logo

Kocatepe’nin Bayrak Sevgisini Sorgulayana Bak Hele


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Artvin’de 23 Nisan günü esen şiddetli rüzgar büyük hasara neden oldu. Rüzgarın şiddetli olacağı gelen uyarılardan daha önceden belirlenmişti. Bunun için çeşitli önlemler alınmaya çalışılmış ve halk dikkatli olması noktasında uyarılmıştı. Buna karşın maalesef bir vatandaşımız Aşağı Maden Köyü’nde rüzgar nedeniyle düşen ağacın altında kalarak can verirken bir vatandaşımızda yaralanmıştı.

Köylerimizin büyük bir bölümünde ve şehir merkezlerinde onlarca evin çatısı uçtu, yüzlerce ağaç devrildi, yüzlerce direk yıkıldı. Rüzgarın bilançosu ağır olurken maalesef rüzgar bize bir şeyi daha gösterdi. Rüzgarın şiddeti Artvin’de doğal felaketten dahi siyaset yapmaya çalışan kör cahilleri dahi ortaya çıkardı.

Atatepe’deki Yırtılan Bayrak Polemiğe Neden Oldu

Artvin’de bir grup var. Bu grubun işi gücü yalan yanlış konulardan polemik üretmektir. Ne olduğuna, neden olduğuna bakmazlar beyinlerindeki siyasi fikirlerine kazanç sağlayabilmek için ellerinden geleni yaparlar ve her buldukları fırsatı değerlendirmeye çalışırlar. Yaşanan bir felaketmiş, elde olmayan imkanlarmış bakmazlar yeter ki bu insanlar kendi fikirlerine katkı sağlayacak polemikleri kamuoyunda tartışmaya açsınlar. Üstelikte bunu yaparken de insanları toplumun önüne atmak gibi bir hadsizliği de yaparlar.

Bu yukarıda belirttiğim insanlardan biri de maalesef ki tesadüfen eline geçirdiği gazetecilik mesleğini kullanarak yapan bir arkadaş. Daha önce samimiyetini sorguladığım bu arkadaş 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da, o bayram günü ilimizde yaşanan şiddetli rüzgar felaketini de fırsat bilerek beyninin arkasındaki siyasi fikre hizmet etmek için sosyal medya aracılığıyla polemik oluşturmayı başardı. Şimdi konuyu anlatalım ve sonunda o arkadaşa birkaç sözüm olacak.

Aynı Gün Bayrak İki Kez Değişti Ama Rüzgara Dayanamadı

23 Nisan günü sabah saatlerinde Artvin Belediyesi tarafından Atatepe’deki bayrak yenilenmişti. Atatepe’de esen yoğun rüzgar nedeniyle en fazla birkaç gün dayanan bayrağımız 22 Nisan’ı 23 Nisan’a bağlayan gece dayanamadığı için sabah saatlerinde yenilenmişti. Yenilenen bayrakta 23 Nisan günü saat 13.30 civarlarında yırtıldı ve maalesef tamamen uçarak kayboldu. Rüzgar o denli yoğun idi ki bayrak 4 parçaya bölünmüş ve ayrı ayrı yönlere doğru uçup gitmişti. Bu saatte ben Artvin Belediyesi’ndeki yetkili bir arkadaşı arayarak konuyla ilgili bilgi vermiştim ki bu arkadaş aynen bana şu cümleyi kurmuştu:

‘Abi biliyorum. Şuan arkadaşlara talimatı verdim. Bayrağı değiştireceğiz ama bunun da dayanacağını düşünmüyorum. Şimdi bayrağı asmaz isek 23 Nisan’da bayraksız bıraktılar, derler. Biliyorum yine uçacak ama asmamız gerekiyor. Birazdan arkadaşlar asmış olurlar.’

