logo

Lokal Partisi Olmaktan Vazgeçilmeli…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH…

Son zamanlarda CHP’nin yaptıkları karşısında gözlerim yaşarmaya başladı. Doğa’ya sahip çıkmak bir CHP geleneği oldu. Nedenini algılıyamıyorum lakin konu doğa olunca insan’a gösterilen saygının çok çok üstünde bir saygı ve sevgiyle doğa’ya sahip çıkıyorlar, ilginçtir. Artvin’in bunca sorunu varken, her hafta Yusufeli olunda kaza olup, cenazeler sıralanırken nasıl olurda bu durumu görmezden gelirler. Muhalefetin işi düzgün gitmeyen işlerin düzelmesini sağlamaktır, bir nevi kontrol mekanizmasıdır. Yalnız yıllar yılı biz de bu mekanizma körele, körele “Yapılan her şeye karşı çık” mantığında oluşmuş ama bunu da yaparken; esas sorunları ele almadan, toplumsal olaylara neden olabilecek durumlar özellikle seçiliyor. Nedendir bilinmez bu özveri karşısında halk kayıtsız kalıp, yine oy vermiyor. Demem o ki CHP’nin kendi öz eleştirisini yapmasıdır. Sayın Kılıçtaroğlu ile başlayan hava tamamiyle dağılmıştır. Toplumsal olaylara destek vermek yerine durumu siyasallaştırmadan, tarafsız olmayı becere bilseler, durum farklı olurdu.

Şimdi bazı arkadaşlarım bana soruyor. Ak Parti’nin teşkilatları neden hiçbir eyleme destek olmuyor? Öncelikle merkez sağ geleneğidir. Asla sokaklara dökülmez, gider sandıkta cezasını verir. Daha önce böyle olmadı mı ? 25 yaş ve altı olanlar o dönemleri bilmezler, anlatılanlarsa yaşananların hiçbir zaman yerini tutmaz. Gencecik ruhların, sadece ruhani inançları doğrultusunda esir edilip, bırakın okumayı, sosyal aktivitelere bile katılması engelleniyordu. Asker oğlunun yemin törenine başı kapalı olan  annesi alınmıyordu. Daha neler neler anlata bilirim. Hiçbir sağ görüşlü o zaman hükümet ortağı olan partiler dahi ses çıkaramıyordu. Sonrasında ne oldu? Erken seçim oldu, suskun olan kitle sandıktan refah partisini birinci parti olarak çıkardı. Sonrasında Ak Partiye kadar uzanan, olaylar silsilesiyle 2002 seçimlerinde Ak parti oyların % 34 ünü alarak 363 millet vekiliyle birinci oldu. Aslında siyasi bilimler akademisyenleri çok iyi bilirler, Ak Parti’nin gelişi etki ye tepki meselesidir. Öyle ki her gün ekonomi darmadağın oluyor.  İnsanlar eflasyon karşısında ezilmek nedir, Paramparça oluyor.  öcalan canisi idam edilemiyor. Bunların neticesinde de Ak Parti can simidi olarak birinci parti olarak seçimi kazanıyor. Hemde açık arayla. Daima kendine öğünç kaynağı olarak bahis edilen 90 yıllık chp de oyların %19 unu alarık ikinci parti oldu. Aklımın almadığı olaysa 90 yıllık bir siyasi parti nasıl olurda hemde her fırsatta Atatürk’ün ismine sığınan parti, bir yıllık bir mazisi olan partiden bu kadar fark yemesidir. Arkadaşlar farkında bile olmadan CHP Atatürk’e ihanet etti.  Atatürk’ün aziz hatırası olan partisini ne hallere düşürdürler.

Demem o ki artık biraz elit partisi olmayı bırakın, bakın yakında erken seçim var. Artık zengin lokallerinde oturmayı bırakın, halka inin, pahali rezidanslardan halkı nabzı tutulmaz. Aç insanın halini üzeri tatlı dolu kaşıklarla anlamak mümkün değildir. Her defasında anamuhalefet partisi kalarak halk sizi cezalandırıyor. Ne hikmetse bu avantajınızı hiçbir zama değerlendiremiyorsunuz? İnan bana bir halk kitlesine ine  bilseniz ve onların acılarını, sevinçlerini paylaşa bilseniz. % 50 ile iktidar olursunuz. Ama bu mantıkla hareket etmeye devam ederseniz. 1000 yılda geçse 10 nesil de değişse siz yine anamuhalefet partisi olarak kalırsınız. Ak parti misyonu biter, yerine beyaz parti gelir. daha ilk seçiminde iktidar olur. Umarım benim bu samimi düşüncelerimi biraz ciddiye alırlar ve de sadece bir kesimin değil halkın tamamının sesini duyarlar. Ulu önder bugünleri görseydi, ilk olarak bu partiyi kapatırdı. İyi ki CHPnin bu halini görmedi… saygılarımla…

Etiketler:
Share
529 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...