logo

Kurt, Hocalı Katliamını Unutmadı

Türk Ocakları Artvin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt Hocalı katliamının 25. Yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Kurt yaptığı açıklamada; “Hocalı, Azerbaycan Cumhuriyetinin Dağlık Karabağ bölgesinde bulunan bir ilçedir. 11.316 kişinin yaşadığı HOCALI, şu an ÖLÜ BİR ŞEHİRDİR.

Hocalı Katliamı, savunması olmayan insanlara karşı gerçekleştirilmiştir. Hocalı ’da yaşayan 613 Azeri, sistematik bir yok etme politikası ile hayatlarını kaybetti. Uluslararası Hukuk kurallarının çiğnendiği Hocalı ‘da JENOSİD açıkça uygulandı.

İnsanların katledilmesinin yanında, Ermeniler, kadınları ve kız çocuklarını uluslararası kadın ticaretinde kullandılar. Küçük çocuklardan alınan ilik örnekleri, hastalara satıldı. Hocalı ‘da insanların organları, uluslararası organ mafyasının eline düştü.

İnsanlara, canlı canlı etnik kimlikleri hiçe sayılarak haç damgası vuruldu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamını, Dağlık Karabağ’ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı ‘’ SİVİL KIRIM ‘’ olarak nitelendirilir.

Rus 366. Motorize Alayının saldırıya katılmasıyla gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştır. Çünkü bu silahlar yeni oluşmakta olan Ermeni ve Azeri ordularında yoktur.

1980’li yılların ikinci yarısından itibaren Rusya, artık dağılma sürecindedir. Azerbaycan ve Ermenistan, gerilimli bir sürece girmişlerdir.

Ermenistan, Azerbaycan’ a ait Dağlık Karabağ Bölgesinin Dağlık kısmında Ermeni nüfusu daha çoktur. Dolayısı ile bölge kendisine aittir.

1989 nüfus sayımında, Dağlık bölgesinde; % 75 Ermeni, % 25 Azeri yaşamaktadır. Bu oranın Ermeniler lehine değişmesi, Sovyet Politikasının sonucudur.

Oysa Uluslararası örgütlerin Kabul ettiği gibi, Tarihi ve Hukuki olarak, Dağlık Karabağ Bölgesi; Azerbaycan’a aittir.

1991 yılında, Azerbaycan, Bağımsızlık ilanının ardından; Dağlık Karabağ’ın Özerk statüsünü kaldırmasına karşılık; Dağlık Karabağ Meclisi, Halk Oylaması düzenleyerek cevap Verdi. Çoğunluğu, Ermenilerin oluşturduğu bölgede Referandum sonucunda, Dağlık Karabağ Parlamentosu, bağımsızlığını ilan etti. 6 Ocak 1992 tarihinde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti kuruldu. Ancak Ermenistan dâhil hiç bir ülke bu bağımsızlığı tanımadı.

1992 yılında Sovyet birlikleri bölgeden çekildi. 1990 yılında çıkarılan bir kanunla, Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde av silahları da dâhil olmak üzere bütün silahlar toplanırken Dağlık Karabağ’da ise bu görev, Rus askerleri tarafından yerine getirildi.

1990 yılı başlarında, yaklaşık 186 bin Azeri Azerbaycan’a gitmeye zorlandı.

Ekim 1991 ‘ de ilk Azeri Köyü Ermenilerce ele geçirildi. Önce Hocalı Kasabasının hava ve karayolu ulaşımı engellendi. Sonra, su ve elektrikler kesildi. Alçakça darbe ise kasaba ablukaya alındıktan sonra vuruldu.

Yukarı Karabağ Bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı Kasabası; Ermeni’ler için bir hedef niteliğindeydi. Coğrafi olarak saldırıya müsaitti.

Dağlık Karabağ Bölgesinin, merkez şehri olan Hankendi’ye 10 km. uzaklıkta olan Hocalı, Karabağ’daki mevcut tek hava alanının burada olması ve demiryolunun da buradan geçmesi sebebiyle stratejik öneme haizdi.

1991 yılının ekim ayından itibaren abluka altındaydı. 30 Ekim de kara yolu ile ulaşım kapanmış, tek ulaşım vasıtası havayolu olmuştu.

