logo

Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe sayarak yapılan yanlışları dile getirmişimdir. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da yanlışları dile getirmeye devam edeceğim. Desteklemiş ve yanında olmuş olmam demek gördüğüm yanlışları dile getirmeyeceğim demek değildir. Benim takındığım bu tavrı dün madene karşı olup bugün nemalananlarda keşke takınabilseler. Ben nice insanlar gördüm ki dün nöbet yerlerinde ‘Maden’e Hayır’ atkıları ile poz verip bugün şirketle her türlü ticari ilişkide bulunabiliyorlar. Dün gayet iyi eleştirilerde bulunurken bugün nemalandıkları için susanlardan olamadım,  olmayacağımda.

Hatırlarsanız katıldığım bir çok tv programlarında maden şirketinin babamın oğlu olmadığını ve hatalarını görürsem ilk eleştirenin de kendim olacağını söylemiştim. Bugün yaptığım budur. Böylece eleştirilere peşinen cevabımı vermiş olayım.

Maden şirketi ile ilgili gördüğüm en büyük yanlış maalesef ki kendilerini eleştirenleri haklı çıkarır bir tavır içerisinde bulunmalarıdır. Bugünden itibaren ben bu yanlışları aralıklarla dile getireceğim ve başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih Dönmez’in dikkatlerini bu konulara çekmeye çalışacağım. Hatta bu yazılarımı kendilerine de göndererek maden şirketinin Artvin’e ve Artvin halkına yaptıkları hatalar karşısında onlarında farkında olmalarını sağlayacağım. Bunu yapmaya başladım ve devam edeceğim. Sonuç alana kadar da devam edeceğim.

Biraz önce belirttiğim gibi maden şirketinin en büyük yanlışı Artvin’i ve Artvin halkını hiçe saymaktır ve kendilerini eleştirenleri haklı çıkarmalarıdır. Bizler maden şirketini ve maden çıkmasını desteklemiş olmamız demek de bu yapılanlara karşı kayıtsız kalmamızı gerektirmez. Maden şirketinin bir yetkilisinin bir muhtarın odasını basarak onu darp etmesi nedeni ne olursa olsun kabul edilemeyeceğine göre bu dakikadan sonra bizim yapmamız gerekende bu ve benzeri yanlışlarda basın görevini yerine getirmektir. Dediğimiz gibi Artvin’i ve Artvin halkını hiçe sayma hakkı yoktur. Maden çıkmadan önce bu halka verilen sözler tutulmalıdır. Maden çıkmadan önce bu halka şirin gözükmek için söylenenlerin maden çıkmaya başladıktan sonra unutulması en başta maden çıkması için canlarını dahi ortaya koymuş insanları üzmektedir. Bu insanlardan biri de benim ve ben bu yanlışları yok sayamam.

