logo

Maden İşleri Genel Müdürü Mithat Cansız İle Özel Bir Röportaj Gerçekleştirdim


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Artvin’in en önemli gündem maddelerinden biri olan madencilik üzerine Maden İşleri Genel Müdürü Mithat Cansız ile görüşürken Cansız bana hem kurumunu anlattı hem de madencilik sistemi hakkında bilgilendirmede bulundu. Açıklamalarında Mithat Cansız, Maden İşleri Genel Müdürlüğü olarak Cerattepe Projesi’nin her aşamasını adım adım takip ettiklerini, Artvin halkının bu noktada müsterih olması gerektiğini, Cerattepe’de çevreye zarar verilmemesi için her türlü önlemlerin de alındığını belirtti.

Bu röportaj Artvin için çok önemlidir diye düşündüm. Artvin’de madencilik konusunda bilgi eksikliğinin yoğun olduğunu düşünenlerdenim. Bu sebeple uzun zamandır özel röportajlar gerçekleştiriyoruz. Şimdi de Maden İşleri Genel Müdürü Mithat Cansız ile görüştük. Cansız’ın röportajının dikkatlice okunması gerektiğine inanıyorum. İki bölüm halinde yayınlayacağım röportajımızın ardından yine sürpriz röportajları aktaracağım. Ben bu röportaja yorum katmak istemiyorum. Yorumlayarak halkımızın yorumuna müdahil olmak istemiyorum.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün başarılı genel müdürü Mithat Cansız Artvin basınına özel açıklamalarda bulundu. İşte o röportajımız:

Kurumumuz maden sahalarının ve alanlarının ruhsatlarının verilmesi ve denetlenmesi ve bu bilgilerin ruhsat kayıtlarında, sicillerde tutulmasıdır.

Öncelikle makamınızda ağırladığınız ve bizleri geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Maden İşleri Genel Müdürlüğü ne iş yapar, görev ve sorumlulukları nelerdir? Önce kurumu biraz tanıyalım.

Kurumumuzu tanıtma fırsatı verdiğiniz için Artvin basınına ve siz değerli gazeteci arkadaşıma teşekkür ederim. Malumunuz olduğu üzere kurumumuz Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın merkez teşkilatı olan kurumlardan bir tanesidir. Teşkilat yasasından gelen görevlerimizle maden sahalarının ve alanlarının ruhsatlarının verilmesi ve denetlenmesi ve bu bilgilerin ruhsat kayıtlarında, sicillerde tutulmasıdır. Bunun yanında özellikle çevreyle uyumlu bir şekilde maden rezervlerimizin ve potansiyelimizin ülke ekonomiye en maksimum şekilde kazandırılması yönünde politikalar geliştirilmesi ve teşvik mekanizmalarının oluşturulması bağlamında da katkılar sunmaktadır.

Son dönemlerde ortaya çıkan atraksiyonlar büyük oranda bilgisizliğe, gerek işletmeler gerekse de ilgili kurumlar nezdinde halkın sağlıklı bilgilerle bilgilendirilmemesi ya da bu bilgilendirmenin eksik kalması sebebiyle oluyor.

Bazı sivil toplum kuruluşları halkı kışkırtabiliyor. Maden işletme ruhsatını alabilmek kolay mı zor mu? Ne tür izne tabi oluyorlar?

