logo

Kendi Yağcılıklarına Bakmadan Bize Yağcı Diyenlere Gelsin


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yazmayayım yazmayayım diyorum ama inanın dayanamıyorum. Bazen benim kadar sakin bir insanı bile çileden çıkarıyor bu insanlar. Kendi yağcılıklarına bakmayan, kendi yaptıklarını görmeyen, kendi menfaatlanmalarına dikkat etmeden sosyal medyadan şahsıma ağır hakaretlerde bulunan insanlara cevap niteliği amaçlı bugün ki yazımı yazıyorum.

Sosyal medya da benim paylaşımlarımın büyük dikkat çektiğini görüyorum. Kimi zaman siyasi kimi zaman ise sosyal mesajların yayımlandığı sosyal medya sayfalarımdaki paylaşımlarım ciddi oranda paylaşım alırken yorum ve önerilerle de destekleniyor. Benim her zaman belirttiğim bir unsuru bugün ki eleştirilerimin dışında tutmak istiyorum. Ben eleştiriye açığım. Asla ve asla eleştiriler nedeniyle üzülmem ve gücenmem ancak iş hakarete ve küfür edilmesine gelince işte buna kayıtsız kalamıyorum. Sonuç itibariyle bizim mesleğimiz eleştiri öznesi üzerine kuruludur. Eleştiririz ve eleştiriliriz. Herkesin bir fikri olduğu gibi benimde kendime ait fikir ve düşüncelerim bulunmaktadır. Bunların yanı sıra ben gazeteci olmam hasebiyle de paylaşımlarım genellikle haber içerikli olmaktadır. Kimi zaman AK Parti’yi kimi zaman CHP’yi, kimi zaman MHP’yi kimi zaman İYİ Parti’yi, Saadet Partisi’ni, BTP’yi haber yaparım. Kimi zaman bir adayla ilgili haberi kimi zaman bir kazaya ait bilgileri habere dönüştürüp sizlerle paylaşırım. Sosyal ve siyasal konulardan derlenen haberleri de sizlerle kendi sayfam üzerinden paylaşıyorum. Nihayetinde bu işin bir de ekonomik boyutu olduğu için de bazen reklam ağırlıklı haber ve röportajlara da yer vermekteyim. Hal böyle iken şimdi benim paylaşımlarıma hakaret edilmesi veya bir yöne çekilmesine anlam veremiyorum. Ben kimseyi kendi fikrime inanması için çağrıda bulunmuyorum. Ben nihayetinde kendi bilgi ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Bunları yaparken beni eksiklerim veya okurlarımın düşüncelerine göre hatalarım nedeniyle eleştirebilirler ancak iş hakarete varınca oradan olayın gazetecilik boyutu bitiyor.

Şimdi bugün buradan seslenmek istiyorum. Şu bana ve benim gibi gazeteci arkadaşlara küfürler eden şahıslara seslenmek istiyorum. Hiç dönüp aynaya bir baktınız mı? Ya da kendi sayfalarınızda ki paylaşımlar ile o paylaşımlarda bulunduktan sonra gerçek hayatın içerisinde ki davranışlarınıza baktınız mı? Siz bakmamış olabilirsiniz ancak ben sizlerin sayfalarına çok dikkatlice bakıyorum. Siz hakaret eden, küfürbazların sayfalarında ki eleştiri yapılan parti ve noktalara baktığımda ve bu küfürbazların kendi hayatlarında ne denli yalaka olduklarını görünce de insanlığımdan utanıyorum. Küfürbazların arsızlıkları düşünün ki beni insanlığımdan utandırıyor.

Son bir haftada siyasi partilerin aday listelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştum. Maşallah öyle hakaretler yedim ki anlatamam. Güzel ve yapıcı eleştirilere saygı okey ama o hakaret edenler yazımı dikkatlice okuyun, bu sözlerim size.

AK Parti’nin Etinden Ve Sütünden Yararlanırlar Ama Sosyal Medyada Sırf Çevre Edinmek İçin Eleştiriler Yayımlarlar

