logo

Maden Karşıtlığından Ticarete Uzanan Bir Yol Mu Buldular?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yaklaşık iki yıl önce sosyal medyayı gezdiğimde sıkça bazı görüntülere rastlıyordum. Cerattepe’de Yeşil Artvin Derneği tarafından kurulan bekçi kulübesinde çekilen fotoğraflardan bahsediyorum. Hemen hemen herkesin gerek profil resimlerinde gerekse de sayfalarında bol miktarda nöbet tutulurken çekilen fotoğraflar yer alıyordu. Nöbet masalarında çekilmiş fotoğraflara pankartların önünde verilen anı fotoğrafları eklenerek sosyal medyada bolca yayın yapılıyordu. Altına birkaç güzel cümle ile paylaşılan bu fotoğraflarda takipçileri tarafından bol beğeni topluyordu.

Kimler yapmıyorlardı ki? Siyasetçilerden sendikacılara, oda başkanlarından memurlara, ev kadınlarından sıradan vatandaşlara kadar herkesin profili maden karşıtı fotoğraflarla doluydu. Adeta ‘Bende sizdenim’ yarışına girilmişti.

Ha tabi birde bunlara profil resimleri güncellemelerini de ekleyelim. Profilinde madene karşı olduğunu beyan eden yazılar ile adeta bir yarış içerisindeydi hemen hemen herkes.

TV8’de 8’de 8 adlı bir program var. Nostaljik konular işleniyor. Bugünlerde aklıma bu kanalın sahibi Acun’a teklifte bulunmak geldi. 1980,1990 ve 2000’li yılların yerine Artvin’de 2 yıl önceki bu nostaljik fotoğraflardan bir 8’de 8 programı yapmasını teklif etmek istiyorum. Bence oldukça fazla ilgi görür. Zira bugünlerde pek çok kişinin profil resminde farklı görüntüler ve fotoğraflar yer alıyor. Galiba Artvin’de maden konusunda bir çözüm bulunmuş gibi. Bence zaten bir sorun yok idi ancak bu konuyu vatan, millet sevgisi ile karşılaştıranlar için ne değiştiğini çok merak ettiğim için konuyu gündeme getiriyorum. Sosyal medyada artık neredeyse hiç göremediğim bu fotoğrafları göremememizin bir cevabını bulmak için beyin fırtınası yapmak istiyorum.

‘Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol’ derler ya tam da bize 2 yıl önceki günlerle bugün ki günleri anlatmış gibi. Maşallah şimdi kimsenin ağzından maden karşıtı cümleler çıkmıyor, kimsenin profillerinde bu yönde bir cümle kurulmuyor. Galiba maden projesi iptal edildi ve iddia ettikleri ve bence gerçekle hiç alakası olmayan o cümle gerçekliğini yitirdi. ‘Maden çıkmasın Artvin’in yeşili solmasın’

Bir cümle daha var idi. Burası Cerattepe, Cerattepe geçilmez…

Açıkça söylemek gerekir ise ben maden karşıtlığının bu denli kolay bir biçimde çözüleceğini düşünmüyordum. İnsanların fikirlerinin arkasında daha fazla duracağını, Yeşil Artvin Derneği’nde görev yapan insanlara toplum tarafından verilen desteğin çok daha üzün süre devam edeceğini düşünüyordum. Demek ki yanılmışım. Şimdi herkes sus pus ve şimdi herkes bir takım hesaplar peşinde.

Gelelim bu hesapları konuşmaya.

Değerli okurlarım, benim maden konusundaki fikirlerimi yazılarımı takip ettiğiniz için iyi bilirsiniz. Fikirlerimin de değişmediğini de görürsünüz. 90’lı yılların sonunda benimde açık galeriye ve madene karşı olduğum dönemlerden sonra ülkemizdeki maden tesislerini gezerek yeterli bilgi ve donanıma sahip olarak gerçeği gördüğümü ve iyi bir teknoloji ile çevreci bir madenciliğin mümkün olabileceğini, Artvin’de de bu şekilde bir madencilik yapıldıktan sonra bize sunulan felaket senaryolarının boş olduğunu düşünerek maden karşıtlığımı sonlandırmıştım. Öyle bazılarının söylediği gibi para veya pul ile susma değil gerçekleri gördüğüm için fikir değişikliğine gitmiştim. Hayatım boyunca da hiçbir zaman statükoyu tercih etmemişimdir. Bilimsel gerçekler ışığında fikir değişikliklerim her zaman olmuştur. İnsanoğlunun bunu yapmasının kendi gelişimi açısından önemli olduğunu düşünenlerdenim. Geçmişte bize yanlış ve hata olarak görünen bir çok şeyin gelecekte doğru olduğunu deneyimlerimle yaşamışımdır. Bu yüzden değişime açık bir insanım.

Benim değişimimin nedeni belli de, bu günlerde toplumumuzun değişiminin nedenini bulmaya çalışıyorum. Ve şimdi hep birlikte şu soruya yanıt arayalım. Belki bu nedeni tespit edebiliriz.

‘Cerattepe Maden Projesi Artvin’de iptal mi edildi mi ki Yeşil Artvin Derneği ve bu derneğin yöneticilerine çok yakın olan insanların dışında kalan insanlarda bir tepkisizlik meydana geldi?

Sorumuzun birinci ayağına yanıt aradığımızda bakıyorum ki Cerattepe maden projesine ilişkin bir iptal olmadığı gibi maden şirketi harıl harıl çalışmakta. Yani projeye dair herhangi bir olumsuz karar yok ve proje yürürlükteki ve de ÇED raporu doğrultusunda ilerliyor. Gelelim şu tepkisizliğe.

