logo

Karadeniz’de gemilerimiz batınca Sarıkamış’ta on binlerce askerimiz donarak şehit oldu


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Karadeniz’de yardıma giden techizat yüklü gemilerimiz batınca Sarıkamış’ta on binlerce askerimiz donarak şehit oldu.

Karadeniz’de çok sık fırtına çıkar ve bu fırtınada gemilerin batma ihtimali yüksek olur. Bu yüzden üzgün, düşünceli ve kederli görünen kişiler için en olası ihtimalin Karadeniz’de gemilerinin batması olabileceği varsayımıyla söylenir Mecazi anlam taşır. Gerçekte böyle bir olay olmadığı bilinir ama konuya girmek, hal hatır sormak için kullanılır.[1]

Bu sözün kaynağıyla ilgili farklı söylentiler var;

*12. yüzyılda varlık göstermiş Ahlatşahlar Beyliği’nin çok sayıda gemisinin Karadeniz’de batması sonucu bu deyim ortaya çıkmış.

*Rus Harbi sırasında Giresun’dan Trabzon’a yardım malzemeleri götüren gemiler fırtınaya yakalanarak battığı için söylenegelmiş bir deyim.[2]

Osmanlı İmparotorluğu 93 Harbinde kaybedince Batum, Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin Rusya’ya bırakılmak zorunda kalmıştı. 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili Enver Paşa kaybedilen toprakları geri almak amacıyla 19 Aralık tarihinde “Sarıkamış Harekatı” planlarını kurmaylarına sundu. Seferberlik ilan edilmişti.[3]

Enver Paşa kumandasındaki 3. Ordu, Allahuekber Dağları’nı “yürüyerek” aşacak ve Sarıkamış’ı kuşatacaktır. Plan budur. Fakat Allahuekber Dağları kar altındadır ve Mehmetçiğin kışlık giysisi yoktur!. [4]

1914 Aralık ayında dondurucu bir soğuk vardı. Dondurucu soğuklar etkisini göstermeye başlamış artık dayanamayan askerlerden teker teker donarak şehit olduğu haberi yayılmaya başlamıştı. Donmaların en büyük sorunu yetersiz donanım teçhizatın az olmasıydı. Bu durum bir kaç kez İstanbul’a rapor olarak gönderildi. [5]

Bu duruma çare olarak İstanbul’dan battaniye ve erzak dolu üç gemi yola çıkartılır. [6]

Aynı zamanda dönemin istihbarat teşkilatın olan Teşkilat-ı Mahsusa’dan da bir ekip Kafkasya cephesine gitmek üzere gemideydi. Gemilerin görevlerini başarmasıyla Kafkasya’da çıkartılması düşünülen isyan Rusları zora sokacaktı. Gemideki cephane, asker ve uçakların Sarıkamış’a ulaşması ise harekatın başarısı için çok önemliydi.[7]

Bezm-i Âlem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa adlı üç gemi, Mehmetçiği soğuktan kurtaracak malzemeleri, taşımaya başladı. Malzemeler gemilerle Trabzon’a ulaşacak, oradan da karadan cepheye nakledilecekti. Ama olmadı. Ruslar, Zonguldak ve yöresini bombalamak için 10 gemi ile yola çıkmışlardı,  Bezm-i Âlem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa, 7 Kasım 1914’te Zonguldak açıklarında Ruslar tarafından batırıldı. [8]

Batan gemilerde 3 bin denizci hayatını kaybederken, denize düşen yaklaşık 150 askerden bazıları Ruslar tarafından esir alındı. Rus savaş gemileri hayatta kalanları denizden toplayarak önce Sivastopol Limanı’na ardından trenle Sibirya’daki esir kampına götürdü.

Battaniye ve diğer önemli malzemeler ordunun eline asla geçmedi. Başka gemi de gönderilemedi.

“Karadeniz’de gemilerin batması”, bütün orduda, kurmaylar arasında ve Mehmetçikte olduğu kadar gencecik evlatlarını bu soğukta Kafkas cephesine yollayan ana-babaların yüreğini de yaktı. Haber yayıldıkça, “Acaba geri dönebilecekler mi?”, “Bu karda kışta ne yaparlar oralarda?” diye düşünmekten kendilerini alamadılar. [9]

22 Aralıkta başladı Allahu Ekber dağlarına ölümüne yürüyüş.  Asker yorgun asker aç asker perişandı. Rusları oyalamak için taarruz yapılacaktı.

Her şey yolunda gibiydi Rusları geri püskürte püskürte Sarıkamış’a doğru ilerliyorlardı. Bastıran yoğun kar yağışı ve fırtına askerlerin yönlerini karıştırmış gidecekleri noktadan farklı yönlere doğru gitmeye başlamışlardı.

Fırtına ve kar yüzünden karşı karşıya gelen bazı taburlar birbirleriyle çatışarak şehitler vermişlerdi.

