logo

Kemal Tecellisi (Allah’ın isimlerinde Cemal ve Celal dengesi)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: Allah’ın Cemal ve Celal isim ve sıfatları birbirine zıttır. Kemal bu zıtlıkların bir dengede olmasını ifade ediyor. Mesela Allah mutlak bir kudret sahibidir. Ama, haşa Rahmetini silip süpürecek kontrolsüz bir güç değildir, zaptolunamayan, yakıp yıkan bir kaba kuvvet değildir. Hem, kudretini acze dönüştürebilecek ölçüsüz bir Rahmetten de beridir. 

Kemal” bir şeyin en mükemmel haline denilen bir sıfattır; Allah’ın hem Zatı hem de sıfat ve isimleri mutlak mükemmeliyette olmasından dolayı, Kemal bu isim ve sıfatların genel ve kuşatıcı bir vasfıdır.[1]

Allah Teala hem sonsuz Celal ve İzzet Sahibi; hem de nihayetsiz Cemal ve Güzellik Sahibidir.[2]

Cemal sıfatı, Allah’ın hem zatının hem şuunatının, hem sıfatlarının, hem isimlerinin, hem icraat ve fiillerinin mutlak güzellikte olması ve çirkin ve noksanlıklardan beri, temiz olması anlamındadır.

Celal sıfatı, Allah’ın hem zatının hem şuunatının hem sıfatlarının, hem isimlerinin, hem icraat ve fiillerinin mutlak azamet ve büyüklükte olması ve acizlik ve güçsüzlük gibi hallerden beri ve temiz olması anlamındadır.

Kemal sıfatı ise, Allah’ın hem zatının, hem şuunatının, hem sıfatlarının, hem isimlerinin, hem icraat ve fiillerinin mutlak bir mükemmellikte olması ve kusur ve eksiklik gibi hallerden beri ve temiz olması anlamındadır.

Bu üç sıfat da Allah’ın hem Zatının hem şuunatının hem sıfatlarının, hem isimlerinin, hem de  icraat ve fiillerinin genel bir halidir, ortak bir vasfıdır. [3]

Bu konuda Metin Karabaşoğlu’nun “Cemal-Celal ve Zıtlıkların Buluşması Kemal” isimli bir yazısındaki bazı bölümleri kısmi düzenlemeler ile aşağıya almayı uygun gördüm.

“Allah’ın Zülkemal oluşu, Celal ve Cemal gibi bize zıt gözüken, insanların dünyasında birebir örtüştüğünü pek de göremediğimiz bu iki vasfı O’nun beraberce ve kamilen zatında barındırmasının ifadesidir.

Kemal, zıtların, bize zıt görünenlerin buluşmasıdır. O, hem Zülcelal, hem de Zülcemaldir. Rabbimiz, mutlak anlamda Celal sahibi olarak mutlak anlamda Cemal sahibi olmasıyla gösteriyor kemalini. Cebbar ve Kahhar bir Yaratıcı olarak, Rahman ve Rahim de olmasıyla; Aziz ve Kadir olmakla birlikte Kerim ve Muhsin olmasıyla; Adil ve Zü’ntikam olmasıyla birlikte Gafur ve Halim de olmasıyla Kemalini gösteriyor.

Mesela, Celali bir vasıf olarak kudret sahibidir.

Mutlak bir kudret sahibidir. Ama, haşa zaptolunamayan, yakıp yıkan bir kaba kuvvet değildir O’nunki; bilakis, kudretinin ‘basirane bir tasarruf’u vardır. Her bir şeye layık ve lazım olduğu şekliyle tecelli ediyor. Hem, kudretini acze dönüştürebilecek ölçüsüz bir rahmetten de beridir. Rahmetini silip süpürecek kontrolsüz bir güç değildir.

Hem, Celal ile Cemali, yarattığı her bir şeyde buluşturuyor.

Bazı şeyleri Cemalsiz, bazı şeyleri ise Celalsiz yaratma gibi bir noksanlıktan da münezzehtir.

Kar taneleri gibi her biri ayrı bir nakış taşıyan müthiş bir güzellik sergisi, yolların kapandığı, insanların evlerde kaldığı bir Celal boyutu da taşıyor sözgelimi. Hem insana haşyet ve ürperti veren bir Celal sergisi olarak gökyüzü, müthiş bir güzellik sergisidir.

Risale-i Nur’da Kadir-i Zülcelal’in ‘kemal-i kudret’i de, zıtlıkların buluşması ile açıklanıyor.Çünkü: Kainatta hem muazzam bir çeşitlilik vardır, herşey birbirine karışmış, içiçe geçmiş durumdaydı, birşeyin olması pek çok şeyin işin içine girmesini gerektiriyor, ama buna rağmen, bir karışıklık ve keşmekeş de yoktur kainatta.