Maden şirketi gerek Artvin Merkez’de gerekse de Murgul’da faaliyetlerde bulunurken Cerattepe’deki maden sahasının kendilerine teslim edildiği zamana kadar farklı bir tavır içerisindeydi. Ne zaman o saha onlara teslim edildi karşımıza bambaşka bir maden şirketi çıktı. Verdikleri sözleri unutan, şeffaflık anlayışının uzağında duran, kendileriyle hareket edenlere vefa göstermeyen, bir dönem kendilerine küfür edenlere sahip çıkan, en kritik günlerde göğsünü gere gere maden çıkması için mücadele eden şirket çalışanlarını bir çırpıda silen, maden muhalifleri ile biran da sıkı fıkı ilişkilere giren, yıllardır huzur içerisinde işletilen Murgul Damar’da dahi biranda farklı tavırlar takınmaya başlayan, Artvin’e verilen otel ve alışveriş sözlerini dahi unutan, maden çıkmaya başladıktan sonra sözde tüm yöneticileri değişmiş gibi göstererek Artvin ile alakalarını biranda kesen ve daha bir çok yanlışa imza atmaya başlayan bir maden şirketi görmekteyiz. Şimdi bütün bu yanlışlara nasıl doğru diyebiliriz ki? Diyemeyeceğimize göre bunları dile getirmemiz şarttır. Ben bu konulardaki şikayetlerimi bizzat ilgili bakanlıklara ve yetkililere ve de Sayın Cumhurbaşkanımıza iletiyorum ve iletmeye de devam edeceğim. Bence Artvin’deki tüm bireylerinde benzeri şikayetleri CİMER üzerinden yapmalarını tavsiye ediyorum. Bence bu yapılanların birçoğundan maden şirketinin üst düzey yöneticilerinin haberleri dahi yoktur. Sahiplerinin hiç yoktur. Ben bu amaçla şirketin sahiplerine de bu şikayetleri ileteceğim. Siz okurlarımın da şirketin bizzat kendi internet sayfası üzerinden aktarmalarını tavsiye ediyorum. Şikayetlerimizi ilgili yerlere ne kadar fazla ifade eder ve dilekçe ile başvurur isek o denli sesimizi duyurmuş olabiliriz. Biliyorum benim bu yazılarım şirketin Artvin’deki yöneticilerini rahatsız edebilir. Etsin ve daha fazla rahatsız olsunlar diye sürekli bu sorunları dile getireceğim. Onların vurdum duymaz tavırları ve Artvin halkını hiçe sayan hareketlerine karşı geleceğim. Yine biliyorum ki belki de tehditler alacağım. Buradan açık ve net yazıyorum ki bu tehditlere de boyun eğmeyeceğim ve bu yazdıklarım delil olarak kabul edilsin. Başıma bir şey gelirse de bunun sorumluları bizzat bugün hiçbir şeyden yetkili olmadığını ifade eden ve telefonlarını kapalı tutan Genel Müdür Ünsal Arkadaş ve diğer yetkilileridir.

Artvin Hiçe Sayılır İse Bunun Sorumlusu Ünsal Arkadaş’ın Bizzat Kendisidir

Maden şirketinin yaptığı yanlışları kısa aralıklarla burada yazmaya devam edeceğim. Öncelikle belirtmek isterim ki maden şirketinin en yetkili kişisi Ünsal Arkadaş’ın bugün ortalıklarda görünmemesi en büyük garipliktir. Maden çıkmadan önce halkla diyalog halinde bulunan ve Artvin Merkez’deki ofisinde sürekli görüşmelerde bulunan Ünsal Arkadaş, ne hikmetse maden çıkmaya başladıktan 6 ay sonra ortalıklardan kaybolmuştur. Hatta ve hatta madende gerçekleştirilen ve bence bizzat üst düzey yöneticilerin işin içerisinde olduğu grev olayının ardından ise kendisi hiçbir şeye karışmadığını ileri sürerek adeta şirket ile Artvin halkının bağlantısını bilerek ve isteyerek koparmıştır. Şirketin Artvin projesine Artvin’deki projenin geçmişini bilmeyen, bu mücadelenin mihenk taşlarını tanımayan ve de geçmişte maden mücadelesini veren insanları hiçe sayacak yapıda bir yetkili atayarak adeta “Bize maden lazım Artvin bizi ilgilendirmiyor. Biz maden çıkarmadan önce verdiğimiz sözleri çoktan unuttuk. Gidin derdinizi Marco Paşa’ya anlatın” tavırlarına girmişlerdir. Tabi ki bu tamamen planlı ve programlı bir harekettir. Son bir yıldır yaşadığımız gelişmeler göstermiştir ki şirketin genel müdürü bu olayları bizzat planlamış ve yapı taşlarını tek tek ortaya koymuştur. “Artvin ile bağlantım kalmasın. Zamanında verdiğim sözler karşısında insanlar muhatap olacak kimse bulmasın ve böylelikle benim sözlerim havada kalsın. Kimse bana ulaşamayınca verilen sözlerde zamanla unutulur gider” şeklinde düşünerek koca emekleri hiçe saymıştır.

