logo

Karanlık Aydınlığa Gebedir


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Büyük ülkelerin büyük sorunları olur. Bu doğaldır. Türkiye de bunlardan biri. Hatta en önemlisidir.

Önemli olan sorunların olması değil, çözüm üretmek önemli.

Fakirliğe, esarete, hazır almaya razı olmazsanız, kendiniz üretmeğe başlarsanız sorunlar artar ama sonunda bağımsız ülke olursunuz.

Savaşa hazırsanız barış kapıda demektir.

Türkiye üzerinde bir oyun oynanıyor. İşte Dilipak Yeni Akitte” Büyük oyun” başlıklı yazısında özetle şunları yazdı. İşte birkaç satırbaşı.

Abdulkadir Selvi’ye göre son 3 yılda Türkiye’den savaşmak için Suriye’ye ve Irak’a 10.000 civarında insan gitmiş. Bunların 7000’i DAEŞ’e katılmış.

DAEŞ’de. Türkiye’den ve Türkî ülkelerden gelenlerin bir kısmı da Selefi özelliğe sahip insanlar.

DAEŞ’in düne kadar Kürt sorunu yoktu. Alamet-i farikaları Şii ve Esed karşıtlığı idi. Musul’a girdikten sonra Esed karşıtlığının yerini özellikle Ayn el Arab’dan sonra buna PKK karşıtlığı da eklendi.

Şimdi bölgede yeni bir durumla karşı karşıyayız. PKK, son Suruç olayı da gösterdi ki, Sosyalistlerle ortak bir cephe oluşturuyor.

Öte yandan; PKK, KCK, PYD ile Suriye Süryani silahlı savunma gücü MFS arasında güç birliğine gidildi. Böylece PKK MFS üzerinden Christian Army ile dirsek teması sağlanıyor.

Bu bağlantı üzerinden Suriye’ye, Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’dan Hristiyan savaşçılar bölgeye gelmeye başlarlarsa sürpriz olmayacak.

Bakın, Kürt halkının tek meşru temsilcisi PKK değil, HDP de değil.

Eğer iş kontrolden çıkarsa, HDP’lilerin öz savunma refleksine benzer bir refleks HDP dışındaki unsurları harekete geçirirse nasıl bir tablo ile karşı karşıya kalırız, hiç düşündünüz mü?

PKK, İsrail, ABD, İngiltere ve Fransa’nın desteğinde, Hristiyan gruplar ve Aleviler, Sosyalistlerle kiminle karşı karşıya gelir

PKK’nın yöntemi ile PKK’ya karşı savaşacak, dindar Kürtlerle işbirliği yapacak, bir DAEŞ ile PKK’nın başetmesi çok kolay olmayabilir.

Yani evdeki hesaplar çarşıya uymayabilir.. Bu kirli oyun PKK içinde, HDP, KCK içinde ciddi bölünmelere yol açabilir.

Böyle bir senaryo, Türkiye’yi Suriyeleştirme projesidir. Bana kalırsa bu senaryo tutmaz. Evdeki hesap çarşıya uymaz.

Haçlı güçlerini, Siyonistleri arasına alanların başarı şansı sıfırdır.

Bu kilitli senaryoda rol alanlar çok ağır bir bedel öderler.

Bu tartışmalar muhalefet partileri, derin yapı ve paralel yapının imajını da yerle bir edecektir..

Uluslararası sistem bu kirli oyunun bir parçası hatta bu topyekun savaşın merkez üssüdür. Uluslararası koalisyon Türkmen köylerinin çevresini vurarak onları Türkiye’ye göçe zorluyor.

Boşalan köyleri Kürtler işgal ediyor. Derin bir akıl Selefileri ve Arap milliyetçilerini PYD’ye karşı bölgeye gönderiyor.

Koalisyon güçleri, PYD’ye hava savunma kalkanı sağlayarak PYD karşıtlarını bombalıyor.

Kürd’ün de Türk’ün de Alevi’si Sünni’si var. Ya da PKK’ya karşı Sufiler de var, Selefiler de. Yani iç içe geçmiş bir çatışma söz konusu. Yani hesaplaşma sadece Türk-Kürt sorunu çevresinde değil artık.

Sonuçta sel gider, kum kalır. Bazı gerçeklerin anlaşılması için belki de böyle bir olayın yaşanması gerekiyordu. Görelim Mevtam neyler.

Bütün bunları gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var. Bize hayır gibi gelenlerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Karanlığın en koyu anı aydınlığa en yakın olduğu zamandır.

HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...