logo

Kayyım


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Köken

Kayyım terimi, Arapça kıyam kelimesinden türemiş olup, icra etmek, yürütmek, işini görmek, kaim olmak ve yerine geçmek gibi anlamları vardır. [1]

İslam Hukuku’na Göre Kayyım Kavramı

Kayyım kelimesi terim olarak “hakim tarafından kısıtlı, gaip vb. kişiler adına hukuki tasarrufta bulunmak üzere tayin edilen kimse” şeklindeki geniş anlamı yanında “vakıf mütevellisi” ve “camilerin temizlik işlerini yapan görevli” anlamında da kullanılmıştır. Kelime Allah’ın isimlerinden olan “Kayyum” ile de karıştırılmıştır. İslam hukukunda ehliyetsizlik veya eksik ehliyet sebebiyle kişinin kısıtlanması durumunda hukuki tasarrufları veli, vasi veya kayyım vasıtasıyla denetim altına alınır. Ayrıca vekil bırakmadan ortadan kaybolan ve hayatta olup olmadığı bilinmeyen kişinin hukuki işleri yahut vasi bırakmadan ölenin vasiyetlerini yerine getirmek için hakim kayyım tayin eder. İslam hukuku kaynaklarında genel olarak mütevelli, kayyım, nazır ve müşrif aynı anlamda geçmekle birlikte örfe göre bu kelimelere farklı manalar da verilmiştir. Bu çerçevede ve özellikle mütevelli ile birlikte görev yaptığında kayyım, vakıf malında tasarruf yetkisi olmayıp mütevellinin emrinde sadece bu malları gözetmek ve korumakla yükümlü kimseyi, nazır ise mütevellinin tasarruflarına nezaret eden, mütevellinin vakıf işlerinde görüş aldığı kimseyi ifade eder. Müşrifin bölge veya ülke örfüne göre hem kayyım hem nazır karşılığında kullanıldığı görülür. Kayyım ayrıca mütevellinin iyi hal üzere olmaması, vakfı idareden aciz veya kısıtlılık altında bulunması yahut kayıp olması gibi sebeplerle vakıf işlerini yürütmek için hakimin tayin ettiği kimseye de denir. Bu durumda “kaimmakam-ı mütevelli” ile eş anlamlıdır.

Cami ve mescid vakıflarının mütevellileri veya mütevellinin emrinde vakıf malını koruyan kişilerin kayyım diye anılması, zamanla cami ve imaretlerin bakım ve temizliğini üstlenen görevlilere de kayyım denilmesini açıklayıcı mahiyettedir. Camilerin temizlik işleri görevlisi manasıyla kayyımlık, türbedarlık ve hizmetçilik gibi “cihat-ı bedeniyye” denilen, iş ve sanata dayanıp ilim tahsiline gerek göstermeyen cihetlerdendir. [2]

Türk Hukuku’na Göre Kayyım Kavramı

Hukukta kayyım, belirli bir malın, şirketin veya vakfın yönetilmesi veya belli bir işin görülmesi için tayin edilen kimseyi ifade eder. [3]

Kayyım;

-Belirli bir işi görmek veya

-Mal varlığını yönetmek için atanan gerçek kişidir. (TMK m. 403)

Kayyım kavramının günümüz hukukunda çok yaygın anlamlar içerdiğini görüyoruz. Aşağıda kayyım kavramının değişik anlamları verilmiştir.

*Bir malın idaresi veya muayyen bir iş için mahkemece tayin edilir. Bir şahıs ölmüş ve terekenin ne şekilde taksim edileceği, mirasçıların kimler olduğu belli değilse, mahkemece bu durumda da kayyım tayin edilir.[4]

*Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere o yerin en büyük mal memurunun, ilgili malın yönetimi için görevlendirilmesidir.[5]

*Kayyım; gaip kişilerin mal varlıklarını dürüstlük ilkesinden sapmadan, bencilce ve hoyratca kullanmadan, basiretle idare eden kişidir.[6]