Bu sözleri neden mi yazıyorum? Bugün ortalıklarda görebiliyor musunuz Sayın Ünsal Arkadaş’ı. Gerçi maden olayları yaşanırken de göremezdiniz. Burada insanlar mücadele ederken o Murgullarda geleceğin hesaplarını yapıyordu. Dün kendi bünyesindeki çalıştırdığı insanları ve maden çıksın diye mücadele veren bu memleket sevdalılarına ileri sürerek onların hayatlarını hiçe saymalarını sağlarken, kendisi güvenlikli yerlerde gezerek olayları izliyordu. Bugün de aynısını yapıyor maalesef. Murgul Damar’da bir sürü olay oluyor ama Sayın Genel Müdür yine ortalıklarda yok. Her zaman olduğu gibi. Aslında tüm olayların içerisinde fakat görüntüde hiç yok. Şimdi artık o devirler sona erdi Sayın Genel Müdür. Bu insanlara, bu millete, bu Artvinliye sözleri bizzat sen verdin. Katıldığın basın toplantılarında maden projesini anlatmak yerine bu ülkenin siyasetçilerini ve iktidar partisini ve de Artvin’in yöneticilerini eleştirdin. Yaptığın görüşmelerde adeta işin yerine siyasetçilerinin işini yaptın. İnsanları geçici bir süreliğine kandırmak için her türlü sözleri verdin ama bugün ortalıklarda görünmüyorsun. Yemezler, bu millete sözleri sen verdin. Bugün yapılan doğruda da yanlışta da senin imzan vardır. Senin bir yöneticin eğer bir yanlış yapıyor ise biliyoruz ki halen bu şirketin en büyük yetkilisi Artvin’de sensin. Dün maden çıkması için saha teslim edilince en büyük gururu sen yaşadı isen senin bir yöneticin bugün adı çok kötü bir olaya karışıyor ise bunun müsebbibi sensin. Başkası olamaz.

Buradan açık ve net olarak söylüyorum. Artvin ve Murgul’daki maden projelerinin tek yetkilisi halen aynı kişidir ve bu kişi Ünsal Arkadaş’ın kendisidir. Bakmayın o grev sonrasında ortalıktan kaybolmasına ve ben artık yetkili değilim, bir şeye karışmıyorum demelerine. Bizzat yetkili kendisidir.

Maden Muhaliflerinin Arkadaş’ı Hiç Hedef Almamaları Sizce De Garip Değil Miydi?

Son bir yılda onca olay yaşandıktan sonra benim aklıma sürekli bir soru takılıyor. Dün madene en fazla karşı çıkanların büyük bir bölümünden bugün nemalanma karşılığında ses çıkmayınca kendimce bu sorunun yanıtını da buldum. Şimdi size de sormak istiyorum. Maden tartışmalarının en yoğun olduğu dönemlerde siz herhangi bir yerde hiç Ünsal Arkadaş ile ilgili bir hedef alma olayı gördünüz mü? Maden muhalifleri dikkat ederseniz AK Partili Belediye Başkanı’nı, AK Partili Milletvekilini, AK Partili il başkanını, maden şirketinde çalışan insanları ve maden çıkmasına destek veren gazetecileri hedef alan onlarca açıklama ve paylaşımda bulundular. Hatta ve hatta şirketin bizzat sahibi ile ilgili yüzlerce ve binlerce paylaşımda bulundular ama bir tek yerde Ünsal Arkadaş’a ilişkin paylaşımda bulundular mı? Yukarıda saydığım herkes hedef alındı, şirkette ekmek parasına çalışan güvenlikçiler dahi hedef gösterildi ama nedense tek bir kişi hedef gösterilmedi. Bu kişi de bugün sırra kadem basan, hiçbir şeye karışmayan, telefonlarını kapatan, insanlarla iletişimine son veren, Artvin’e sessiz sedasız gelip sessiz sedasız kaybolan Ünsal Arkadaş’ın kendisi değil miydi? Şimdi soruyorum acaba dün onu hiç hedefe koymayanların önemli bir bölümünün şirket ile gayet güzel ilişkide olmaları ve hatta bazılarının ise Artvin’i 3 ay içerisinde istedikleri seviyeye getirecekleri açıklamasında bulunmalarının arkasında bu ismin hiç hedefe konulmaması mı geliyordu?

