logo

“Kızıldere Katliamını Unutmayacağız!”

Artvin 78’liler girişimi temsilcisi Nurettin İhtiyar 30 Mart Kızıldere Katliamının 43.yılı nedeni ile basın açılamasında bulundu.

78lilerİhtiyar yaptığı açıklamada; “Bugün 30 Mart… Kızıldere katliamının 43. yıldönümü. 12 Mart, 12 Eylül’ün tamamladığı “yarım” kalmış bir darbe olarak tarihe geçtiyse, Kızıldere katliamı, kıyıcılığın ve kanın damgasını vurduğu yakın tarihimizin simgesel miladı olarak tarihe geçti.

Türkiyeli devrimcilerin ve Türkiye’nin siyasi kaderine damgasını vuran Kızıldere katliamının karanlıkta kalan gizli tarihi pek bilinmiyor, açığa çıksın istiyoruz. Kızıldere’de yakınlarını kaybeden ailelerin yıllardır ve devrimci/demokrat kamuoyunun cevabını bekledikleri soruların yanıtları verilmedi, yanıtlansın istiyoruz. Türkiye’yi Kızıldere’ye getiren koşulların ve Kızıldere katliamının hükmünü veren muktedirlerin bilinmesini ve katil muktedirlerle bir hesaplaşma yaşanmadı, yaşansın istiyoruz. Çünkü geçmişten güncele bizi yönetenleri tanımak, bugünü anlamak temiz bir gelecek kurmak istiyoruz.

Türkiye devrimcilerinin kalemi Kızıldere’de kırıldı. Öncesi var: Nurhaklar da Sinan Cemgiller’in, Maltepe’de Hüseyin Cevahir’in, 6 Mayıs’ta Denizlerin, 18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya’nın şahsında kırıldı. Burjuvazinin 71 devrimcilerine yanıtı “kıyıcılık” ve “kan” oldu. Bu, bütün 70’li yıllar boyunca, hatta günümüze kadar halkın devrimci evlatlarının, Mart şehitlerinin Mazlum Doğan’ın Mahsun Korkmaz’ın, Berivan’ın kaderini belirledi. Kuşağımızın miras olarak devraldığı böylesi önemli bir tarihin tüm gerçekliği ile ortaya çıkarılmasını geleceğimiz açısından gerekli görüyoruz.

Tarihimizi hatırlamak, hatırlatmak ve “unutmak” istiyoruz!

12 Mart, 12 Eylül Darbelerinin Sonuçları: 60’lı yıllarda Türkiye toplumu kendine özgün bir hareketlilik içerisine girdi. Öncesinin Kemalist üsttenci “devleti kurtarma” girişimleri yerini yeni bir aşamaya devrimci sosyalist zihniyetin “halkı kurtarma”, bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm girişimlerine bıraktı. Bu, Türkiye topraklarının yabancı olduğu yeni bir devrimci aydın tipi ve aydınlanma süreciydi. 60’lardan 70’li yıllara, topluma ve halka tam yansımasa da tohum bir kez toprağa atılmıştı. Toplumsal sürecin ilerici-devrimci yeni güçlerinin üzerinde geliştiği mecranın kurutulmasına karşı 71 devrimcilerinin can pahasına direnmesi sonucu tüm 70’li yıllar boyunca halklaşma biçiminde yaşandı. 60’lı, 70’li yıllar dünya çapında bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin yükseldiği yıllardı da. Vietnam savaşı başta olmak üzere, 68 kuşağı ve 71 devrimciliği tüm bağımsızlık ve özgürlük mücadelelerini destekledi, içinde yer aldı. Emperyalist burjuvazi bunun önlemini suretle aldı. 68 sürecini radikal bir perspektifle geliştirmek isteyen kesiminin önü kesilirken, 68’in büyük kesiminin yaratıcılığını kendi düzenini yenileme yönünde değerlendirdi. Batıda bir ölçüde demokrasi geliştiyse bunun nedeni bu kesim oldu.

Türk muktedirlerinin yöntemleri son derece kıyıcı oldu. 60’lı yıllardan süzülerek gelen en yetenekli ve gözü pek devrimcileri hunharca katledildi. İşkence ve terör sonuna kadar dayatıldı. Öndersiz kalan 68 potansiyeli bir şekilde düzene entegre edildi. Hemen akabinde gelişen devrimci demokratik mücadeleye öncülük eden devrimci gençlik çok daha sert uygulamalara maruz kaldı. Öyle ki dünyanın hiçbir ülkesinin egemen sınıfı kendi gençliğine karşı bu denli düşmanlık gütmedi.

Sonuç: 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri, bağımsızlıkçı, özgürlükçü, ülkesini kendisinden çok seven kuşakların 68’lilerin, 78’lilerin önünü kesti, sağcı-gerici güçlerin önünü açtı. İşte Türkiye’nin hali…

Kızıldere ve 71 devrimciliğinin mirası nedir?

Denizleri ipin altından alma yolunda gerçek bir devrimci dayanışma ve kardeşliktir. İşbirlikçi ve halka yabancı düzene ve köhnemişliklerine karşı gençliğin sosyalist idealler ve toplumsal özgürlük uğruna başkaldırı ruhudur. Ülkeye ve halka sahip çıkışıyla gelişmeye ve yeniliğe en açık devrimcilik, “halk için devrimcilik” tir. Genç bir iradenin büyük bir cüretle “gökyüzünü fethe” çıkma iradesi, siyasi ataklık ve siyasi cesarettir. Kızıldere katliamını unutmayacağız” ifadelerine yer verdi.

Etiketler: » »
Share
778 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?
#

“Kızıldere Katliamını Unutmayacağız!”” için 2 Yorum

  1. Erhan Papila : diyor ki:

    Kızıldere katliam değildir. Operasyondur. Katledilen kişiler masum NATO askerleridir.

  2. Erhan Papila : diyor ki:

    Kızıldere katliam değil. Güvenlik operasyonudur.
    Masum olanlar o NATO askerleridir.