Tepkisizlik neden var sorusuna yanıt bence kesinlikle OHAL değildir. OHAL var diye kimsenin profil resimlerini kaldırması gerekmezdi. Nihayetinde eğer sen fikrinde sabit isen kimse senin profil resmin nedeniyle sana dava açmaz. Profil resimlerinde veya profillerde maden karşıtı cümlelerin artık sıkça yer almıyor olmasının nedeni OHAL olamaz. Belki basın açıklamaları veya eylemlerin azalmasının nedeni OHAL ve yasaklar olabilir ancak kesinlikle insanların kendilerini gizlemeye başlamasında neden bu olamaz.

Pekiyi neden ne olabilir?

Maden şirketi Cerattepe’de çalışmaya başladıkça bir takım ihtiyaçlar ortaya çıkmaya başladı. Eleman ihtiyacı, mal alım satım ihtiyacı, araç, makine kiralama ihtiyacı vs. Bu ihtiyaçların bir şekilde karşılanması gerekiyor. Nihayetinde şirket yerele önem vereceği içinde bu ihtiyaçları birileri karşılaması gerekiyor.

Bu noktadan sonra asıl sorgulama yapması gerekenlerinde Yeşil Artvin Derneği ile maden karşıtlığını kimseye bırakmayan siyasiler ve oda başkanlarının olduğunu düşünüyorum. Hani bizlere her türlü hakareti yapan ve bizleri vatan hainliği ile suçlayan o insanların sorgulaması gerekiyor. Maşallah bakıyorum onlar sürekli bir savunu halindeler. Nedenini anlayamadığım bir savunu içerisindeler.

Maden şirketine girenler, maden şirketi ile bir takım ticari ilişkilerde bulunanlara ilişkin bir tek ses çıkmıyor. Hatta sürekli yanlarında olan basın mensuplarından, ticaret erbapları ve maden şirketi ile şu ya da bu şekilde ilişkiye giren insanlar hakkında bir tek ses çıkarılmıyor. Haksızlık yapmayayım zira biz eleştirince ses çıkıyor. Cevap veriliyor. Ne yapsınlar ticaret yapıyorlar? Ne yapsın mecbur işe girdi? Ne yapsın arabasını mecbur kiraladı falan?

Sosyal medyada maden karşıtlarının kendi içerisinden çıkan insanları nasıl savunduklarını gördükçe inanın kendi adıma üzülüyorum. Bize yapılan haksızlıkları görüyorum da içimden isyan edesim geliyor. Sırf göründüğüm gibi olduğum için ve olduğum gibi göründüğüm için bu kesimler tarafından türlü hakaretlere uğrarken şimdi aralarından birçok insanın maden şirketi ile şu ya da bu şekilde ticari faaliyete girmelerine kılıf arayanların gerçek amaçlarının ne olduğu konusunda derin bir düşünce içerisine dalıyorum. Acaba bu derece maden karşıtı olma niyetinin tek nedeni pastayı başkalarına kaptırmama ve kendi adamlarına yedirme sevdası mıydı?

Maden Şirketi yönünden baktığımda onlara da bu noktada kızıyorum. Gerek işe alımlarında gerekse de ticari ilişkide bulunurken geçmişteki karşıtlıkları hiç göz önünde bulundurmuyorlar ve ben bu durumu eleştiriyorum. Yine de bir nebze olsun anlıyorum. Sonuçta halkın geneline yayılmak istiyorlar ve bir şekilde ilişkiye girmek istiyorlar. Biraz kantarın topuzu fazla kaçıyor ve eskiden yanlarında olan insanlar çok çabuk unutulur oluyor ancak yine de bir nebze şirketin anlaşılır tavrı var. Şirketin var da bu olduğu gibi görünmeyen veya göründükleri gibi olmayanların hiçbir şekilde anlaşılır tavırları yok.

Şükürler olsun ki hiçbir zaman böyle insanlardan olmadım. Ne isem o oldum. Karşıma alacağım insanları da düşünerek doğru ne ise onu yapmaya çalıştım ve dik durdum. Kıvrılmadım. Bir takım çıkarlar için kendimi pazara çıkarmadım. Ticaretime veya şuna buna bakmadan ne isem o olarak hareket ettim.

Bu yazıyı umarım dikkatlice okumuş olursunuz. Yine o at gözlüklerle okuyanlar olacaktır. Yine savunacaklardır, bu davranışta bulunanları. Sorun değil sadece bu insanlara sesleniyorum, hani Artvin için her türlü riske girecektiniz? Hani ne olursa olsun mücadeleyi bırakmayacaktınız?

Mücadele sona mi erdi? Sona ermedi ise artık Yeşil Artvin Derneği ve maden karşıtları git gide neden daha yalnız kalmaya başladılar? Ve insanlar artık kendilerini neden gizleyemeye başladılar? Neden korkuyorlar? Şimdi günümüzde kendilerini gizleyenlerin çekinmelerinin sebebi artık güçlü olan tarafın maden şirketi olduğunu gördükleri için mi?

Bu benim kafamdaki delice sorular. Sizce bu soruları sormakta haksız mıyım?

Fikirlerim uyuşmasa da dik duruşu olanlara bir sözüm yok ben kıvıranlara söz söylüyorum. Anlaşılmıştır galiba…

Ve son bir cümle. Bu yazımı arşivinize ekleyin fazla değil bir iki yıl sonra nelerin olacağını hep birlikte göreceğiz.

Etiketler:
Share
1251 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?
#

Maden Karşıtlığından Ticarete Uzanan Bir Yol Mu Buldular?” için 1 yorum

  1. Tarık Akyüz : diyor ki:

    Muaviye’de çok güçlü olduğu için insanlar Hz.Ali gibi birisini bırakıp onun safina geçtiler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...