Olumsuzluklar Osmanlı ordusunun peşini bir türlü bırakmıyordu. Ama Mehmetçik ölümüne meydan okurcasına kararlıydı yolundan dönmedi. Aynı gün içerisinde geç saatler oltu ele geçirildi ancak yanlış istikamete doğru askerlerin yönetilmesi ve bunun üstüne coğrafi koşullarında etkisiyle yoğun fırtınada askerlerin artık yaşama şartları iyice elinden alınmıştı sanki Ve beklenen son gelmiş orman alanda sıkışan binlerce asker donarak şehit olmuştu. Allahu Ekber dağları ölüm kusmuştu.[10]

Allahuekber Dağları’nda on binlerce Mehmetçik, 1914’ün aralık ayının sonlarına doğru, bilindiği kadarıyla eksi 39 derece soğukta donarak şehit oldu. Öyle bir kırımdır ki bu, şehitlerimizi Ruslar defnederler. Yani vatan için can veren askerimizi defnedecek mecal bile kalmamıştır kimsede.[11]


[1] https://atasozudeyimsiir.com/karadenizde-gemileri-batmak/

[2] https://www.icimdekiler.com/karadenizde-batan-gemiler/

[3] https://tarihnedio.com/tarihin-en-soguk-olayi-sarikamis-harekati/

[4] http://www.denizhaber.com/guncel/sarikamis-harekati-ve-deniz-faciasi-h38018.html

[5] https://tarihnedio.com/tarihin-en-soguk-olayi-sarikamis-harekati/

[6] http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/karadenizde-gemilerin-mi-batti-40969957

[7] http://www.denizhaber.com/guncel/sarikamis-harekati-ve-deniz-faciasi-h38018.html

[8] http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/karadenizde-gemilerin-mi-batti-40969957

[9] http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/karadenizde-gemilerin-mi-batti-40969957

[10] https://tarihnedio.com/tarihin-en-soguk-olayi-sarikamis-harekati/

[11] http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/karadenizde-gemilerin-mi-batti-40969957

Share
184 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Üsve-i Hasene (Güzel Örnek; Peygamber Efendimiz [S.A.V.])

    15 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Mücerred (soyut)hakikatler, ahlâkî kavramlar güzel örneklerle ve örnek şahsiyetlerle anlaşılır. Kur’ân-ı Kerîm buna “Üsve-i Hasene” demiştir Üsve-i Hasene, hüsn-ü misal, güzel örnek ve örnek şahsiyet anlamına gelmektedir. Peygamberler, Hz. Muhammed (asm), Hulefa-i Raşidin, Sahabe-i Kiram, müceddidler, müçtehidler ve başarılı dürüst, ahlâklı ilim adamları, san’atkârlar, tüccarlar “Üsve-i Hasene” sayılırlar. İnsanlar örnek şahsiyetler ve mükemmel rehberleri örnek alarak, yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak güzel ahlâka ve istikame...
  • Bediüzzaman’dan Etkilenen Şule Yüksel Şenler Erdoğan Ailesini Etkilemiş

    14 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Kısaca özgeçmişi Kıbrıslı bir ailenin çocuğu olan Şule Yüksel Şenler 1938 yılında Kayseri’de dünyaya geldi. İlk öyküleri dergi ve gazetelerde yayımlanan Şenler’in hayatı ağabeyi Üzeyir Şenler’in, Said-i Nursi’nin derslerine katılmasıyla değişti. Ağabeyinin tavsiyesi üzerine yaşam tarzını değiştirerek Risale-i Nur sohbetlerine katılan Şenler bir müddet sonra tesettüre girdi. Şenler, sinemada izlediği aktrisin baş bağlama tarzını beğenerek yeni bir başörtüsü bağlama modeli ortaya çıkardı. Genç kızlar başlarını onun gibi kapatmaya başladı. P...
  • Beni Eleştirenler Akçiçek’in İtiraflarından Sonra Nasıl Bir Yorum Yapacaklar?

    12 Şubat 2019 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Benim oy taşıma noktasında yaptığım değerlendirmeler konusunda bana karşı acımasız eleştiri yapanlar ve partizanlık yaptığımı, hatta iktidar partisini koruduğumu ileri sürerek adeta sosyal medyada beni linç etmeye çalışan arkadaşlara şimdi bir soru sormak istiyorum. Bu itiraflar sonrasında benden özür dilemeyi düşünüyor musunuz? Bugün Ergül Akçiçek’in yaptığı itiraflar benim köşe yazımda yazdıklarımdan acaba farklı bir şey mi? Benim yazdığım yazılar sonrasında bana yaptığınız eleştiriler karşısında vicdanen bir rahatsızlık duyuyor musunuz...
  • Kocatepe’nin 41 Yeni Projesini Merakla Bekliyorum

    12 Şubat 2019 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yerel seçimler öncesinde artık gündemin yavaş yavaş projelere kayması gerektiğini belirten isimlerin başına geliyorum. Oy taşıma olayları falan filan. Bütün bunların çok önemli tartışmalar olmadığını ifade etmiştim. Kimin oyunun nereye gittiğini falan bırakarak önümüzdeki beş yıl için başkan adaylarının projelerinin artık gündeme getirilmesi gerektiğini düşündüğümden dolayıdır ki projeler beni heyecanlandırıyor. Geçtiğimiz hafta sonu Artvin Belediye Başkanı ve AK Parti Artvin Belediye Başkan adayı Mehmet Kocatepe’nin bir paylaşımı oldu. ‘Yeni...