logo

reklam

Liderlerin Açıklamaları Sıcak Bir Yazın Habercisi


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Referandum sürecinin ardından siyaset yine Ankara merkezli hareketlenmeye başladı. Köşe yazılarımda sizlere aktardığım liderlerin açıklamalarına bakıldığı zaman hareketliliğin gün geçtikçe artacağı aşikar. Belki referandum sürecinde ülke olarak oldukça yorulmuş olsak ve biraz sakin bir ortam arzulasak da ben çok sakin bir ortam beklemediğimi ifade etmek istiyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi açısından baktığımız zaman henüz yaza girmeden oldukça bir hareketlilik yaşandığını görüyoruz. Büyük kongre ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partinin başına geçmesi bekleniyor. Erdoğan’ın partinin başına geçmesi partide ciddi bir hareketlilik yaşanmasını sağlayacaktır. Ülke genelinde il, ilçe teşkilatlarında yenileme, parti genel merkezinde yenileme, bakanlar kurulunda yenileme gibi bir çok hareketliliğe büyük kongre sonrasında tanıklık edeceğiz. İpleri yeniden ele alacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha aktif, hızlı, iş bitirici bir kabine kurmakla kalmayacak tüm teşkilatlarını da elden geçirmiş olacak. Bir süredir Ankara’da konuşulan FETÖ operasyonunun siyasi ayağı için düğmeye basılmanın yanı sıra ülke genelinde AK Parti adına siyaset yapan tüm siyasetçilerin adeta GBT’leri çıkarılacak. Riskli görülen siyasetçiler görevden el çektirilecek, riskli görülmeyen siyasetçiler ile devam edilecek. Buna bağlı olarak başarılı görünen illerde teşkilatlarda elden geçirme, başarısız görülen illerde ise teşkilat yenilemelerine gidilecek. Tüm yaz aylarını kapsayacak olan bu çalışmalar AK Parti açısından sıcak bir yaz yaşanacağının garantisi. Cumhurbaşkanının partinin başına geçmesi ile birlikte bakanlar kurulunda 10 bakanlık bir revizyon beklentisi bulunuyor. Bakanların revizyonu ile birlikte parti organlarında da yenileme gerçekleşecek. Haliyle bir çok kişi yerlerinden oynayacağı için parti içi hareketlilik yoğun olacaktır.

AK Parti’deki siyasi hareket hiç kuşku yok ki bürokratik bir hareketinde başlamasını sağlayacaktır. Bir iki gün önce ülke genelinde binin üzerinde hakim ve savcının yeri değişti. Bu bile bürokratlar açısından hareketliliğin yoğun olacağının ipucu sayılabilir. Bakanlar Kurulu’nda değişim ister istemez bürokratik bir harekete neden olacağı gibi bütün il ve ilçe teşkilatlarına da bu hareketlilik bürokratik açıdan etki edecektir. Bir çok kamu kuruluşunun il ve ilçe teşkilat mensuplarında da değişimler benim beklentilerim arasındadır. Hakim ve savcıların değişimi bize göstermektedir ki sırada Valiler, Emniyet Müdürleri ve Mülki İdare Amirleri Kararnamelerinin de yakın bir zamanda çıkacaktır. Büyük kongreye kadar ben bir değişim beklememekteyim ancak yine de siyasette bazen tahminlerinde tutmadığının da olduğu sıkça görülmüştür. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kabine revizyonunda yerinde kalacağını düşündüğümden dolayıdır ki Valiler Kararnamesinin büyük kongreye kadar gerçekleşmesi ihtimalini de hiçte küçük görmemek gerek. Bu noktada yerel anlamda baktığımızda Artvin’de bir Vali değişimi beklemediğimi belirteyim. Emniyet Müdürü ve Kaymakam değişiklikleri açısından değişimler yaşanabilir ancak Artvin Valisi Ömer Doğanay açısından bir değişim açık söylemek gerekirse beklemiyorum. Artvin’de belki bir kesim tarafından acımasız eleştirilse de Vali Doğanay’ın ben başarılı olduğunu düşünüyorum. Halkın büyük bir kesimi ile iyi bir diyalog halinde olan Doğanay’ın devletin işleyişi açısından da herhangi bir zafiyet doğurmaması, olaylara etkin ve kararlı bir şekilde yaklaşımı, dik duruşu, sevecenliği, halk adamlığı ve devlet adamlığı noktasında neredeyse kusursuz davranışı, yaşanan felaketlere etkin müdahalesi gibi unsurlardan dolayı ben Vali Doğanay’ın ilimizde bir iki yıl daha kalmasının yararlı olacağına inanıyorum. Hükümetinde aynı şekilde düşüneceğini biliyorum. Bu nedenle Vali değişimi ilimiz adına yaşanmayacak olsa da ülke genelinde 40 civarında bir Vali değişiminin olacağını ve özellikle de büyük illerde vali değişimlerinin daha fazla olacağını düşünüyorum.

