logo

Makam


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: 

Makam’ı Türkçede genellikle “mertebe, aşama, idari konum” olarak kullanıyoruz. Ancak anlamı daha geniş ve Arapçada çoğunlukla diğer manalarında daha çok kullanılıyor.

*Ayakta dikilmek

*Kuran-ı Kerimi ayakta okuyanların durduğu yer

*Kıyam edilen, durulan, durulacak yer, durak

*Kur’an-ı Kerim’i ayakta okuyanların bulunduğu yüksekçe yer

*Coğrafi bir yer

*Coğrafi bir konum

Ama ortada ne bir koltuk var, ne taht, ne idare 

A-Giriş 

Makam kelimesini şöyle bir araştırmak istedim karşıma çok değişik ve beklenmedik anlamlar çıktı. 

Arapça’dan Türkçeye geçen makam kavramı çok sıkıntılı;

Makam’ı Türkçede genellikle “mertebe, aşama, idari konum” olarak kullanıyoruz. Ancak anlamı daha geniş ve Arapçada çoğunlukla diğer manalarında daha çok kullanılıyor.

Aşağıda verilen misallerde makam kelimesi çok kullanılmış ama bizim alışageldiğimiz makam kavramına hiç benzemiyor. 

B-Makamın anlamı ile ilgili yorumlar

1.Makam, Arapçada ayakta dikilmek demektir.[1]

2.Arapça ḳwm/ḳym kökünden gelen maḳam  “1. durma yeri, mevki, konak, istasyon, konut, 2. müzikte dizinin son perdesi, melodik dizi” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳiyam  “durma” sözcüğünün ismi zaman ve mekanıdır.[2]

3.Arapça kaame-yekuumu (ayakta durmak) fiil kökünden gelen makam kelimesi, İslam’ın ilk yıllarında Kuran-ı Kerimi ayakta okuyanların durduğu yere denirdi. Yani, sözlük anlamı ile makam (kaa uzun okunur), kıyam edilen, durulan, durulacak yer, durak demektir. Zamanla, devlet görevlilerinin bulundukları mevkii belirtmek için kullanılır oldu. Elbetteki müzikteki makamın bununla bir ilgisi yok.[3]

Arapça “kaame-yekuumu” (ayakta durmak) fiili kökünden gelen “makam” kelimesi, İslamın ilk yıllarında Kur’an-ı Kerim’i ayakta okuyanların bulunduğu yüksekçe yeri gösterirdi. Kelime sonradan, dilimizde bugünkü ilk manası olan, “yüksek dereceli resmi görev, bu görevin icra edildiği mevki” anlamını kazandı. Eski toplum düzenimizde yüksek mevki sahipleri posta oturdukları için, yetki çekişmeleri “post kavgası” şeklinde deyimlendirildi ve “makam hırsı” ile yakın anlamda kullanıldı.[4]

Makam kelimesi mevki, durulacak yer anlamını taşıyan Arapça kıyam kelimesinden türemiştir.[5]

4.Makam, Arapça kıyam (Kıyam: İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Namazda ayakta durma. Alternatif bakış açıları ile bilinçlenmek, uyanmak) kelimesinden gelen, halk dilinde ve genelde, “bulunulan yer, ayrıcalıklı oturma yeri, diğer bir deyişle, herhangi bir yerden özelliği itibarı ile ayrılan, bir mekan” anlamını taşır.[6]

C-Bazı dualarda ve Kur’an’da geçen makam kelimesinin anlamları

‘Allahümme Rabbe hazihi’d-da’veti’t-tammeti ve’s-selati’l-kaimeti ati Muhammedeni’l-vesilete ve’l-fadilete ve’b’ashü makamen-mahmudeni’llezi veadtehû. İnneke la tuhlifu’l-mi’ad”

İfadede geçen “mahmud” hemen herkesçe “övülen, övünülen, memnun olunan, hamd edilen” ve benzeri yakın manalarla bilinir.

Makam kelimesi ilk olarak Bakara 125’te geçiyor. Makam-ı İbrahim olarak. Bahsedilen makam İbrahim’in makamı. Ama ortada ne bir koltuk var, ne taht, ne idare. Çeviriye göre bahsedilen şey coğrafi bir konum. İbrahim’in kabesi, evi, namazgahı, mahallesi, semti, şehri, bölgesi, insanlarla toplandığı, yaşadığı yeri.[7]

Hacc 21: “Ve lehüm mekamiu min hadıd.” “Bunlar için bir de demirden kamçılar var.” Ama neticede ortada bildiğimiz manada bir makam yok. [8]

Şuara 58: “Ve künuziv ve mekamin kerim” “Hazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.”

