var. CHP, AK Parti’yi eleştirirken kendi geçmişini eleştirmiş gibi. AK Partili Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’yi eleştirmekten ziyade CHP’li eski belediye başkanı Emin Özgün’ün Artvin Merkez’e geriye dönmesinin verdiği ürkeklik ile ‘Özgün’ü nasıl taca çıkarabiliriz’ mücadelesine girilmiş gibiydi. Sayın Maksut Koçak, CHP’nin içerisinde kaynayan kazanını ve 2019’daki yerel seçimler için şimdiden ‘kim aday olacak’ mücadelesinin başladığının AK Parti tarafından görüldüğünü beyan etmiş gibi.

30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde CHP’li Belediye Başkanı Emin Özgün’ün ‘Bir daha kimseye küfretmeyeceğim’ cümlesinin AK Parti tarafından unutulmadığının yazıldığı bölümde cidden önemli. Bundan böyle sanıyorum Artvin siyasetinde asla ve asla siyasetçiler kullandıkları cümleleri seçmeden ve özentisiz kullanmayacaklardır. Bakın sonradan kullanılan cümleler siyaset malzemesi yapılıyor. Bizden hatırlatması.

Artvin’in artık bir kale olmadığı ise zaten görülmüştür. Sanıyorum bundan böyle hiçbir siyasi parti Artvin’e kale gözüyle bakmayacaktır. Bu noktada AK Parti’nin de çıkarması gereken bir ders vardır. Son yerel seçimlerde 8 ilçenin 7’sini kazanan AK Parti eğer bu ilçelerde başarılı olamaz ise kazandıklarını kaybedebileceğinin bilincinde olmalıdır. Maksut Koçak’ta bu noktada AK Partili belediyelerin başarılı olmak için yaptığı çalışmaları dile getirerek bir ilçe başkanı olarak doğru yolda olduğunu göstermiştir.

Maksut Koçak’ın açıklamalarında CHP Merkez İlçe’nin açıklamalarına verdiği cevaplarda dikkatimi çeken noktaları bütünüyle değerlendirdiğimde adeta rakibinin hatalarıyla maçta bol miktarda gol atan galip takımın haleti ruhiyesi aklıma geldi. Koçak’ta bunu yapmış. CHP’nin kamu kuruluşlarının yaptığı hizmetleri ve Kadir Topbaş’a yaptığı yardımları eleştirirken yaptığı hataları gole çevirmiştir. Bence Sayın Şahin, bu noktaları eleştirirken hata yapmıştır. Hele hele belediyenin borçlanma yetkisini almak istediği belediye meclis toplantısı öncesinde açıklama yapmasındaki zamanlama hatası ile bir belediyenin borçlanma yapmak istemesi kadar son derece doğal bir durumu eleştirme hatasını da iyi bir şekilde karşı atakla eleştirerek Sayın Koçak iyi bir taktikle yine gol atmıştır. Hadi bütün bunları da geçeyim de Marina Tatil Köyü, Kafkasör Tesisleri ve AVM üzerinden CHP’nin Kocatepe’yi eleştirmesinin ise son dakikada geri pası rakibine vererek gol atan takım misali Koçak’ta gol atmıştır. Yukarıda anlattığım gibi asıl hedef Emin Özgün’ün dönemini eleştirmek olan CHP Merkez İlçe Örgütünün bu hedefinin AK Parti tarafından görüldüğü ve ‘Biz açıkça Emin Özgün’ü eleştiremeyiz, Kocatepe’yi eleştirelim, o da dönsün Özgün’ü eleştirsin ve bir taşla iki kuş vurmuş olalım. Kocatepe’yi Özgün ile karşı karşıya getirelim, sonra Özgün savunmaya geçsin ve her ikisinin de psikolojileri ve hedefleri bir biri olsun aradan da CHP’nin yeni adayları sıyrılsın’ projesinin gizli kalamayacağı Koçak tarafından bu açıklama ile ortaya konulmuştur.

Yeni otobüsler konusunda ki açıklama kısmına gelince burada da oldukça başarılı bir metin hazırlandığını söyleyebilirim. Bu şehirde yıllardır insanlar alternatif ulaşım imkanlarına kavuşmak için gün sayarken, bugün alternatif ulaşım araçlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan halkın bu mutluluğunu çok gören türden açıklama yapma yanlışlığının da CHP tarafından yapılması ülkemizde muhalefetin yerelde de ne denli yanlışta olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koymuştur.

‘Artvin Bizimdir’ ve ‘Artvin’in belli soy isimlerinin kentte üstün bir ırk çabası ’ vurgusu tam isabet

Koçak’ın CHP’ye verdiği cevap açıklamasında bana sorarsanız en can alıcı kelimeler ise ‘Artvin Bizimdir’ ve ‘Artvin’in belli soy isimlerinin kentte üstün bir ırk çabası’ kelimeleridir. Belki CHP’li arkadaşlar ve de Artvin’i kendisinin hisseden o torpilli sülaleler bana kızacaklardır ancak artık Artvin’de ‘Artvin bizimdir’, ‘Artvin’i kimse bizden fazla sevemez’, ‘Artvin’i bir tek biz düşünürüz’, ‘Artvin’de biz ne dersek o olur’, ‘Artvin’de biri bir mevkiye gelecekse ancak bu bizden biri olabilir’, ‘Falanca da kim oluyormuş, o da kim’, ‘Bize sormadan hiçbir kimse ne dernek açabilir ne de başka bir adım atabilir’ gibi oldukça kibirli cümleleri kullanmaktan hatta akıllarından dahi geçirmekten vazgeçmeliler. Bu psikolojilerini çok çabuk belli ediyorlar ve de bütün bu düşünceleri de halka iğreti geliyor. Hele hele insanların kendileri gibi düşünmeleri mecburiyetinde olmaları gerektiğine yaptıkları vurgular ise 21.yüzyılda kabul edilemez bir gerçektir. Keşke fikir ve düşünce özgürlüğün de kimseye papuç bırakmayan bu insanların fikir ve düşünce özgürlüğüne saygı göstermeye başlamaları için vakit kaybetmemeleri gelecekleri açısından büyük fayda olduğuna inanıyorum. Ben kendilerini ‘Artvin’in gerçek sahibi’ görenlere bir tavsiyem olacak. Artvin’in sahibi olduklarına inanan bu torpilli sülalelerin bu baskıcı yapılarının toplumda artık bir karşılığının bulunmadığı gerçeğinden yola çıkarak ‘Artvin’in gerçek sahibinin’ bu ilde yaşayan her bir bireyin olduğunu unutmadan mütevazi olmaya davet ediyorum.

Son söz olarak hareket her zaman bereket demektir.

Etiketler:
Share
966 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...