Hükümet kanadını bir kenara bırakarak muhalefet partilerine gelelim. Muhalefet açısından sıcak bir yaz yaşayacağı. Kazanın kaynadığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde kazanın altına daha çok odun atılacağını düşünüyorum. Bu odunlar olağanüstü bir kongreye yeterli gelmez ancak zaten olağan kongre aşamasında olan partinin siyasi hareketliliğini arttırır. Bugünden genel başkanlığa 5 adayın olacağı düşünülürken, kongre öncesinde bu adayların birleşmeleri ve en fazla 3 adaylı bir genel kurulun gerçekleştirilebileceğini bekliyorum. Benim CHP açısından değerlendirmelerimde partide kesinlikle bir genel başkan değişimine ihtiyaç duyulduğunu ancak bu şartlar altında gidilecek bir kongrede genel başkanın değişmeyeceğini öngörüyorum. Delege üstünlüğü mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde olduğu içinde ne kadar aday çıkarsa çıksın bir şekilde kazanan Kılıçdaroğlu olacaktır. Kılıçdaroğlu, bunu bildiği için parti içerisinde oldukça rahat görünüyor ve parti içi meselelerden ziyade parti dışı meselelere yön vererek bir yandan kendini garantiye alıyor diğer yandan da dikkatleri parti dışı meselelere yönlendiriyor. 2019’da gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gündemi taşıyarak kendi açısından doğru olanı yapıyor. Erdoğan’ın karşısına ortak aday çıkarma çalışmaları içerisinde yoğunlaşacak olan CHP, bir taraftan da olağan kongre süreci nedeniyle sıcak bir yaz yaşayacaktır. İlimiz açısından baktığımda CHP’de il teşkilatında herhangi bir değişim düşünmüyorum. Genel Merkezce de milletvekili Bayraktutan içinde başarılı görünen il teşkilatı görevine bir sonraki kongreye kadar aynı şekilde devam edecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi açısından duruma baktığımız zaman Devlet Bahçeli’nin sizlere da aktardığım konuşmaları göstermiştir ki artık parti içi hesaplaşmalar bu partide rafa kalkmıştır. Bahçeli bu yazı parti içi muhalefeti tamamen temizleme ile geçirecek ve olağan kongre tarihi 18 Mart 2018 tarihine kadar da tüm temizleme işlemini tamamlayarak güçlenerek yeniden genel başkan adayı olacaktır. Bahçeli ve MHP, parti içi temizleme ile bir yandan uğraşırken diğer yandan da referandumda değişen maddelerin uyum yasalarının meclisten geçmesi ile zaman geçirecek. Bahçeli gün geçtikçe partisinde ayakları daha sağlam basmaya başladığı için ve parti içi muhalefetleri de temizlediğinden dolayı grup toplantılarında daha gür bir sesle hitap ediyor ve kendine olan güveni daha fazla aktarabiliyor. Ben artık MHP’de parti içi sorunların fazla yaşanacağını düşünmüyorum ve olağan kongrede de bir değişim beklemiyorum. İl ve ilçe teşkilatlarında yenileme olacaktır. Özellikle muhaliflere yakın olan isimler giderek yerlerine yeniler gelecektir. Artvin’de genel anlamda bir temizleme yapıldığı için ilimiz adına ciddi bir değişim beklemiyorum. Şuan ilçe kongreleri gerçekleşiyor. İl kongresinde de ben herhangi bir sürpriz beklemiyorum.

