logo

Kılıçdaroğlu, 18 Maddeyi Bilmeden Mi ‘Hayır’ Diyor


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Siyasi tarihimizde oy verememe konusunda kötü bir ün yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde yine bir hataya imza attı.

Önce haberi verelim ardından açıklamalarda bulunalım. İşte o haber:

“Kılıçdaroğlu’ndan bir büyük gaf daha!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı radyo programında ‘yeni anayasayı ve Cumhurbaşkanlığı sistemini’ eleştirirken yine büyük bir gafa imza attı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Best FM’de konuk olduğu “Konuşan Türkiye” programında, yaptığı konuşmasıyla yine yeni bir gafa imza attı.

Programda, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” üzerine konuşan Kılıçdaroğlu, bu sistemde başbakanlığın kaldırılacağını unutarak; cumhurbaşkanı ve başbakanın iki ayrı partiden çıkması durumunda güçler ayrılığının yaşanacağına ve kavga çıkacağına dikkat çekerek “neden millete anlatılmıyor” sözleri ile sitemde bulundu.

Kılıçdaroğlu ‘yeni sistemle birlikte Başbakan ile Cumhurbaşkanın farklı partilerden olması durumunda asıl kavganın o zaman çıkacağını’ söyledi.

Yeni Sistemde Başbakan Yok!

Oysa yeni sistemde Başbakanlık olmadığı için böyle bir durumun olması mümkün değil. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri vatandaşlar tarafından anayasa değişikliğini hiç okumamış şeklinde yorumlandı.”

Bu konunun neresini yorumlasam diye şaşırıyorum!

Televizyon kanallarında bazı diziler vardır. Gündemi takip etmeyen veya her bölümde farklı bir konuyu işlemeyen bu dizilerde yapılan en büyük hata tekrara düşmek ve konuyu saçmalaştırmaktır. Başlangıcında milyonlarca insanın merakla takip etmeye başladığı diziler belli bir zaman sonra yayımdan kaldırılmak zorunda kalmaktadırlar. Bu dizilerde görev yapan ve belli bir süre sonra anlatacağı bir şey kalmayınca senaristler sürekli olarak tekrara düşerler ya da konuları çığırından çıkartarak saçmalamaya başlarlar. Haliyle de diziler belli bir süre sonra reyting kaybederek final yapmak durumunda kalırlar.

Ben CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ben bu dizilere benzetiyorum. Bir kaset sonrasında göreve geldiği genel başkanlık koltuğunda girdiği tüm seçimlerde büyük hezimetler yaşamasına karşın hiçbir önemli başarıya imza atamayan Kemal Kılıçdaroğlu, gereğinden fazla görevde kalınca hata üzerine hata yapar, kendini tekrar eder hale gelmiştir. Oy verememe konusunda sabıkalı olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, sürekli kendini tekrar ederek Türk Dizilerinin düştüğü hataya düşmektedir. Hükümetin getirdiği her şeye karşı çıkmak, Erdoğan’ın söylediği her sözü yanlış saymak, kendisinin söylediğinden başka bir doğruyu kabul etmemek, partisinin ve kendisinin söylemlerini yenilememek, söylemlerinde değişime ve gelişime yer verememek gibi büyük hatalara düşen CHP Genel Başkanı artık uzatmaları oynadığını da göstermektedir. Genel Başkan olduktan sonra girdiği tüm seçimi kaybetmiş olmasına ve bundan böyle gireceği seçimleri kazanma noktasında da hiçbir umut ışığı oluşturamayan Kılıçdaroğlu, zamanının dolduğunu ispatlarcasına da Türkiye’nin önündeki bu çok önemli dönemeçte yapılmakta olan Anayasa değişikliğine de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğunu yaptığı bu gaf ile ortaya koymuştur.

Düşünün bir genel başkan bu gafa imza atıyor ise o genel başkanın partisine gönül vermiş milyonlar ne yapar? Genel başkanın değişiklikleri incelemeden, araştırmadan fikir beyan ettiği noktada partililerin maddeleri incelemeleri, araştırmaları ve o maddelerin ne getirip ne götüreceğine bakmaları ise beklenemez.

Benim işte asıl üzüntümde tamda bu noktada. Değişiklik yapılan 18 madde üzerinde tartışmalar yürütülmemektedir. Maddelerin ne getirdiği, ne götürdüğü, hangi önemli değişikliklere neden olacağına bakılmaksızın bu konuda fikir sahibi olunması, hele hele de referandumda yapacağı tercihi bilgi sahibi olmadan belirliyorlar. Bu konuda sadece ‘Hayır’ cephesini eleştirmiyorum, ‘Evet’ cephesini de eleştiriyorum. Her iki tarafında mutlaka tercihini belirlerken ciddi anlamda kendilerini bilgilendirmeleri şarttır. Gerçek vatandaşlık budur.