Benim görevim gazeteciliktir. Bu sebeple herkesi ve her şeyi mümkün olduğunca takip ederim. Bu takip ettiklerim arasında küfürbazlarında gerçek ve yalancı sosyal hayatları da bulunuyor. Gerek duyarsam özel olarak bu sayfaların paylaşımlarını kopyalar ve gerçek ile sanal aralarındaki farklarını ortaya da koyarım. Belirtmek isterim ki geniş bir arşivim bulunmaktadır. Bana sırf siyasi görüşlerim ve düşüncelerim nedeniyle ağır hakaret edenlerin gerçek hayatta ben bir siyasetçiyi veya partiyi sırf övdüm diye hakaret edenlerin o siyasetçilerle veya partililerle karşılaştıklarında ne denli yağcı olduklarını görmekteyim. Belki bu küfürbazlarda yüz yoktur utanmaya ancak ben onlar adına da utanıyorum. Kendi işleri ve çıkarları için bu siyasilerle bir araya geldiklerinde maşallah her türlü yardakçılığı yapan bu şahıslar hem işlerini bir güzel o siyasetçilere gördürürler hem de sosyal medyada oh ne ala memleket bir güzel saydırırlar ve takipçilerinden övgülü sözler alırlar.

Bana gelen küfürlerin önemli bir bölümü AK Parti ile ilgili yazdığım yazılar ve paylaşımlardan dolayı geliyor. Benim kendi haber sitem tarafsız ve özgürdür. Benim şahsı paylaşım sayfalarım ise sadece ve sadece kendi özgün paylaşım aracımdır. Dilediğimi ve istediğimi paylaşırım burada. Bu kimseyi ilgilendirmez. Ben bu paylaşımları yaparken kimseye benim fikrim dışında fikir beyan etmeyin demedim ve demem de. Bunlar benim paylaşımlarımdır ve beğenmiyorsanız takip etmeyebilirsiniz derim. Buna rağmen o küfreden insanların tek tek yaşantılarını da takip etmekten geri kalmam. Şimdi o küfürbazlara sesleniyorum. Siz yüzsüzler, size sesleniyorum iyi okuyun bu satırları.

Bugün bir çoğunuzun devlet kurumlarında çalıştığını ve bu kurumlardaki bulunduğunuz noktalara gelirken ya da o yerleri korumaya çalışırken yaptıklarınızı gayet iyi bilen biriyim. Sosyal medyadan bana küfür yağdırırken, AK Parti’ye sosyal medyadan hakaretler ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a maşallah hakaretler ederken devlet kurumlarındaki yerlerinizi korumak için, tayin ve terfi istemek için, ya da bir şekilde işinizi görmek için kimlere nasıl yalakalık yaptığınızı gayet iyi biliyorum ve görüyorum. Maşallah AK Parti Milletvekili İsrafil Kışla’yı yada Milletvekili adayı Erkan Balta’yı gördüğünüzde elini sıkıp, güzelce yüzüne gülerken sosyal medyadan bana onlar için küfrettiğinizi ya da onların partileri için hakaret ettiğinizi düşünmüyorsunuz. Şimdi size soruyorum, bana sosyal medyadan AK Parti için ya da Kışla veya Balta için hakaret ederken hiç düşünmüyor musunuz acaba bu partinin etinden de sütünden de yararlandığınızı? Bana yaptığınız küfürlerin ve hakaretlerin bir tanesini bu insanların yüzüne yapabiliyor musunuz? Nerede sizde o cesaret ve yürek. Tabi ki yapamazsınız zira görülecek işleriniz var. Yarın bugün bir işiniz düşer neme lazım o işiniz görülmez. Bir tayin mevzusu olur, bir yakınınızın işe girmesi gerekir, bir yere çakıl kum gerekir, köye veya yaylanıza yol yaptırılması lazım olur nasıl dersiniz. Mümkün mü? Siz iki yüzlüsünüz! Siz alçaksınız! Siz riyarkarsınız! Sizleri takip ettiğimi bilesiniz. Hepinize ilişkin gayet güzel arşivlerim mevcuttur bilesiniz. Fazla kaşınmayı sürdürürseniz o arşivleri açarım.

Size tek bir şey söylüyorum. Ya AK Parti’nin etinden sütünden yararlanmayı bırakın ya da AK Parti’ye veya AK Parti ile ilgili iki iyi söz yazan insanlara sosyal medyadan hakaret etmeyi bırakın. Adam olun yeter.