Türkiye’de madencilik 50-60 yıldır gayet nizami ve kanunlarla tanımlanmış prosedürlere tabi bir işlemdir. Açıkçası bu son dönemlerde ortaya çıkan atraksiyonlar büyük oranda bilgisizliğe, gerek işletmeler gerekse de ilgili kurumlar nezdinde halkın sağlıklı bilgilerle bilgilendirilmemesi ya da bu bilgilendirmenin eksik kalması sebebiyle oluyor. Bu manada kurumumuz üzerinden maden ruhsatları, işletmeye açılırken ne tür izinlere tabi tutulur konusuna değinmek istiyorum. Başta bir arama ruhsatı gerekmektedir. Arama ruhsatının ön arama, genel arama ve detaylı arama gibi alt başlıklardan oluşan bir periyot vardır. Bu yaklaşık 3 yıl sürer. Buradaki gereklilikleri ve yükümlülükleri yerine getiren maden ruhsat sahiplerine biz şartlar olgunlaştığında işletme ruhsatı, akabinde de işletme izni veririz. Bunun dışında özellikle kamu kurumlarının Karayolları, Devlet Su İşleri gibi büyük yatırımcı kamu kurumlarının yapmış olduğu inşaat faaliyetleri sırasında hammadde üretim izni diye tabir ettiğimiz bıcır ve taş gibi ruhsatlar da veriyoruz. Bununla birlikte maden işletmesini faaliyete geçirmek için Maden İşleri Genel Müdürlüğü dışında tabi olduğu izinler de vardır. Bunlar başta mülkiyet izinleri diye tabir edilen hazine arazileri ile ilgili bir alansa Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün izninin alınması, şahıs arazisiyle şahısla anlaşarak çözüm üretilmesi, yine Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uhdesinde olan mera izinleri, bunun dışında en önemlilerinden biri olan Orman ve Su İşleri uhdesinde olan orman izinleri, yine en önemlisi olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yürüttüğü Çevresel Etki Değerlendirme izinlerinden nizami bir şekilde başvurulup alınması, en son Valilikler ve belediyeler üzerinden verilen iş yeri açma ve çalıştırma izinleri ve ruhsatlarının alınması gerekiyor. Gördüğünüz gibi burada en önemli kritik izinleri sıralamış olup emin olunmalı ki bunun dışında ek ara izinler de olabiliyor. Yani tamamen kanunlarla yönetmeliklerle düzenlenmiş bir alan ve yükümlülükler yerine getirildiği müddetçe ruhsatın verildiği herhangi bir eksiklik olduğunda ise sürecin intihaya uğradığı bir mekanizmadan bahsediyorum.

Firmaların devlete ve genel müdürlüğümüze olan en temel vazifesi bu projeye uygun hareket etmeleridir.

Tüm aşamalar tamamlandıktan sonra şirketlerin devlete karşı olan sorumlulukları nelerdir?

Her şeyden önce bir maden firması bize başvururken arama ruhsat döneminden sonra işletme ruhsat dönemine geçiyor. O aşamada bize ileriye dönük her türlü teknik, finansal ve mali taahhütlerini içeren bir proje sunar. Biz de bu projeyi kanunlar, nizamlar ve yönetmelikler çerçevesinde uygun olup olmama noktasında onaylar veya ret ederiz. Eğer biz o projeye bir onay verdiysek adeta o proje ruhsat sahibinin anayasası hükmündedir ve ona uymakla mükelleftir. Firmaların devlete ve genel müdürlüğümüze olan en temel vazifesi bu projeye uygun hareket etmeleridir. Bunun dışında şirket işletme aşamasına geçtikten sonra her yıl ocak ayının sonuna kadar işletme ruhsat bedellerini ödemek zorundalar. Bu bedelin yüzde doğrudan 70’i hazineye, yüzde 30’luk kısmı ise daha sonra çevre ile uyum çalışmaları olan ve şirket tarafından herhangi bir eksiklik çıkarsa bizim nezdimizde yüzde 30’luk bedellerle biriken teminatla bunların tazmin edilmesi ve yapılması şeklinde bir çalışmamız da var.

Madenleri düzenli ve periyodik denetliyoruz

İşletme ruhsatı bedelleri dediğiniz bu rakamlar belli midir? Yoksa projenin büyüklüğüne göre mi?