Ben bu sebeple yazılarımda sürekli olarak değişiklik yapılan maddeleri tek tek yazarak aktarmaya çalıştım. İnsanların fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olmaları gerektiğine inandığım için yaptım. Görüyorum ki ana muhalefet partisi CHP’nin lideri dahi maddeleri tek tek araştırmamış. Bırakın tek tek araştırmayı maddelerin meclisten geçmesine karşın, mecliste oy vererek tercihte bulunduğu maddeler sonucunda ‘Başbakanlık’ makamının kaldırıldığını dahi unutabiliyor. Bu da ortaya koyuyor ki CHP Genel Başkanı maddelerin ne getirip ne götürdüğüne bakmıyor. Sadece ve sadece değişiklikleri AK Parti getiriyor diye karşı çıkıyor. Oysa ki bu ülkede yaşayan hemen hemen herkeste kabul ediyor ki Türkiye’nin kendi sivil anayasasını yapmasının vakti gelmiş ve geçmektedir. Sürece dahil olarak maddelerin oluşumunda katkı sağlamak yerine sürece dahil olmayarak baştan reddetmek gibi büyük bir hataya düşen CHP Genel Başkanının artık değişiminin vakti gelmiş ve geçmektedir. Bunu CHP’nin üyeleri ve delegeleri nasıl görememektedirler açıkçası aklım almıyor.

Bugün Anayasa değişikliği sürecine dahil olan ve birçok maddenin şekillenmesinde katkıları bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ağır şekilde eleştiren CHP Lideri bilmeli ki aslında eleştirdiği Bahçeli üzerine düşen görevi yerine getirmiştir. Sürecin dışında kalarak baştan reddetmenin büyük hata olduğunu gören Bahçeli, sürece dahil olarak yapılacak değişikliklerin bütünüyle bir partinin tercihi olmasının önüne geçmiştir. Ben buradan şimdi herkese bir soru sormak istiyorum. 16 Nisan’da oylayacağımız Anayasa değişikliklerinin tamamı AK Parti’nin istediği ve tercih ettiği değişiklikler midir? Tamamı AK Partili üyeler tarafından yazılan maddeler midir?

Cevap hayır. Bu değişikliklerin önemli bir bölümünde MHP’nin imzası bulunmaktadır. Bu değişiklikler mecliste iki partinin uzlaşısı sonrasında ortaya çıkmıştır. Bu da göstermektedir ki değişiklikler aslında tek adamlığı değil uzlaşıyı getirmektedir.

Anayasa Değişiklikleri Uzlaşı Getiriyor

Hani dedik ya maddeleri okumadan, araştırmadan, ne getirip götürdüğüne bakmadan baştan kabul etmek veya reddetmek büyük bir hatadır, diye. İşte bu hatayı yaparsınız değişikliklerin diktatörlük getirdiğini ileri sürersiniz ve böylelikle komik duruma düşersiniz. Bu değişiklikleri iyi bir şekilde incelediğinizde değişikliklerin daha fazla demokrasi ve uzlaşı getireceğinizi göreceksiniz.

Bugün bu değişikliklere karşı çıkan kesimin büyük bir bölümü Recep Tayyip Erdoğan özelinde karşı çıkmaktadırlar. Erdoğan’ın tek adam olacağı ve bu tek adamlığın ise diktatörlüğe yol açacağını savunan zihniyetlerin maddeleri tek tek incelediğinde meclisin yeni sistemde oldukça etkin olacağını göreceklerdir. Başkan olarak seçilecek olan kişinin mutlaka gerek seçimin öncesinde gerekse de sonrasında uzlaşı arayışlarında olması şarttır. Zira halkın yüzde 50’sinin oyunu almak öyle kolay bir olay değildir. Bugün AK Parti dahi yüzde 50 oyu bugüne kadar geçemedi. Erdoğan’ın aldığı yüzde 51 civarındaki oyu da burada dikkate almamak gerekir. 18 partinin bir araya gelerek aday olarak toplumun önüne sundukları Ekmelettinİhsanoğlu’nun karşısında alınmış bir oy olarak değerlendirmekte fayda görüyorum. Tayyip Erdoğan’ın dahi yüzde 50 oyu alması kolay değildir. Mutlaka uzlaşı arayacaktır. Bakınız nasıl bu anayasa değişiklikleri öncesinde uzlaşı arayışlarına girildi? Girilmek durumundaydı zira yüzde 50’nin üzerinde bir destek gerekiyordu. Bu desteği uzlaşışız almak kolay değildi. Bu nedenle maddeleri oluştururken mecliste grubu bulunan 4 partiye de çağrıda bulunuldu. MHP dışındaki partiler halkın kendilerine verdiği yasama yani kanun yapma iradesini hiçe sayarak sürecin dışında kaldılar. Bugün halka ‘Hayır’ de baskısı yapan bu partiler mecliste kendi görevlerinden kaçarlarken halkı göreve davet etme yanlışlığına düşmeleri kabul edilebilir mi? Ben bu sebeple toplumda büyük bir sessizlik görüyorum. Siyasilere içten içe pir tepki besleyen vatandaşın kendisini göreve davet edenlerin mecliste görev yapıp yapmadığını oylayacağına inanıyorum.