Kendisi ne kadar gizlenir ise gizlensin. Ben bizzat diyorum ki şirket doğru işler yaparsa mimarı Ünsal Arkadaş’tır, yanlış iş yaparsa da sorumlusu kesinlikle Ünsal Arkadaş’tır. Ben bu şirkette bir tek onu tanırım ve onun şirkette ki gücü herkesin üzerindedir. Öyle bakmayın ortalıklarda olmamasına. O zaten hiçbir zaman ortada gözükmemiştir. İşin garibi de maden karşıtları tarafından da hiçbir zaman hedef alınmamıştır. Şimdi soruyorum Sayın Mehmet Cengiz’e. Şahsınıza binlerce hakaret yapılmaz iken sizce Ünsal Arkadaş’a bir tek basit bir eleştiri dahi neden yapılmamıştır?

Share
914 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Üsve-i Hasene (Güzel Örnek; Peygamber Efendimiz [S.A.V.])

    15 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Mücerred (soyut)hakikatler, ahlâkî kavramlar güzel örneklerle ve örnek şahsiyetlerle anlaşılır. Kur’ân-ı Kerîm buna “Üsve-i Hasene” demiştir Üsve-i Hasene, hüsn-ü misal, güzel örnek ve örnek şahsiyet anlamına gelmektedir. Peygamberler, Hz. Muhammed (asm), Hulefa-i Raşidin, Sahabe-i Kiram, müceddidler, müçtehidler ve başarılı dürüst, ahlâklı ilim adamları, san’atkârlar, tüccarlar “Üsve-i Hasene” sayılırlar. İnsanlar örnek şahsiyetler ve mükemmel rehberleri örnek alarak, yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak güzel ahlâka ve istikame...
  • Bediüzzaman’dan Etkilenen Şule Yüksel Şenler Erdoğan Ailesini Etkilemiş

    14 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Kısaca özgeçmişi Kıbrıslı bir ailenin çocuğu olan Şule Yüksel Şenler 1938 yılında Kayseri’de dünyaya geldi. İlk öyküleri dergi ve gazetelerde yayımlanan Şenler’in hayatı ağabeyi Üzeyir Şenler’in, Said-i Nursi’nin derslerine katılmasıyla değişti. Ağabeyinin tavsiyesi üzerine yaşam tarzını değiştirerek Risale-i Nur sohbetlerine katılan Şenler bir müddet sonra tesettüre girdi. Şenler, sinemada izlediği aktrisin baş bağlama tarzını beğenerek yeni bir başörtüsü bağlama modeli ortaya çıkardı. Genç kızlar başlarını onun gibi kapatmaya başladı. P...
  • Beni Eleştirenler Akçiçek’in İtiraflarından Sonra Nasıl Bir Yorum Yapacaklar?

    12 Şubat 2019 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Benim oy taşıma noktasında yaptığım değerlendirmeler konusunda bana karşı acımasız eleştiri yapanlar ve partizanlık yaptığımı, hatta iktidar partisini koruduğumu ileri sürerek adeta sosyal medyada beni linç etmeye çalışan arkadaşlara şimdi bir soru sormak istiyorum. Bu itiraflar sonrasında benden özür dilemeyi düşünüyor musunuz? Bugün Ergül Akçiçek’in yaptığı itiraflar benim köşe yazımda yazdıklarımdan acaba farklı bir şey mi? Benim yazdığım yazılar sonrasında bana yaptığınız eleştiriler karşısında vicdanen bir rahatsızlık duyuyor musunuz...
  • Kocatepe’nin 41 Yeni Projesini Merakla Bekliyorum

    12 Şubat 2019 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yerel seçimler öncesinde artık gündemin yavaş yavaş projelere kayması gerektiğini belirten isimlerin başına geliyorum. Oy taşıma olayları falan filan. Bütün bunların çok önemli tartışmalar olmadığını ifade etmiştim. Kimin oyunun nereye gittiğini falan bırakarak önümüzdeki beş yıl için başkan adaylarının projelerinin artık gündeme getirilmesi gerektiğini düşündüğümden dolayıdır ki projeler beni heyecanlandırıyor. Geçtiğimiz hafta sonu Artvin Belediye Başkanı ve AK Parti Artvin Belediye Başkan adayı Mehmet Kocatepe’nin bir paylaşımı oldu. ‘Yeni...