Şuara 58’de yine “bir yer”den dem var. Makam-in Kerim. Mutlu ve huzurlu yaşanılan “bir yer” olarak çevrilmiş genelde. 57’deki “biz onları bahçelerinden ve pınarlarından çıkardık” ifadesi ile 59’daki “oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık” denmesi bu durumu açıkça destekliyor ve açıklıyor. Makam burada da coğrafi bir yer olarak kullanılmış. [9]

[1] http://www.turkcebilgi.com/makam

[2]http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:Rr7okqLBqJIJ:www.etimolojiturkce.com/kelime/makam+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[3] http://www.notlar.net/makamlar_hakkinda_bilgi.htm

[4] http://eksd.org.tr/makaleler/makam_1.php

[5] http://vedatbilgic.blogspot.com.tr/2014/04/ask-makam.html

[6] http://zbayir.blogcu.com/makam/8961374

[7] http://kalemzade.net/2014/11/03/makam-i-mahmud-nedir/

[8] http://kalemzade.net/2014/11/03/makam-i-mahmud-nedir/

[9] http://kalemzade.net/2014/11/03/makam-i-mahmud-nedir/

Share
673 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taciz ve Taciz Türleri

    21 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Giriş Taciz yalnızca elle veya yalnızca cinsel anlamda mı olur? HAYIR! Eğer etrafınızda enerjinizi emen, alınganlıkları ve sitemleri sizi yiyip bitiren, sizi sürekli eleştiren, aklınızı çelmeye çalışan, sürekli mutsuz olduğundan ve sizin desteğinize ihtiyacı olduğundan bahseden, verdiği sözleri tutmayan biri varsa… Ona şöyle diyebilmelisiniz; BENİ TACİZ ETME! 2.Kavram Taciz Arapça “aciz” kelimesinden gelmektedir. Taciz, aciz bırakma, çaresiz bırakmak demektir. Taciz, yalnızca fiziksel-cinsel şiddet biçimi değildir. Irk, etnik köken, ...
  • Karz-ı hasen (Faizsiz kredi)

    19 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://katilimdunyasi.com/2016/06/17/sorularla-karz-i-hasen/ Günümüzde kullanılan kredi tabiri de, aslında Arapça karz demektir. Fakat karz-ı hasen (güzel borç), kredi değildir. Zira karz-ı hasen faizsiz borç demektir ve sevabın dışında bir geliri yoktur. Karz-ı hasen Kur’an’a ait bir tabirdir. Güzel ödünç. Dinin emirlerine uygun ödünç vermek demektir. Karz kelimesi lügatte “kesmek, aşındırmak”; hasen kelimesi ise “güzel, hoş, latif” manalarına gelmektedir. Bu iki kelime birlikte kullanıldığında “güzel bir şekilde verilen bor...
  • Caiz

    17 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Caiz sözlükte “geçip gitmek, mümkün, serbest ve geçerli olmak” anlamlarına gelen “cevaz” kökünden türetilmiş bir isim olup fıkıh terimi olarak, dinen veya hukuken yapılmasına müsaade edilen fiilleri ifade eder. Bu anlamdaki müsaadeyi belirtmek üzere de “cevaz” kavramı kullanılır. Kur’an-ı Kerim’de birçok fiilin serbest olduğu ve yasak olmadığı değişik ifade tarzlarıyla belirtilmiş olmakla beraber “caiz” lafzı geçmemektedir. Hadislerde ise bu kelime az da olsa kullanılmıştır. Cevaz, bir şeye izin vermek, müsaade etmek, hoş görmek, uygun bulm...
  • Üsve-i Hasene (Güzel Örnek; Peygamber Efendimiz [S.A.V.])

    15 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Mücerred (soyut)hakikatler, ahlâkî kavramlar güzel örneklerle ve örnek şahsiyetlerle anlaşılır. Kur’ân-ı Kerîm buna “Üsve-i Hasene” demiştir Üsve-i Hasene, hüsn-ü misal, güzel örnek ve örnek şahsiyet anlamına gelmektedir. Peygamberler, Hz. Muhammed (asm), Hulefa-i Raşidin, Sahabe-i Kiram, müceddidler, müçtehidler ve başarılı dürüst, ahlâklı ilim adamları, san’atkârlar, tüccarlar “Üsve-i Hasene” sayılırlar. İnsanlar örnek şahsiyetler ve mükemmel rehberleri örnek alarak, yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak güzel ahlâka ve istikame...