*Belli bir işin yapılması veya belli bir olayda kişinin temsil edilmesi için mahkemece tayin edilen temsilci demektir. Gerçek veya tüzel kişiler için kayyım tayin edilebilir. Genelde veli ile küçük, vasi ile kısıtlı arasında menfaat çatışması bulunduğunda veya tüzel kişilerin yöneticileri hakkında sorunlar yaşandığında kayyım tayin edilmektedir.[7]

[1] http://www.troiamedya.com/kayyimlik-nedir-makale,423.html

[2] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=250107

[3] http://www.troiamedya.com/kayyimlik-nedir-makale,423.html

[4] http://muhasebeturk.org/ecopedia/394-k/30168-kayyim-nedir-ne-demek.html

[5] http://www.ist-def.gov.tr/birimler/kayyimlik_hizmet.php

[6] http://kayyim.blogcu.com/1-kayyim-ve-gaip-ne-demektir/1405723

[7] http://www.emlaktasondakika.com/sorular/kayyim-ne-demektir/342

 

Share
366 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkiye 24 Haziran’da Dünya Gücü Haline Gelecek

    16 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçmen 24 Haziran seçimlerine memleket meselesi olarak bakıyor. Seçmen güçlü meclis, güçlü lider, güçlü hükümet anlayışına yönelecek Seçmen koalisyonlarla ülke istikrara kavuşamadığını gördü Seçmen Diyarbakır da, Çankaya da olduğu gibi kepenk kapatmıyor özgür iradesiyle oyunu kullanıyor. Seçmen tarihin seyrini değiştirecek olan Türkiye’yi düşünecek Seçmen Milli ve yerli devlet sistemi ne oy verecek Seçmen küresel köle olmaya hayır, küresel güç olmaya evet diyecek Son on yılda dünyanın çehresi değişti diyen sabah yazarı Fahrettin Altun öz...
  • Seçim Çalışmalarını Değerlendiriyorum. Sırada MHP Var

    11 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    24 Haziran’a az bir süre kala diğer partilerde olduğu gibi MHP’de de hareketli günlen yaşanıyor. Milletvekili adayları bir o ilçede, bir bu ilçede koşturmaya devam ederlerken, MHP’nin il ve ilçe teşkilatları da çalışmalarını sürdürüyor. Belki ekonomik anlamda diğer iki rakibine göre MHP çok güçlü olmasa da emin olun ki çalışma azmi ve kararlılığı açısından MHP’yi hiçte eksik görmüyorum. Öncelikle milletvekili adaylarının performanslarına şöyle bir göz atmak gerekiyor. MHP’nin iki adayı da çok iyi çalışıyor. İnanılmaz bir efor sarf ediyorlar....
  • Nasreddin Hoca gerçekte kimdir?

    11 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türk halkının mizah sembolü Nasreddin Hoca hazırcevap, insanları kırmadan doğruyu söyleyen, yeri geldiğinde kendisiyle de alay etmeyi bilen bir zattır. Fıkralarının çoğunda tarlasında, bağında çalışır, eşeğinin sırtına binip ormana odun kesmeye gider. Bazen de evinin tamiriyle veyahut hanımının dırdırıyla meşguldür. Kimi zaman da bir alim, bir kadı, bir hekim ya da bir elçi olarak karşımıza çıkar, taşı gediğine koyar ve çekilir kenara. Peki Nasreddin Hoca gerçekte kimdir? Kaynak: http://frialsupratman.blogspot.com/2017/10/nasre...
  • Zaptiye

    10 Haziran 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Arapça ḍabṭ ضبط  "tutma, denetleme, disiplin altına alma" sözcüğünden türetilmiştir.  "II. Mahmut zamanında kurulan kırsal güvenlik askerine verilen ad"  "1869'da kurulan polis teşkilatının adı" Osmanlı Devleti’nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli kuruluşlara verilen ad. Kaynak:http://tarihtenanekdotlar.blogspot.com/2013/09/401-osmanli-ordusunda-reform.html Kaynak: https://laiksozluk.net/zaptiye_20725 İslam’ın zuhurundan itibaren varlığı bilinen zabıta işleri Emeviler devrinde kurumlaşmaya başlamıştır. Bu döne...