Kocatepe İçin Bana Küfrederler Ama Maşallah Kocatepe’nin Yanında Endamlı Fotolar Çekinirler

Artvin’de en ağrıma giden olaylardan biri de AK Partili Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’nin icraatlarına ilişkin yazdığım yazılar ve paylaşımlara küfür edilmesidir. Sosyal medyada yeter ki Kocatepe ile ilgili bir şeyler yazayım veya paylaşayım, küfür üzerine küfür. Belli bir kesim var beyaz gömlekli kesim, tuzu kuru insanlardan oluşan o kesim maşallah gayet güzel bana hakaretler yağdırabiliyorlar ama iş Mehmet Kocatepe ile yan yana gelmek oldu mu bir güzel fotolar paylaşıyorlar. Kocatepe yüzünden küfürleri ben yiyorum ama yağ kokan övgü dolu sözleri ise Kocatepe alıyor. Ne ala memleket. Şimdi buradan yazıyorum bana hakaret eden sizi gidi küfürbazlar, var mı tıpanız bu sözleri Kocatepe’ye söylemeye. Haydi hodri meydan. Kocatepe ile karşılaşınca ya da onu ziyaret edince başkanım başkanım çekeceksiniz ve birlikte poz vermek için bir yerlerinizi yırtacaksınız, sonra gelip Tolga Gül’e hakaret edeceksiniz. Sizi gidi yüzsüzler, bilesiniz ki sizin de arşivleriniz var elimde.

Değerli okurlarım bunlarında gerçek yüzlerini ortaya çıkarayım. Bunlar Kocatepe ile karşılaşınca yağcılık yaparlar. Kocatepe’ye işleri düşünce her türlü başkanım başkanımı çekerler. Kocatepe’yi yeter ki 200 metre öteden görsünler yanına koşup giderler ama sosyal medyada nasılsa Kocatepe’nin işi bitip te onları takip edecek hali yok ya vur Tolga Gül’e Kocatepe için. Bunların yüzleri yüz değil sanki beşyüz. Burada tabi ki sadece onların hatası yok onların gerçek yüzünü göremeyenlerinde hatası yok değil. Şimdi bu insanlara da sesleniyorum haydi doğru ve erdemli iseniz yapsanıza Kocatepe’nin kendisine hakaret!

Vali’nin Yanını Kimseye Bırakmazlar Ama Vali’yi Övdüm Diye Bana Küfrederler

Bitti mi, bitmedi. Bir grup daha var. Artvin’in gerçekten iyi bir valisi var. Ömer Doğanay iyi ve başarılı bir valilik yapıyor. Zaman zamanda biz yazılarımızda kendisini övüyoruz. Sayın Valimizi övdüğüm o güzel yazılara bazen öyle hakaretler alıyorum ki inanın şaşı kalıyorum. Aldığım hakaretten değil hakaret edenlerden dolayı. Maşallah bana Vali nedeniyle hakaret eden insanları Vali’nin yanında takım elbiseli, şık giysili elbiselerle, gülümseyen fotoğraflar çektirirken görünce nasıl şaşırmayayım ki? Bu küfürbazlar bana sosyal medyadan Vali ile ilgili güzel söz yazdım diye küfür ederlerken Vali’yi ziyaret etmekten geri duramıyorlar. Ya bir grupça, ya bir dernekçe, ya bir partice Vali’yi ziyaret eden yada bir açılışta Vali ile bir araya gelen veya kendi açılışlarına Vali’yi davet eden bu insanlar kendi sosyal medya hesaplarında Vali fotolarıyla birlikte çevrelerine bir güzel hava atarlar. Havaları kendilerine küfürleri ise bana nasip olur. Kimse onlara sormaz ki onlara ‘Dün Vali’yi övdü diye Tolga’ya küfrediyordun. Bugün Vali ile çekindiğin fotoğraflarla hava atıyorsun” diye. Haydi Valimizin işi gücü bitmedi ki sizin gerçek yüzünüzü takip etsin ama bilesiniz ki sizlerle ilgili de arşiv bulundurmaktayım.

Cerattepe İçin Bana Küfredip Şimdi Bir Güzel Nemalananlar, Sizleri Unutmadım

Bitti mi? Yok bitmedi? Bir küfürbaz grubu daha var. Kimler mi? Maden karşıtları. Maden nedeniyle yaptığım haberleri ve yazıları paylaştığımda bana küfreden o küfürbazlar vardı ya onlardan bahsediyorum. Gerçi son dönemlerde bu arkadaşları göremiyorum ve bulamıyorum. Bana sokakta el sallayan, sosyal medyada hakaretler yağdıran, bir toplantıda uzaktan beni tehdit eden bu arkadaşlar bu ara sormayın bir yoğunluk içerisindeler ki bilemezsiniz. Ne yapsınlar şimdi para kazanıyorlar? Düşmüşler bir maden yaltakçılığına. Ya maden şirketine yağcılık peşindeler ya da maden şirketi ile ticaret yapmaya başlayan eski yol arkadaşlarına yalakalık yapmaya. Hani çok değil bir yıl önce sosyal medyadaki sayfalarında ‘Maden Çıkmasın Artvin’i Yeşil’i solmasın!’, ‘Katil Şirket Artvin’i terk et!’ diye yazılar yazarak birde nöbet kulübelerinde nöbetler tutum onları sayfalarında gururla paylaşanlar var ya onlardan bahsediyorum. Şimdi çoğunun sayfalarında o fotoğrafları ne görürsünüz ne de bulabilirsiniz. Bir çoğu sildi ki şirketle veya şirketle iş yapan firmalarla bağlantıları bozulabilir. Onların gücü bir bana yeterdi. Ne güzel bana küfür ama maden şirketi yetkililerine yağcılık. Bana küfür madenden iş yapan insanlara yalakalık. Bana küfür paraya tamah. Ne olacak ki? Nasılsa geçmişi unutan bir maden şirketi var ya!