Bayrak bu konuşmadan kısa bir süre sonra üstelik bayram günü ve tatil günü olmasına karşın mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yeniden göndere çekilmişti. Artvin Belediyesi aynı gün birkaç kez bayrak değişimiyle uğraşırken bir yandan da rüzgarın etkisiyle yaşanan sorunlarla boğuşuyordu. Artvin Belediyesi’nin bu yoğun gününde bu bahsettiğim arkadaşında yoğun bir mesaisi var idi. O arkadaşın mesaisi de bulduğu bu fırsatta yemeden içmeden 30 Mart’tan bu yana girdiği hazımsızlığı sosyal medyada boşaltma mesaisiydi. Millet canının derdinde iken bu arkadaş kısacak bir süre bayraksız kalan Atatepe üzerinden siyasi polemik üreterek Başkan Kocatepe’nin vatan, millet ve bayrak sevdasını sorgulama derdine düşmüştü.

Bu arkadaş sosyal medya üzerinden insanları örgütleyerek kendi sayfası üzerinden insanların vatan, bayrak ve millet duygusunu kullanarak kendisini öne çıkarttırılan mesajlar attırma çabası içerisinde iken Atatepe’deki bayrağımız yerini almıştı. Tabi ki bayrak dikilince de bu arkadaşın paylaşımlarına övgüler yağdırılarak ‘Güya bu arkadaş olmasa ve yazı yazmamış olsa Artvin Belediyesi 23 Nisan’da Artvin’i bayraksız bırakacaktı’ bayrağın bu arkadaşın paylaşımları sonrasında yeniden asıldığı yazılıyordu.

Bayrağın Yerine Asılması Mı Yoksa Belediyeyi Eleştirmek Mi Daha Önemli

Bu konuyu neden mi gündeme getiriyorum? Benim tanıdığım Mehmet Kocatepe’ye bu kadar vicdansızca saldırılmış olmasından dolayı. Atatepe’de şiddetli rüzgardan dolayı bayrak uçtu diye Atatepe, 23 Nisan günü dahi olsa bir iki saat bayraksız kaldı diye bir belediye başkanını vatan, millet ve bayrak düşmanı gibi gösterilmesine kayıtsız kalmama adına bu konuyu gündeme getiriyorum.

Başkan Kocatepe tabi ki de bu konuda kendisini savunabilecek düzeyde ve yetenekte bir kişidir. Biliyorum ki o kale almama adına bu vicdansızlığa yanıt vermiyor ancak bir şekilde bu tür vicdansızlıkların da karşılık bulması gerekiyor diye düşünerek bu köşe yazımı kaleme aldım. Şimdi samimiyet konusunda hiçbir zaman iyi bir sınav veremeyen bu arkadaşa bir sorum olacak.

Senin için bayrağın ivedilikle yerine asılması mı yoksa bu konu üzerinden bir belediye başkanını eleştirmek mi önemli? Senin bayrak sevdan mesleğinden daha mı kıymetsiz? Bayrağın koptuğunu ve yerine asılması gerektiğini Başkan Kocatepe’yi arayarak söylemek yerine sosyal medya üzerinden şov yapmak daha mı güzel geldi? Madem senin için Atatepe’de bayrağımızın dalgalanması çok önemliydi eline bir bayrak alıp Atatepe’yi bayraksız bırakmamak için Atatepe’ye gitmek yerine sosyal medyada neden zaman kaybettin?

Sana Uğur Bayraktutan’ın lafı ile cevap vereceğim

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın lafı ile bu arkadaşa cevap vereceğim. Artvin’den AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, DP’lisi, Saadet Partilisi çıkar ama asla vatan haini çıkmaz. Bu memleketten vatan haini çıkmaz, arkadaşım çıkmaz.

Şimdi diyeceksin ki Atatepe’de bayrak yok diye yazmak vatan hainliği ile mi suçlamaktır? O zaman yazını yeniden bir oku. İşten senin o talihsiz yazın:

23 Nisan’da Atatepe’deki Yırtık Bayrak Üzüntüsü!

“Artvin Merkez’de Atatepe’de bulunan Türkiye’nin en büyük Atatürk heykelinin yanı başındaki dev Türk Bayrağı uzun süredir yırtık bir şekilde dalgalanmaya devam ediyor.

Şiddetli rüzgar tarafından önce ikiye bölünen bayrak 23 Nisan gibi çok anlamlı bir günde bu şekliyle dalgalanmasından dolayı Artvin Halkı’nı üzdü. Vatandaşlar gazetemizi arayarak bayrağın bu haliyle dalgalanmasına göz yuman sorumluları kınadıklarını belirttiler.

