logo

Kılınç, İç Güvenlik Paketi’ni Eleştirdi

MHP Artvin İl Başkanı Serdar Kılınç, Mecliste görüşülen “İç Güvenlik paketi ile ilgili bir basın açıklamasında bulundu. MHP İl Başkanı olarak seçildikten sonra ilk açıklamasını yapan Kılınç, hükümeti izlediği politikalardan dolayı eleştirdi.

MHP Artvin İl Başkanı Serdar Kılınç yaptığı açıklamada; “Günlerdir mecliste yürütülen İç Güvenlik Paketi ile ilgili tartışmaları izliyoruz. Meclis mi yoksa sokak arası mı belli değil. Milli iradenin temsil organına yakışmayacak, saygınlığını lekeleyen, geçmişten bugünlere uzanan değerlerine kara çalan pek çok hareket ve eyleme şahit olduk.

Tartışmalar şöyle dursun, kavgalar, hakaretler, basit ve lümpen eylemler meclisimize yakışmıyor. Bu meclis ki Gazi bir meclistir. Kuruluşunda sadece Türk Milleti’ne değil, mazlum haldeki tüm milletlerin hürriyet sevdasına rehber olmuş bir meclistir.

İnsanlık onur ve haysiyetini bu nedenle temsil etmiş olan dünyada eşi ve benzeri bulunmayan bir saygınlığı vardır. Ama şimdi özellikle de AKP’nin takındığı tavır ile bu saygınlığa ne yazık ki gölge düşmüştür. Her gün kavga dövüş ilerleyen meclis çalışmalarının haline bakarak, aslında toplumda hali hazırda artmış olan gerginliği daha da arttırıldığının farkında değiller. Özellikle de AKP’liler. CHP’nin tutumu ise AKP’den farksız. HDP’yi ise malum sebeplerden ötürü yorumlamaya bile gerek yok.

Milletin seçtiği saygın konumda olması gereken insanların, bir birlerine zerre kadar tahammülü ve saygısı belli ki kalmamış. Allah esirgesin meclisteki bu halin topluma da zuhur ettiği takdirde olabilecekleri lütfen düşünün. Demokrasimizin önemli değerlerinden olan uzlaşma kültürümüz anlaşılıyor ki kaybolmuş.

Millet için doğru olanı değil, herkes kendi için doğru olanı savunur olmuş.

Cemiyetin esası ve çıkarları, ferdiyet ölçüsüne kadar indirgenmiş.

“Önce ülkem ve milletim” diyebilen bir anlayışın, meclisin haline bakarak yalnızca MHP’de olduğu, MHP’nin parti olarak sergilediği tutuma bakarak kolaylıkla anlaşılıyor.

AKP iktidarı İç Güvelik Yasası’nda diretiyor.

Yasada önerilen konuların genelinde Türkiye’yi Baasçı bir yapıya dönüştürebilecek, tek adam rejimini kurmaya yönelik girişimlerin olduğu anlaşılıyor. Bununla beraber özellikle son aylarda PKK’nın şehir içi uzantılarının eylemlerini engellemek maksadıyla alınmış tedbirler göze çarpsa da, AKP’nin 2 yılı aşkın süredir PKK ile giriştiği müzakere sürecinde örgüte ve yandaşlarına kazandırdığı zemin, yasa teklifinde sunulan tedbirleri anlamsız kılıyor.

PKK’nın şehir içi yapılanmaları aylardır Türk bayraklarını yakıyor, Atatürk büstlerine saldırıyor, okulları ateşe veriyor, kurulan sözde mahkemelerde yargılamalar yapıyor, ellerinde Kalaşnikof tüfeklerle yol kesip kimlik kontrolü yapıyor, vergi adı altında bölge insanından haraç topluyorken sessiz kalan iktidar, şimdi bu yasa ile PKK’nın bu türden eylemlerinin önleneceğini ima ediyor.

Hali hazırda PKK’nın yaptığı bu türden eylemlerin hepsi zaten suç kapsamındadır.

Ancak AKP iktidarı herşey gözler önünde olurken, PKK’nın bölgedeki bu “yeni nesil” terör eylemlerine karşı “aman sürece zarar gelmesin” diyerek hiçbir adım atmamıştır.

