logo

reklam

Kürtleri tahrik etmemek lazım


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Şimdi ben 100 defa KPSS sınavına girmiş olsam ve her seferinde 80-90 puan alsam. Bir sınıf arkadaşıma sen hiç KPSS sınavına giremezsin, iyi puan alamazsın desem ne kadar can sıkıcı ve onur kırıcı bir laf etmiş olurum.

Ya da benim 100 tane evim var, senin bir tane bile evin yok, sen ev alazsın, ev sahibi olamazsın desem ne kadar can sıkıcı ve onur kırıcı bir laf etmiş olurum değil mi?

Aynen öylede Türkler yüze yakın devlet kurmuşlar, ama Kürtler hiç devlet kurmamışlar, kuramazlar desek bu Kürtler için çok can sıkıcı ve onur kırıcı bir cümle olurdu.

İşte Kürtler hiç devlet kurmamışlar ve devlet kuramazlar sözlerini söylememek ve Kürtleri tahrik etmemek, Kürtlerin milli gururlarıyla oynamamak lazım.

Antik çağlarda Kürtlerin irili ufaklı bazı devletler kurduğunu kabul etmek lazım. İslam dönemlerinde ise Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılara tabi olarak yaşamışlar ve bu devletleri kendi devletleri gibi görmüşlerdir.

“Allah’ın bir lütfu olarak Kürtler ta Asr-ı Saadet’te İslamiyet’le müşerref olmuşlardır. Bir Kürt sahabi olan Caban el-Kurdi (r.a.) Medine-i Münevvere’ye gidip İslamiyet’le müşerref olduktan sonra Kürdistan’a dönüp halkını İslamiyet’e davet etmiştir. Hz. Ömer (r.a.) zamanında Kürtler savaşmadan toplu olarak İslamiyet’le şereflenmişlerdir. Emeviler ve Abbasiler zamanında Kürtler İslamiyet’in kahraman bir ordusu olarak hiç isyan etmeden İslamiyet’e hizmet etmişlerdir.”[1]

Selçuklular döneminde ise Malazgirt savaşında Türklere destek olup Anadolu’nun kapısını Türklere açtıklarını, Osmanlı döneminde ise kendi istekler ile Osmanlı devletine ilhak edip (katılıp) Suriye ve Mısırı almalarını teşvik ederek Osmanlının süper güç olmasına vesile olduklarını önceki yazılarımda yazmıştım.

Etnik ulusal devletlerin kurulduğu 20. Yüzyıl başlarında ise Kürtlerin Türkiye’de Ağrı Kürt Cumhuriyeti (1927-1930)  ve İran’da Mahabad Kürt Cumhuriyeti (22.01.1946-16.11.1946) olmak üzere iki küçük ve kısa ömürlü devlet kurma denemesi yaptıklarını biliyoruz.

Acaba bu devlet kurma denemelerini, Kürtler hiç devlet kuramaz şeklindeki cümlelere kızarak mı yaptılar diye bir soru aklıma geliyor.

Kürtlerin hiç devlet kurmamışlar ve kuramazlar şeklinde milli gururları rencide edilmeseydi belki bu başarısız devlet kurma çabasında bulunmayacaklardı.

[1] http://www.nasname.com/a/kurtler-ve-islamiyet

Share
291 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Evlenmek” kelimesinin kökü “ev”den geliyor

    17 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türkler, karı koca olmaya "evlenme" derler. Evlenmek "ev-bark" sahibi olmaktır. "Evlenmek" kelimesinin kökü "ev"den geliyor. Yani bildiğimiz "hane" veya "konut"tan geliyor. "Hanelenmek" veya "konutlanmak" da diyebiliriz. “Bark” Orhun kitabelerinde “mabed” anlamında kullanılmıştır. Hakan türbelerinin yanında bir mabed yapılır, orada kurbanlar kesilirdi. Ev de kutsal bir mabed sayıldığından bark adını alırdı. Bu yüzden ev-bark sahibi olanlar, kutsal bir çatı altında, hayatlarını birleştirmiş sayılırlardı. Selçuklularda “evlilik...
  • AK Parti Divan Başkanına Rağmen Güzel Bir Kongre Gerçekleştirdi

    17 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    AK Parti’nin 6.olağan genel kurulu Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımı ile bir kongre gerçekleştirildi. Kongreyi başarılı bulduğumu ifade ederken bu divan başkanına rağmen bu derece güzel bir kongre gerçekleştirilmiş olmasını takdir ediyorum. Yazımın başlangıcında öncelikle şu divan başkanına seslenmek istiyorum. Ben onun yerinde olsam siyasetten derhal el çekerim ve bir daha asla siyaset yapmam. Bu derece yeteneksiz ve bu derece başarısız bir insanın AK Parti gibi bir partide siyaset yapmasından AK Parti’ye oy vermiş bir kişi olarak utanç ...
  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...