Bir sonraki yazımızda maddelerin uzlaşı getirdiğini gösteren açıklamalarım olacaktır. İlgiyle takip etmenizi tavsiye ederim.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bazı Suçlara İdam Cezası Şart

    17 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artık televizyonlarda haber kanallarını izlerken insanlığından nasibini almamış insanların işledikleri suçları görmekten tiksinir oldum. Gazetelerde bu tür yaratıkların işledikleri suçları okurken erkekliğimden utanır hale geldim. Böylesi şerefsizlerle aynı Dünya çatısı altında bile yaşamaktan, aynı stratosfer altında bulunmaktan ise utanır oldum. Aynı bayrak ve toprak altında bu tür canilerle birlikte yaşıyor olmaktan ise inanın sıkıldım. Yani ne diyeceğimi ve yazacağımı bilemez haldeyim. Burada bu tür olayları dillendirerek daha fazla insanlı...
  • ŞEHR-İ NUH PROJESİNE KATKI SAĞLAYAN ÇOK YÖNLÜ VE MULTİDİSİPLİNER BİR SANATÇIMIZ; Esma CİVCİR

    15 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Not: Bu makale içerik olarak zenginleştirilmek suretiyle sürekli güncellenecektir. 1.ŞEHR-İ NUH İSMİ Şırnak isminin esas hali olan Şera Nuh, zamanla Şehri Nuh ve Şırnex ve son olarak da Şırnak haline gelmiştir. Şera Nuh kelimesi Süryanicede "Nuh istirahat etti, iskan etti" cümlesinin isimleşmiş halidir. 2.ŞEHR-İ NUH DİRİLİYOR PROJESİ Projenin İsmi: Nuh Tufanı, Şırnak ve dünya tarihinde bitiş ve başlangıç anlamına geldiğinden projeye Şehri Nuh Diriliyor denilmiştir. Hz. Nuh’un türbesinin Cizre’de oluşu, Hud Suresinin 44. ayeti Tufan...
  • Gayrimüslimlerin İslam Ülkesindeki Hakları

    14 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kendileriyle Yapılan Antlaşmalara Riayet Hayat Hakkına Riayet Adalete Riayet Kanun Karşısında Müslümanlarla Eşitlik Din ve Vicdan Özgürlükleri Çocuklarını İstedikleri Gibi Eğitme Hakkı Mabetlerinin Dokunulmazlığı İbadet ve Âyinlerini Özgürce Yerine Getirebilme Mesken Dokunulmazlığı Mülkiyet Haklarına Riayet Eziyet Etme ve İncitme Yasağı Hukukî Özerklik Hakkı Askerlikten Muaf Olma Kendilerinden Alınan Vergi Miktarının, Maddî Durumlarına Uygun Olarak Tespit Edilmesi Himaye Edilemeyince Kendile...
  • İslam’da Sanık ve Mahkum Hakları

    13 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Konunun sadece başlıklarını veriyoruz. Kısa başlıklar bile çok şey anlatıyor. Ayrıntıları görüp ikna olmak isteyenler http://www.isav.org.tr/img/20150616__6825219989.pdf linkine tıklayıp çıkan pdf dosyasındaki 531-559’uncu sayfalara bakmalıdır. 1. SANIĞIN HAKLARI a. Âdil Yargılanma Hakkı b. Masûmiyet/Suçsuzluk Karinesinden Yararlanma Hakkı    aa. Suç ve Cezada Şahsîlik İlkesinden Yararlanma Hakkı    bb. Şüpheden Sanığın Yararlanması İlkesi c. Savunma Hakkı     aa. Susma hakkı     bb. Tercümandan Yararlanma Hakkı d. Suçta ve Cezada Ka...