Bu bedeller maktu bedellerdir ve her yıl ödenirler. 40-50 bin TL’den başlayan bedellerdir. Ancak dediğim gibi her yıl bütün maden ruhsatı sahipleri tarafından ödenmesi gereken ve emanet hesapta tutulan bir ihtiyat akçesidir. Genel Merkez olarak; bu hesaba bir rücu yada dokunmaksızın ruhsat sahibi şirketlere yükümlülüklerinin, özellikle maden işlemi bittikten sonra çevre ile ilgili uyumlu bir hale getirme bağlamında yükümlülüklerini yerine getirsinler. Bunun da takipçisi oluyoruz. Bunu yaparken düzenli periyodik denetimlerimiz var. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın denetimleri oluyor. İş güvenliği ve diğer unsurlarla ilgili Çalışma Bakanlığımızın periyodik denetimleri oluyor. Bu mekanizmanın özeti budur.

Bunun dışında şirketin devlete ve bize olan yükümlülüklerden bir tanesi de Nisan ayının sonuna kadar bir önceki yılın satış, üretim ve stoklanmış ürün miktarlarını, mali, teknik bilgilerini bize sunmasıdır. Bunlar bize sunulduktan sonra bu bilgilere dayalı olarak o yıl devlete ödemesi gereken devlet hakkı diye tabir edilen miktarları ortaya koyuyoruz. Onu da Haziran ayının sonuna kadar ödemek durumundalar. Eğer ödememe durumu söz konusu olursa maden kanununla ilgili maddelerinin cezai müeyyideleri var. Onları uyguluyoruz.

Yine bu çok önemlidir. Bizim genel müdürlüğümüz Bakanlığımız hesabına bütün madencilik ruhsatlarına işleri gören ve nezaret eden mühendis olan daimi nezareti diye insanlar var. Bunların itham edilip ücretlerinin verilmesi bir zorunluluktur. Bu da en temel şeylerimizden biridir. Tabiri caizse bizim kurumun sahalardaki gözü kulağı olan arkadaşlardır bunlar.

Onun dışında yine şirketin ÇED taahhütlerine uyması gerekiyor. Şirketin taahhütlerinde herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olursa ÇED ilgili yönetmeliği gereği Çevre Bakanlığı ilk önce bir idari para cezası, akabinde faaliyetlerin durdurulması, akabinde ise ruhsatın iptaline götürecek kadar mekanizmalar devrede olabiliyor.

“Müstakil Güvenli Madencilik Birimi”nin Oluşturulması Da Söz Konusu

Pekiyi denetimi nasıl yapıyorsunuz?

Zaten kurumumuzun en temel fonksiyonlardan bir tanesi denetimdir. Bir tanesi ruhsat verme işlemi diğer kısmı ise denetimdir. Burada ciddi bir kurumsal birikim de var. Bir kere her hafta yaklaşık 120-150 kişiden oluşan bir ekip, her biri 3-5 kişiye ayrılıyor. Bazen 20-30 ruhsat sahasına, bazen de 1 ekip 2-3 sahaya bakacak şekilde nizami denetim mekanizmamız var. Bunun dışında özellikle hassasiyet gösteren yer altı kömür maden ruhsatları gibi hassasiyeti yüksek olan şeylerde ortalama bir frekansın üstünde bir denetim mekanizması söz konusudur. Geçmişte kömür sahaları bir yılda bir denetlenirken yeni döneminde öneminden ve hassasiyetinden dolayı 6 ayda bir denetleme mekanizması geliştirdik. Yeni dönemde biz inşallah bu yılsonuna kadar 6-7 bin sahanın denetimini yapacağız. Geçmiş dönem yıllara bakıldığında ise bu rakamları tutturduğumuzu görüyoruz. Yeni dönemde dışarıdan Bakanlığımızın desteğiyle sadece işi denetim olan çok cevval, ehliyetli, liyakatli genç 72 çalışan bünyemize katılmaya başladı. Bunların bir kısmı geldi, bu ayın sonuna kadar hepsi istihdam edilecek. Arkadaşlar geldikten sonra bunların işi tamamen denetim olacak. Normalde bizim genel müdürlüğümüzde mühendislerimiz hafta içi çalışıyor hafta sonu ise denetime gidiyorlar. Bu tabiatı gereği mühendisleri de yoruyor, zihin yorgunluğu yaratabiliyor ve verimliliği de azaltabiliyor. İstihdam ettiğimiz bu yeni arkadaşlar büyük oranda bu denetimleri yapacak olan kişiler olacaktır. Bunun dışında inşallah önümüzdeki dönemde güvenli madenciliği temin etmek üzere bakanlığımızın liderliğinde güvenli “Müstakil Güvenli Madencilik Birimi”nin oluşturulması da söz konusudur. İnşallah bu tür tedbirlerle denetimleri hızlandırmış olacağız. Ayrıca sahaların risk tanımlarını yaparak, risk farklılaştırmasını ortaya koyarak, daha riskli sahalara daha çok denetim, daha az riskli sahalara daha az denetim şeklinde bir metotta geliştireceğiz.  İnşallah böyle bir ayrıştırma ile de denetimleri hızlandırmış olacağız.