Şuşa Şehrinin semalarında sivil Helikopterin vurulması ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra, bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2 ‘sinden itibaren şehre elektrik verilmemişti.

Şubat ayının ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin ablukasına alındı. Her gün toplar ve ağır makinalı silahlarla bombalandı.

11.356 kişinin yaşadığı Hocalı Kasabası, 26 Şubat 1992 tarihinde tehcire maruz kaldı. Kasaba tamamıyla yok edildi. Ermenistan silahlı kuvvetleri, Kasabayı üç yönden kuşatırken, helikopter ve ağır silahların yardımı ile önce Hocalı bombalandı. Ardından kasabaya girilerek katliam yapıldı.

Ermeniler, bu hareketleri ile Azerbaycan’a, Dağlık Karabağ konusunda bir mesaj vermek ve stratejik bir konumda bulunan kenti işgali amaçlamışlardı.

1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede bölgedeki; Rus 366. Alayının da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı Kasabasında sivil, kadın çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan; Azeri resmi makamlarına göre 613 kişiyi katlettiler. Katledilenlerin; 83’ ü çocuk, 106 ‘ sı kadın, 70 ‘ ten fazlası ise yaşlıydı. Bu katliamdan, yaklaşık 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu. 1275 kişi ise rehin alındı. 150 kişinin ise kaybolduğu belirtildi.

Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde; cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının, çeşitli uzuvlarının kesildiği görüldü. Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini aldı.

Bu katliama, Birleşmiş Milletler ve Batılı Devletler ciddi tepki göstermediler.

Bu savaş, 1994 yılına kadar devam etti. 1994 yılında ateşkes ilan edildi, fakat bir sonuç elde edilemedi.

Karabağ Halkı, halen Azerbaycan’da çadır ve vagonlarda mülteci olarak yaşamaktadır. Türkiye bu durumda protesto için sınırlarını kapatmıştır. Azerbaycan, bu katliamın, SOYKIRIM olarak tanınması için Dünya çapında bir kampanya başlatmıştır. Meksika Senatosu, Kolombiya Parlamentosu, Çek Cumhuriyeti Dış İlişkiler Komitesi, ABD’ nin Teksas, Nevjersey, Massasuta, Georgiya eyaletlerinde bu katliam SOYKIRIM olarak Kabul edilmiştir.

26 Şubat 1992 ‘de bu emiri veren, Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan; Taşnaksutyn örgütü liderlerinden, 1996 ‘ da Ermenistan Başbakanıdır. O sırada Dağlık Karabağ’ın ayrılıkçı önderlerinden olan şimdiki Ermenistan Cumhurbaşkanı Serk Sarkisyan ‘dır.

1991 ‘de S.S.C.B.’nin dağılması ile 15 bağımsız devlet ortaya çıkmıştır. Bunların birisi de Ermenistan’dır. Ermenistan Parlamentosu, 1990 yılında yayınladığı Bağımsızlık Bildirgesinin 12. Maddesinde; Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’si ve Batı Ermenistan’ da gerçekleştirilen 1915 Soykırımı’ nın Uluslararası Kabul görmesi çabasını destekler. Bu hedefin, Ermenistan Parlamentosu’nun 23 Eylül 1991 ‘de aldığı Bağımsızlık Kararı ve 1995 ‘te Kabul ettiği Ermenistan Anayasası ile resmen benimsendiğini ve resmen Devlet Politikası yapıldığını görüyoruz.

Yani Ermenistan, saldırganlık politikasında kurulmuş bir Devlet olmaktadır.

Bu konuyu, insanlık dışı bir itiraf ile sonlandıralım: Vahşeti yaşayan ve sonra Beyrut’ a yerleşen Ermeni Gazeteci DAUD KHEYRİYAN ( Haçın Hatırı İçin ) isimli kitabında olayı şu satırlarla anlattı… Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni Grup, Hocalı ‘nın bir kilometre batısında bir yere, 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğunu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. Çok az nefes alabiliyordu. O sırada O ‘ nu Tigranyan isimli bir asker tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa ‘ ya döndüm. Onlar, Haç’ın Hatırı için savaşa devam ettiler. 26 Şubat 2017” ifadelerini kullandı.

Share
780 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?