Ben özellikle tüm bu 3 parti açısından da aynı şekilde yoğunluğun bu yaz mecliste geçeceğini düşünüyorum. Birçok uyum maddesinin ivedilikle meclisten geçmesi gerekiyor. Meclis bu noktada çalışmalarına başladı. Belki de bu yaz meclis daha az tatil yapacak ve yaz aylarının büyük bir bölümü yoğun meclis çalışmaları ile geçecektir. Meclisin içerisindeki tansiyonun tüm ülkeye yansımalarının olacağını göreceğiz. Bu yaz uyum yasalarının yansımalarının tartışılması ile geçecektir. Sıcak yaz gündemleri ile birlikte siyaset yine gündemin birinci maddesinde kalmaya devam edecek ve halkımızın gündemine özellikle ana muhalefet partisi tarafından uyum yasalarına yapılacak itirazlar gelecektir. AK Parti-MHP ittifakı mecliste aynı şekilde büyük ihtimal devam edecektir. AK Parti uyum yasalarının geçmesi için MHP Lideri tarafından dillendirilen İdam kararını meclisin gündemini getirebilir. İdamı mecliste AK Parti ve MHP oyları ile kabul ettirdikten sonra referandumdaki oy oranının unutulması için referanduma götürerek halkın oyuna sunulabilir. Halkın oyuna sunulacak olan idam referandumunun ise daha büyük bir oy çokluğu ile geçmesi aşikar olacağı için CHP ve HDP’nin mecliste bu sefer işi daha da zor olacaktır. Bu konuda özellikle vatana ihanet edenlerin yanı sıra tecavüzcüler ve çocuk katilleri de idam edilecekler arasına konulduğunda mecliste idama hayır diyenlerin oldukça zorlanacaklarını düşünüyorum. Mecliste referandum çoğunluğu ile geçecek olan idam kararının halk nezdinde özellikle tecavüzcüler ve çocuk katillerinin de eklenmesi ile birlikte daha büyük bir oy alacağını düşünüyorum. Sıcak yaz beklentim birazda bundan dolayıdır.

Öyle ya da böyle henüz ülkemizde siyasi tansiyon düşmemiştir. Evet, ülke referandum sürecinde oldukça yorulmuştur. Bir müddet seçim görmek istemiyor olsak da ben en geç 2018 Kasım ayında ya bir erken seçim ya da erken bir mahalli idareler seçimleri bekliyorum. Tüm seçimlerin 2019 yılına sığdırılması olasılığını görmüyorum. Ankara’da erken bir genel seçim kulislerde konuşulsa da ben Cumhurbaşkanı’nın parti içi temizlemelerinden sonra yeni kurulacak bir kabine ile birlikte gerek ekonomik gerekse de icraatçı bir hükümet ile birlikte en az bir yıl çalışarak kendisini mahalli idareler seçimlerinde güvenoyuna sunacağını düşünüyorum. Öncelikle yerel seçimlerdeki sonucu görmek isteyecek olan Erdoğan, yerel seçimlerde halkın vereceği oy oranına göre Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gideceğini ve o seçime kadar da eksiklikleri gidermeye çalışacağını öngörüyorum. Her ne kadar Ankara’da kulisler bunu konuşsa da ben böyle bir gelişme beklemiyorum. Erken seçim olur ise kesinlikle yerel seçimler erken olur yoksa seçimler zamanında gerçekleşir.

Erken bir seçim beklemesem de yukarıdaki yazdığım nedenler sebebiyle sıcak bir yaz beklentim sürmektedir. Havalar artık iyice ısındı bundan böyle kısa bir dönem rehavete giren siyaset yeniden hareketlenecektir.

Etiketler:
Share
222 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?
#

Liderlerin Açıklamaları Sıcak Bir Yazın Habercisi” için 1 yorum

  1. AKAY Tekin : diyor ki:

    Erken yerel seçim için Anayasa’nın iki maddesinde değişiklik gerekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...
  • Taşeron Meselesinde Yumuşak Geçiş Yapılmalı

    13 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini tartışıyor. Kafaların karışık olduğu günlerde ben olaya başka bir bakış getirmek istiyorum. Bugün taşeron olayına bir başka bakışla bakacağım ve ülkemizde taşeron işçi çalıştıran şirketler yönünden olaya bakmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ülkemizde taşeron meselesi çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuyu halledelim derken ülkemizin son elli yılda gerçekleştirdiği özelleştirme adımlarından geriye adım atma noktasında da dikkatli davranmakta fayda vardır. Bugün taşeronlara...
  • Artvin’de Kaldı Yüreğim

    12 Aralık 2017 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Artvin'de kaldı yüreğim siz bilmezsiniz... Bir Nisan tomurcukları aşkın adıyla sene 2016...Takvim yaprakları 24'nü gösteriyordu ve yelkovan akreple buluştuğu vakitti... Güneş yeni yeni vuruyordu kirpiklerimize... Sevda'nın, aşkın böyle hasret olupta, vuslata ermenin en sıcak, içten, samimi halini böylesine görmemiştim, yaşamamıştım, tatmamıştım ömrüm boyu... Yürek yüreğe sığmaz, bazen de bakışlar bakışlara... Tebessüm gülümsemelere, avuç içi sıcaklıkları sığmaz avuç içimize... Parmaklarımız mahpus demirleri sıklığında birbirlerine kilitlenmiş.....