Şimdi o maden yüzünden bana küfredenlere sesleniyorum. Haydi yiyor ise sosyal medya sayfalarınıza yeniden yazsanıza aynı cümleleri. Nöbet tuttuğunuz fotoğrafları paylaşsanız ya yeniden. Paranın yüzü tatlı mı geldi beyler? Ya da şimdi görüyorsunuz ki Yeşil Artvin Derneği değil Etibakır güçlü. Bir güzel dönüş. Kıvraksınız ne diyeyim, kolay gelsin maden küfürbazları. Unutmayın ki sizin de arşivleriniz mevcut bende.

Hepinize birden tekbir söz ile cevap veriyorum. İki dakika insan olun yeter!

Share
176 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkiye 24 Haziran’da Dünya Gücü Haline Gelecek

    16 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçmen 24 Haziran seçimlerine memleket meselesi olarak bakıyor. Seçmen güçlü meclis, güçlü lider, güçlü hükümet anlayışına yönelecek Seçmen koalisyonlarla ülke istikrara kavuşamadığını gördü Seçmen Diyarbakır da, Çankaya da olduğu gibi kepenk kapatmıyor özgür iradesiyle oyunu kullanıyor. Seçmen tarihin seyrini değiştirecek olan Türkiye’yi düşünecek Seçmen Milli ve yerli devlet sistemi ne oy verecek Seçmen küresel köle olmaya hayır, küresel güç olmaya evet diyecek Son on yılda dünyanın çehresi değişti diyen sabah yazarı Fahrettin Altun öz...
  • Seçim Çalışmalarını Değerlendiriyorum. Sırada MHP Var

    11 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    24 Haziran’a az bir süre kala diğer partilerde olduğu gibi MHP’de de hareketli günlen yaşanıyor. Milletvekili adayları bir o ilçede, bir bu ilçede koşturmaya devam ederlerken, MHP’nin il ve ilçe teşkilatları da çalışmalarını sürdürüyor. Belki ekonomik anlamda diğer iki rakibine göre MHP çok güçlü olmasa da emin olun ki çalışma azmi ve kararlılığı açısından MHP’yi hiçte eksik görmüyorum. Öncelikle milletvekili adaylarının performanslarına şöyle bir göz atmak gerekiyor. MHP’nin iki adayı da çok iyi çalışıyor. İnanılmaz bir efor sarf ediyorlar....
  • Nasreddin Hoca gerçekte kimdir?

    11 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türk halkının mizah sembolü Nasreddin Hoca hazırcevap, insanları kırmadan doğruyu söyleyen, yeri geldiğinde kendisiyle de alay etmeyi bilen bir zattır. Fıkralarının çoğunda tarlasında, bağında çalışır, eşeğinin sırtına binip ormana odun kesmeye gider. Bazen de evinin tamiriyle veyahut hanımının dırdırıyla meşguldür. Kimi zaman da bir alim, bir kadı, bir hekim ya da bir elçi olarak karşımıza çıkar, taşı gediğine koyar ve çekilir kenara. Peki Nasreddin Hoca gerçekte kimdir? Kaynak: http://frialsupratman.blogspot.com/2017/10/nasre...
  • Zaptiye

    10 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Arapça ḍabṭ ضبط  "tutma, denetleme, disiplin altına alma" sözcüğünden türetilmiştir.  "II. Mahmut zamanında kurulan kırsal güvenlik askerine verilen ad"  "1869'da kurulan polis teşkilatının adı" Osmanlı Devleti’nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli kuruluşlara verilen ad. Kaynak:http://tarihtenanekdotlar.blogspot.com/2013/09/401-osmanli-ordusunda-reform.html Kaynak: https://laiksozluk.net/zaptiye_20725 İslam’ın zuhurundan itibaren varlığı bilinen zabıta işleri Emeviler devrinde kurumlaşmaya başlamıştır. Bu döne...