Her şeyden önce Artvin halkımız kesinlikle müsterih olmalı. Biraz önce arz ettiğim üzere maden ameliyeleri kesinlikle belli yönetmelikler ve mevzuatlar çerçevesinde yapılıyor.

Bildiğiniz gibi Artvin Cerrattepe’de bir maden işletmesi var. Yargıtay, son kararıyla burada maden çıkarmada bir sıkıntı yok, dedi ve son noktayı koymuş oldu. Buna rağmen Artvin halkının bir tedirginliği de var. Bu tedirginliğin giderilmesi noktasında Artvin halkına vereceğiniz mesaj nedir?

Her şeyden önce Artvin halkımız kesinlikle müsterih olmalı. Biraz önce arz ettiğim üzere maden ameliyeleri kesinlikle belli yönetmelikler ve mevzuatlar çerçevesinde yapılıyor. Bu işleri yaparken de denetim en temel unsurlardan bir tanesidir. Nitekim Artvin-Cerattepe projesi en son 31 Aralık 2015 yılında işletme ruhsatı verme aşamasında denetimleri yapılmıştır. Bu kapsamdan da bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği için ilgili firmaya 10 yıl süreli işletme ruhsatı vermişiz. Akabinde 19 Aralık 2016’da işletme iznini almış,  toplam ruhsat alanı 4 bin küsur hektarken yaklaşık 240 hektarlık kısmına işletme izni verilmek sureti ile şirketin bu faaliyeti yapacağı bizim tarafımızdan onaylanmıştır.

ÇED raporunu da hesaba katarsak bundan daha dar ve küçük bir alanda işlem yapacak.

Maden yapılacak alan 4 bin hektar değil 240 hektar mı?

ÇED raporunu da hesaba katarsak bundan daha dar ve küçük bir alanda işlem yapacak. Şunun altını çizmek istiyorum. Bir kere müsterih olsunlar diyorum iki sebepten dolayı. Bir kere bu yer altı işletmesi tekniği ile yapılacak bir üretim olacak. Yani yer üstünde herhangi bir maden çalışması olmayacak. İkincisi buradan çıkarılan maden teleferik sistemi ile oradaki ormana herhangi bir zarar vermeksizin, herhangi bir gürültü, toz gibi riskler oluşturmaksızın uygun bir sahaya intikal edecektir. Oradan da zaten kamyonlarla kurulu olan Murgul’daki tesislere iletilecek. Orada zenginleştirme yapıldıktan sonra deniz yoluyla izabe merkezine gönderilecek. İzabe kısmı çok önemli, bir kere sadece konsantre aşamasında kalmayıp ilgili maden zenginleştirme yapmak suretiyle ülkemiz ekonomisine katma değer kazandıracak bir kısım var. Bu bizim açımızdan önemlidir.

Cerattepe’de Her Türlü Çevresel Tedbirler Hesaba Katılmıştır

Devlet katkısı nedir? Bahseder misiniz?