Bilakis, bir düzen, intizam, temyiz ve tefrik vardır. Yine kainatta bolluk ile sanatlılık, çokluk ile güzellik beraberce hüküm sürüyor. Mesela bir papatya hem son derece çok ,hem de çok güzeldir. Kar taneleri hem bol, hem sanatlıdır. Her bir tür için, her cinsten şey için geçerli olan da budur. Öte yandan, her bir şeyin varlığı için bütün kainatın çalıştırılması gerekiyor, yine de herşey muazzam bir kolaylık ve suhulet içinde vücuda geliyor. Kudretteki kemali işte böylesi zıtların buluşmasıyla ortaya çıkıyordu; kibriya hakikati de işte bu şekilde tezahür ediyor.

Allah, ‘Ekber’dir, ‘Kebir’dir; çünkü, O’nun için ‘zıtların ve zıtlıkların sınır koyması diye birşey, birşey ağırlık verirken öbürünü eksik bırakmak diye birşey sözkonusu değildir.

O’ndan gayrı herşeyi sınırlayan ve eksik bırakan zıtlıklar, O’na arız olamıyor;

O, kibriya ve azametini, işte bu Kemal keyfiyetiyle gösteriyor.

Celale karşı tesbih ve Cemale karşı hamd ettiğimiz gibi, Celal ile Cemalin beraberce varlığı demek olan kemale karşı tekbir getiriyor; o tekbir ile, hem O’nun mutlak büyüklüğünü, hem O’nun büyüklüğü karşısında yaratılmışlar olarak hepimizin mutlak küçüklüğünü kabul ve ilan ediyoruz.

Ezana da, namaza da Allahuekber ile başlamamız bundandır işte. “Allahuekber” O’nu tanımanın zirvesi ise, kulluğun zirvesi olan namaz onunla başlar elbet. Kulluğun zirvesi olan namaza davet de onunla başlar muhakkak.” [4]

[1]http://www.sorularlarisale.com/makale/19635/allahin_isimleri_celal_cemal_ve_kemal_olarak_uce_mi_ayriliyor_yoksa_celali_ve_cemali_olarak_ikiye_mi_ayriliyor.html

[2] http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/risale-i-nur-da-celali-ve-cemali-isimler_206209

[3] http://www.sorularlarisale.com/makale/12909/cenab-i_hakkin_celali_cemali_ve_kemali_isimleri_hangileridir.html

[4] http://www.risaleforum.com/aciklamali-risale-i-nur-dersleri/8796-cemal-celal-ve-zitliklarin-bulusmasi-kemal.html

Share
65 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Günah Keçisi Tolga Gül, Vurun Abalıya

    21 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bugün ki yazımızı da kendi içsel isyanımıza ayıralım. Yazımın başlığında da okuduğunuz gibi Artvin’de her alanda aranan bir günah keçisi var ve o günah keçisi benim. İtiraf ediyorum. Beni yok edin. Bitirin. Çöpe atın. Öldürün de kurtarın. Bu sözleri neden dolayı mı sarf ediyorum. Hayatımın her alanında sürekli bir günah keçisi ilan ediliyor olmaktan dolayı sarf ediyorum. Özel hayatımdan sosyal hayatıma kadar her alanda günah keçisi ilan edilmek beni o derece sıktı ki bazen yaşama azmimi bile kaybeder hale geliyorum. Bu sebeple biraz isyanımı...
  • Sosyal Medya Yoluyla Toplumun Bilinç Altına Subliminal Mesaj Yüklüyorlar

    20 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    “Sana bir şey göndereceğim oku tamam mı? Banada arkadaşım gönderdi okumadan önce içinden çok istediğin şeyi üç kez tekrarla sonra aşağıdaki yazıyı oku .........Unutma önce üç kez çok istediğin şeyi tekrarla........Bismillahirrahmanirrahim lahavle vela kuvvete illah billahi aliyyül azim. Amin ....bu mesajı 20kişiye gönder dilediğin kabul oluyor. İnanmıyordum ama harbiden oluyor eğer silersen veya.....Göndermezsen. Allah dilediğini kabul etmesin. Şimdi saatine bak 9 dakika sonra seni mutlu eden bir olay olacak ... Çok zor değil kopyala gönder. Ya...
  • TEOG sınavının kalkması nedeni ile söyleyeceklerim var

    20 Eylül 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kısaca söyleyeceğim. Eğitim ve öğretimin başarılı olması için; 1.Öğretmenlerin maaşlarının yüksek olması gerekir. 2.Tüm okulların eksiksiz olarak eğitim araçları ile donatılması gerekir. 3.Okul bitirildiğinde öğrencilerin hemen iş bulma imkanına sahip olmaları gerekir. İkide bir sistem değişikliği ise gerekmez....
  • Ekonomiye El Atılması Lazım Sayın Cumhurbaşkanım!

    19 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye’de ekonomik anlamda işlerin yolunda gittiğine dayalı olarak ekonomiden sorumlu bakanların açıklamalarını okuyorum da çok güleceğim geliyor. Sürekli rakamlarla iyi gösterilme çabasında ki ekonomin halkın ekonomisine hiçbir faydası olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Şunu unutmamak gerek ki bir ülkede hükümetlerin yıkılışlarının en temel sebeplerinden biri hiç kuşku yok ki rakamsal ekonomik bozukluklar değil vatandaşın cebindeki ekonomik bozukluklardır. Bunu en iyi bilen de hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. AK Parti’yi ik...