logo

Kelale


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Çocukları ile birlikte annesi veya babası yahut her ikisi olmadan ölen kişi demektir. Bu durumda onun mirası, kardeşlerine veya kardeşlerinin çocuklarına kalır.[1]

Bu kelime, yorulup kuvvetten düşmek veya etraftan kuşatılmak manalarına mastar olup, öncesinde “kelal” (zayıflık) ikincide “iklil” (taç) ile bir ilgisi vardır. Bu yakınlık, baba-çocuk yakınlığına oranla zayıf veya onun başını yahut etrafını sardığından bu isim ile adlandırılmıştır.[2]

Karabet, yakınlık sahibi anlamına geldiği gibi, “kelale” de, “kelale sahibi” anlamında, ne çocuk ne de baba ve anne bırakmamış olan murise (varis olunan kimse), bir de mirasçıya denir. Örneğin, kardeşlik bir kelale, usul ve furu’dan bir şey bırakmadan ölen kardeş bir kelaledir. Onun arkasından kalan amca ve hala da kelaledir.

Kelale mevzuu İslam Miras Hukukunun en önemli meselelerinden biri olarak bilinir.  İslam tarihinde pek çok tartışmalara da konu olmuştur. [3]

Rivayete göre, bir gün Hz. Ömer (ra) cuma hutbesini okurken, Resulullah (a.s.m)’ı ve Hz. Ebu Bekir (ra)’i andıktan sonra şunları söyledi:

“Ben, benden sonraya yanımda “Kelale” meselesinden daha önemli bir mesele bırakmıyorum. Resulullah (a.s.m)’a hiçbir konuda “Kelale” kadar müracaatta bulunmadım. O da bana hiçbir konuda, bu konudaki kadar sert davranmamıştı. Hatta -bir keresinde- parmaklarıyla göğsüme vurarak ‘Ya Ömer! Nisa Suresi’nin son ayeti sana yetmiyor mu?’ dedi.” (Hz. Ömer daha sonra şunları söyledi:) “Eğer ben yaşarsam / fırsat bulursam, bu konuda öyle bir hüküm ortaya koyacağım ki, Kur’an’ı okuyanlar da okumayanlar da / onu bilenler de bilmeyenler de  bu konuda artık onunla hüküm verirler.”(Müslim, Faraiz,9).[4]

Kelale terimi Kur’anda Nisa 11 ve 176’ncı ayetlerde geçer. Meallerde bu kelimeye verilen manalar şunlardır.
*Çocuğu ve babası olmayan,
*Anne babası ve çocukları olmayan
*Çocuğu ve eşi olmayan
*Birinci dereceden bir mirasçıya sahip olmayan

Tarih boyunca verildiği belirtilen başka manalar şunlar;
*Babası ve oğlu olmayan
*Çocuğu olmayan
*Anne ve babası olmayan
Yukarıda verilen manalar içerisinde en yaygın olanı çocuğu ve babası olmayan, anne babası ve çocukları olmayan manalarıdır.[5]

[1] http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/miras-konusunda-adi-sikca-gecen-kelale-hakkinda-bilgi-verir-misiniz.html

[2] http://meal.ihya.org/kurani-terimler/kelale.html

[3] http://www.kuranformu.com/forum/index.php?topic=6261.0

[4] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/11323/hz-omer-ra-kelale-nin-hukmunu-ve-teyemmumun-nasil-alinmasini-niye-bilmiyordu.html

[5] http://www.kuranformu.com/forum/index.php?topic=6261.0

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...