Yani yasaların verdiği yetkiyi dahi kullanmamış, güvenlik güçlerinin vazifelerine yapmalarına yine “sürece zarar gelmesin” bahanesiyle izin vermemiş, böylelikle PKK’nın şehir merkezlerinde mevzi kazanmasına, yuvalanmasına ve eylemlerini yapmasına yol açmıştır.

PKK ile kol kola yürüyen AKP iktidarı, terör örgütünün bu derecede zemin kazanmasının baş sorumlusudur.

AKP’nin PKK konusundaki samimiyeti sabıkları olsa da, İç Güvenlik Paketi adı verilen tasarıda PKK’lı şehir eşkıyalarının “yüz kapatma, Molotof kullanma, el yapımı patlayıcılar yapma” gibi suçlara yönelik yapılan yeni düzenlemeler ile son dönemde artan bonzai kullanımı ve satışı ile ilgili çalışmalar ülkedeki huzur ortamının sağlanması ve korunması namına olumlu birer adımdır.

Nitekim MHP’de paketin bu bölümlerine onay vermiştir.

Bu durumu MHP Lideri Devlet Bahçeli geride bıraktığımız gün mecliste yaptığı konuşmasında: “Görüşülmekte olan tasarının toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa, “havai fişek, molotof, demir bilye ve sapan” ibarelerini ekleyerek, bunlarla toplantı ve gösteri yürüyüşlerin katılmayı yasaklayan tasarının 7. Maddesine, Hava fişek, molotof, demir bilye ve sapan ile; ayrıca yasadışı örgüt ve topluluklarının kıyafetleriyle toplantı ve gösterilere katılanların cezalandırıldığı 8. Maddesine, Yine 2911 sayılı kanun çerçevesinde şiddet olaylarında ortaya çıkan zararın, zararı verenler tarafından ödenmesine ilişkin rücu maddesi olan 9. Maddesine,

3713 sayılı terörle mücadele kanununun içine derç edilen molotof ve kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatanlara ilişkin düzenlemeyi içeren 10. Maddeye Milliyetçi Hareket Partisi olumlu oy kullanmıştır.

Tasarının bonzaiyle ilgili 11 ve 12. Maddesi ve diğer bazı teklifler tarafımızca desteklenmiştir.” sözleri ile dile getirmiştir.

Bu konuların yasalaşmasıyla beraber artık uygulama noktasında AKP iktidarı nasıl bir tutum sergileyecek hep beraber göreceğiz. Özellikle de PKK’ya yönelik!

Ancak aynı tasarı içerisinde vali, kaymakam ve polislerin, hâkim ve savcılara ait yetkilerle donatmak son derece sorunludur. Keyfi yapılacağı ayan beyan ortada bulunan telefon dinlemeleri son derece sıkıntılı ve bireysel haklar açısından uygunsuzdur. Terörle mücadelede bu zamana kadar eşiz başarılara imza atmış olan Jandarma’nın, bugün PKK ile kol kola yürüyen AKP’nin emrine doğrudan verilmesi terörle mücadelede Türkiye’nin elini zayıflatacaktır.

 

Dahası savcılık kararı olmaksızın 48 saate varan gözaltı süresinin tasarıda öngörülmesi, Türkiye’yi içinden çıkılmaz infiallere sürükleyebilecek bir anlam taşımaktadır. AKP gibi demokrasi anlayışı sorunlu olan bir siyasi yapı için bu yetkiler demokrasinin katli anlamına gelmektedir. Ellerinden gelse kendileri hariç kimseye yaşam hakkı dahi tanımayacaklarını bu zamana kadar ki uygulamalarına bakarak görmek mümkündür.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu uygulamalara karşı olduklarını açıklamıştır.

MHP’nin İç Güvenlik Paketi ile ilgili duruşundan çıkan manaya bakıldığında ortaya çıkan sonuç; terörle mücadelede Türkiye’yi zaafa düşürecek alanların ortadan kaldırılması ve toplumsal huzurun korunmasına yönelik atılacak adımlara destek vermek, ancak demokrasiyi ortadan kaldıracak ve tek adam rejimine yol açacak çarpık çabaların da karşısında durmaktır şeklindedir.

“Önce ülkem ve milletim” diyen bir anlayışı 46 yıllık siyasi hayatında şiar edinmiş olan MHP açısından önemli olan Türkiye’nin bütünlüğü ve milletin birliğidir.

İç Güvenlik Paketi ile ilgili MHP’nin takındığı tavır da bunu ispat etmektedir” ifadelerine yer verdi.

Share
523 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?