Atatepe projesi yapılmadan önce mezbelelik, çalılık ve çöplükten ibaret olan bu yer Hayırsever Atatürk sevgisiyle dolu Sıtkı Kahveci tarafından yapıldı. Tüm masrafı kendisi karşılayan Kahvecioğlu buraya diktiği Türkiye’nin en yüksek ve en büyük bayrağının bakımını, değişimini de kendisi yapıyordu. Ancak Önce gençlik Spor’a, ardından Ormana, ardından belediyeye devredilmesiyle buraya kimin bakacağı karıştı. 23 Nisan günü bayrağın bu şekilde dalgalanmasının hangi kurum sorumlusu olduğu karışmış durumda. Kahvecioğlu Vakfı’nın yaptırdığı bu tesisi bir türlü açamayan, bayrağını bile yırtıldığında değiştiremeyenlerin burayı nasıl işleteceği ise merak konusu. Bir an önce bu ayıbın, bu rezaletin ortadan kaldırılmasını isteyen Artvin Halkı başta valilik, belediye ve ilgili kurumları göreve davet etti.

Atatepe’de bulunan Atatürk Heykelinin yanı başındaki 60 metrelik bayrak direğinde 216 metrekarelik Türk Bayrağı dalgalanıyor. Ancak bayrağın ebadı küçültülmesine rağmen yırtık bayrağın dalgalanmasına genellikle Artvin Halkı dikkati sayesinde engel olabiliyor.”

Bu arkadaş bu yazıyı sosyal medyada yetiştirmeye çalıştığı saatler saat 15.23 sıralarıydı. Ben şimdi sizinle birkaç fotoğraf paylaşacağım. Saat 14.47’de çekilmiş fotoğraflar. Fotoğrafları incelediğinizde bu arkadaşın yapmak istediğini ve asıl niyetini zaten anlamış olacaksınız. Bu arkadaş o haberi sosyal medyadan yaymak yerine dışarıya baksaydı zaten bayrağın asıldığını görecekti.

Ayrıca yine bir saat sonra dışarıya çıkıp baksaydı (Saat 16.30 sıralarında) yine asılan o bayrağında rüzgar nedeniyle yırtılarak uçtuğunu görürdü. Diyeceksiniz ki sen nereden biliyorsun? Birincisi benim bürom tam Atatepe’yi net gören bir noktadadır. İkincisi ise ben işimi ciddiye alırım ve takip ederim. Öyle sosyal medya kahramanlıkları peşinde değilim.

Etiketler:
Share
675 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teşkilatların değişmesi değil, milletin cebinin para görmesi gerekir

    18 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiye zarar verdiklerini düşündüğü kibirli ve çıkarcı kimseleri partiden uzaklaştırmak istiyor. Bu elbette erdemli ve ideal bir davranıştır. Fakat aslında maalesef toplumumuz hem kibir hem de çıkarcı insanları bir şekilde benimsemiş ve içselleştirmiştir. Bu söylediğimi destekleyen iki önemli atasözü var. El öpmekle dudak aşınmaz (Bu kibirli insanların varlığına bir tahammül anlamı içerir) Bal tutan parmağını yalar (Bu da bazı insanların yolsuzluk yapmasına t...
  • Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler. Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynakl...
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa a...
  • Hilfu’l-Fudûl (Erdemliler İttifakı)

    15 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Bazı Kureyş kabilelerinin, Mekke'de haksızlığa uğrayan insanlara yardım etmek amacıyla yaptıkları Hz. Peygamber'in de katıldığı antlaşma. Bu sivil insiyatifin olumlu girişimleri Mekkeliler arasında takdirle karşılandı, örgüt mensuplarına karşı güven ve saygı oluşturdu. Bu örgütün, Hz. Peygamber'in kişiliğinin oluşturmasında, çevresiyle ilişkilerinin geliştirmesinde, itibar oluşturmasında etkisi büyük olmuştur. Peygamberliği ilan ettikten sonraki dönemde dahi Hilfu’l-Fudûl 'dan övgüyle söz etmiş ve "Yine çağrılsam gider katılırım...