logo

Komünizmde Kadınların Ortaklaşalığı Var mı?


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“..Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin…” Maide suresi, 8

Giriş

Komünizm Türkiyede çoğunluk itibari ile elbette benimsediğimiz biz ideoloji değil. Toplumumuzun ekseriyetinin görüşü Komünizm ile bir birine zıttır. Fakat bu zıtlık “Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin.” Maide suresi, 8’in bize verdiği ölçü gereği, Komünizm hakkındaki görüşlerimizin de adaletsizliğe varmaması lazım.

Çocukluğumdan beri komünizmde kadınların ortak olduğu sözlerini duyardım.

Bu konuyu internette biraz araştırdım, komünizmde kadınların ortaklaşalığı diye bir şeyin olmadığı sonucuna vardım.

Mehmet Akif İnan’ın Değerlendirmesi

Eğitim Bir-Sen’in kurucusu şair ve fikir adamı Mehmet Akif İnan Komünizme bu tür yakıştırmalarla ilgili şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır.

 “Türkiye’de adı sağcıya çıkmış daha birçok kalem erbabı vardır ki, yıllar yılıdır sosyalizmi, dön dolaş şu birkaç cümleyle özetlenebilir bir tenkit ve yargıyla yıkmaya çalıştılar. Bu yüzden de kandırıcı, inandırıcı olamadılar. Türkiye’de sosyalizmin gelişmesinde biraz da, konuyu böyle pek hissî ve yüzeysel bir biçimde ele alanların emeği olsa gerek. Sosyalizm için öyle karanlık bir tablo çizdi ki bunlar; orada nikâh, namus, din, iman, mal mülk ve ana baba mefhumunun olmadığından maada, sanırdınız ki; millet açlıktan, perişanlıktan da kırılıyor. Ancak bunları yazarlarsa, sosyalizmi canevinden vuracaklarını zannettiler. Onlar bunu yazadurur ve siyasilerimiz bunu anlatadururken Rusya çeyrek asırda dünyanın süper devleti olarak zuhur ediverdi. Hatta onun uydusu olan birçok Balkan devleti kalkınma yolunda bizi fersah fersah geride bıraktı.”[1]

Komünist kaynaklar’ da kadınların ortaklaşalığı iddialarını yalanlamaktadır.

Komünist Manifestoda Kadınların Ortaklaşalığı İddiasının Yalanlanması

“Komünistlerin kadınların ortaklaşalığını getirmelerine gerek yoktur; bu, çok eski zamanlardan beri zaten var. Burjuvalarımız, kendi proleterlerinin karılarını ve kızlarını ellerinin altında bulundurmakla yetinmiyorlar ve resmi fuhşu bir yana bırakırsak, birbirlerinin karılarını baştan çıkarmaktan büyük zevk duyuyorlar. Burjuva evliliği, gerçekte, evli kadınlarda ortaklık sistemidir, ve dolayısıyla komünistler, olsa olsa, kadınların ikiyüzlüce gizlenmiş ortaklaşalığı yerine açıkça yasalaştırılmış olanını getirmeyi istemekle suçlanabilirler. Zaten, apaçıktır ki, bugünkü üretim biçiminin kalkmasıyla birlikte, bu sistemden çıkan kadınların ortaklaşalığı da, yani resmi ve özel fuhuş da kalkacaktır.”[2]

Marx-Engels, Seçme Yapıtlar 1 Eserinde Kadınların Ortaklaşalığı İddiasının Yalanlanması

Soru 21: Komünist toplum düzeninin aile üzerindeki etkisi ne olacaktır?

Yanıt: Bu, cinsiyetler arasındaki ilişkiyi, yalnızca ilgili kişileri ilgilendiren ve toplumun hiç bir müdahale isteminde bulunmayacağı salt özel bir ilişki haline getirecektir. Bunu yapabilecek durumdadır, çünkü özel mülkiyeti kaldırmakta ve çocukları komünal olarak eğitmekte, böylece bugüne kadar mevcut evliliğin ikiz temelini —özel mülkiyet sayesinde kadının kocaya ve çocukların da ana-babaya olan bağımlılığını— yoketmektedir. Ahlak dersi veren dar kafalıların kadınların komünist ortaklaşalığına karşı kopardıkları yaygaranın yanıtı da buradadır. Kadınların ortaklaşalığı tümüyle burjuva toplumuna ait bir ilişkidir ve bugün eksiksiz bir biçimde fuhuş ile gerçekleşmektedir. Ama fuhşun kökleri özel mülkiyettedir ve onunla birlikte o da kalkar. Şu halde, komünist örgütlenme, kadınlarda ortaklaşalığı getirmek yerine, ona son verir.[3]

[1] Mehmet Akif İnan Eserleri, Cilt.1, Eğitim-Bir-Sen Yayınları : 55, 2015-Ocak, Ankara, s.370

[2] http://www.tkp-online.org/sites/default/files/Kom%C3%BCnistPartisiManifestosu.pdf

[3] Marx-Engels, Seçme Yapıtlar I, s. 114

Share
317 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...