Sadece Murgul’da kalıp yurt dışına çıkarılmış olsaydı aşağı yukarı ton başı 1.250 dolar ederken, izabe merkezine gönderilip metale çevrilmesiyle yaklaşık 6.000-6.500 dolar bir katma değer söz konusu oluyor. Yaklaşık 4-5 katlık bir artı değer ve bunu yüzlerce binlerce tonla çarptığımızda ülke ekonomisine ve ülke cari açığına büyük bir katkı sağladığını görmüş oluyoruz. Bu açıdan bakıldığında orda azami ölçüde çevresel faktörler hesaba katılarak, her türlü tedbir hesaba katılarak, özellikle teleferik sistemi, yer altı göç etme metodu uygulanan ve tarım alanının zarar uğratılması gibi riskler de barındırmayan bir mekanizma söz konusudur. Bütün bu sebeplerden dolayı yapılacak maden ameliyeleri kontrol dahilinde ve mevzualar çerçevesinde yapılıyor olacak. Bizler işletmeye geçtikten sonra özellikle firma periyodik proje bazlı denetimlerimizi yapacağız. Çevre ve Tabi Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı da kendi uhdelerine düşen kısımlarla ilgili her türlü denetimlerini yapacaklar.

Cerattepe Projesini Adım Adım Takip Ediyoruz

Artvin’de son dönemlerde katliam yapılıyor tarzında haberler çıkıyor. Bununla ilgili olarak ne söylemek istersiniz?

Basından biz de takip ediyoruz tabi. Biz pozisyonumuz gereği açıkçası madencilik sektörü ve proje bağlamında ilgili şirketle sürekli temas halindeyiz. Açıkçası bu katliam haberinin çok ciddi manada abartıldığını ve gerçekleri yansıtmadığını düşünüyoruz. Biraz önce ayrıntılı bir şekilde anlattığım sebeplerden ötürü. Zaten projeye ve ÇED izinlerine aykırı bir şekilde faaliyetler olmuş olsa biz proaktif bir şekilde kurum olarak önden müdahil olmak durumundayız. Ben Artvin halkının bu anlamda müsterih olması gerektiğini düşünüyorum.

Biliyorsunuz maden çoğu zaman çıkarıldığı yerde işletilen bir emtiadır.  Dolayısıyla o bölge halkına da yöreye de katkı sağlayan bir boyutu var. Bu proje kapsamında da yaklaşık 200-250 kişilik bir istihdam da söz konusu olacak. Bu açıdan da bakıldığında doğrudan maddi katkılar, dolaylı olarak sosyal sorumluluk projeleri ile dolaylı olarak katkıları da yadsınmaması gereken unsulardan bir tanesidir.

Share
260 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...
  • Başkan Kocatepe, O Tepkiye Sessiz Kalamadı ve Yanıt Verdi

    15 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, o tepkilere sessiz kalamadı. Ve yanıt verdi. Bu yanıtı sosyal medyadan verirken ben bu yanıtı köşe yazıma taşımak istedim. Konu Artvin’in gündemine AK Partili Belediye döneminde giren yürüyen merdiven kurulması fikri hatırlarım ilk olarak 3 seçim önce Bağımsız Türkiye Partili Belediye Başkan Adayı Nuri Keskin döneminde girmişti. O dönem çok uçuk bir fikir gibi görünen proje AK Parti Artvin Belediye Başkan adayı Mehmet Kocatepe tarafından da 30 Mart 2014 seçimleri öncesindeki vaat kitaplarına yerleştir...
  • Yoksa Siz Aziz Nesin’e mi İnandınız ?

    15 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Varlığım kudreti elinde olan ALLAH'a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bazen kendimi kaybedercesine düşüncelere dalıyorum. Yazdığım bütün yazıların yarın “HAKK’ın” divanında karşıma çıkacağını bilerek kelimelerimi seçerek yazmaya özen gösteriyorum. 4 yılı aşkın süren köşe yazarlığı yaşamımda şahıslar adını kulanıp topluma hedef göstermemem bu yüzdendir. Bir tek kalp bile kırmamaya özen gösteriyorum. Yoksa incilmişliğim ve kırılmışlığım çok… özellikle kadir, değer ve kıymet bilmeyenleri gördükten sonra herşeyden soğur oldum. ALLAH nasip ...