logo

Kanlı Tülbent Kurumaz !


Mürsel Keskin
murselkeskin@08olay.com

Suriye’de yaklaşık 4-5 yıldır devam eden İç savaşta biz hangi safta olduğumuza bir bakalım. Ne kadar karşısındayız? Ne kadar yanındayız? Ne kadarına destek! Ne kadarına köstek olduk.
Suriye’de ilk olaylar çıkmaya başladığında Muhaliflere destek veren İktidarın bu günkü Başbakanı O günkü Diş işleri bakanı Esed’i 24 Saat’te indiririz. Esed Zalim dir! Halkına zülm ediyor! Bir an önce bu zulmü bitirmemiz lazım. Şam’a girmemiz an meselesidir! Herkes ayağını denk alsın! Kimse bizim gücümüzü ölçmeye kalkışmasın! Gibi mesajlar veriyordu.

Zira kendi içimizdeki Terörü bitirmemişken, Toprak bütünlüğümüz tehlikede iken;
Suriye’de Esad kendi toprak bütünlüğü için, hem iç güçlere hem de dış güçlere karşı mücadele ediyordu.
Kendi vatan toprağını korumak ve kollamak bir İmani göreviydi.
Geçen süre içinde acı, kan, göz yaşı, evsiz barksız kalan insanlar, savaş ortamında yaşayan çocuklar, yurtlarından kopan insanlar, vs.

Peki bunun sorumlusu kim?
Esad’mı? Yoksa o muhaliflere silah veren, destek sağlayan İktidarında içinde bulunduğu dış güçler mi?
Bülent Arınç’ın bir kaç gün önce yaptığı konuşma Türkiye’nin Ortadoğu politikasında yeni dönemin de işaretini veriyor.

Arınç, Suriye ve Mısır’la aramızdaki gerginliklere temas ederek şöyle diyor:
“Biz aynı coğrafyanın kardeş yaptığı ülkeleriz. Pek çok konuda beraberlik yaşıyoruz.
Türkiye ile bu ülkeler arasında yaşanan soğukluk süratle giderilmektedir.
Türkçemizde güzel bir tabir var; “ıslak tülbent kuruyuncaya kadar geçer.
” Yani tülbentin kuruması ne kadar çabuksa aramızdaki sorunların da süratle giderileceğini size müjdeleyebilirim.”
Suriye ile de Mısır ile de aramızdaki sorunların bitmesini kim istemez?
Hani o günleri görsek.
Ama bu ülkeler ile aramızdaki sorunlar ıslak tülbentin kuruması ile geçecek cinsten değil.
Zira tülbent ıslak değil, kanlı!
Kan kurusa bile tülbentte bıraktığı iz asla geçmez!
Suriye iç savaşında 200 bine yakın insan öldü.
Suriye ordusu 50 bine yakın kayıp verdi. Suriye’de neredeyse her evden bir kayıp var.
Ve Suriye hükümeti bu tablonun mimarı olarak Türkiye’yi gösteriyor.
Suriye’nin muhalif gruplarını Türk topraklarında eğitip, donatıp tekrar Suriye’ye savaşa gönderen ve orada daha çok masum insanın ölmesini arzulayan bir ülke olarak bu tablonun meydana getirdiği durumu “ıslak tülbent kuruyuncaya kadar” geçer diyerek örtbas edebilir miyiz?
Bülent Arınç doğru söylüyor, “biz kardeş ülkelerdik.”
Ama birileri bu kardeşliğe gölge düşürdü. Bu kardeşliği baltaladı. Bu kardeşliğe ihanet etti.
İktidarı anlamak çok zor.
Dün başka bugün başka konuşuyor.
Yada birileri konuşturuyor.
Bakanlar Suriye’ye zeytin dalı uzatıyor.
Ortadaki tablo tülbentin kuruması ile düzelecek bir tablo değil.

Share
1405 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Marksizmin Ekolleri (Mezhepleri)

    21 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: *Marksizm, bilimsel sosyalizm ve komünizmin kurucusu Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan insanlığın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemi ve ideoloji. *Leninizm işçi sınıfını odak noktası olarak kabul eder. *Maoizm’de Çinde işçi sınıfı olmadığı için köylüler işçi sınıfı yerine konmuştur. *Cheizm’de İşçi ve köylü sınıfı birlikte hareket eder. *Marksizm’in bu ideolojileri İslamdaki mezheplere benziyor. İslam bir tane olduğuna göre mezhepler niye var diyenler, Marksizmdeki bu farklı ideolojileri ...
  • İki Röportajla İSME Dosyasını Kapatıyorum

    19 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere Bodrum’da düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu’nda düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu (İSME 2017) de gerçekleştirdiğimiz röportajlardan bir bölümünü yayımlamıştım. Şimdi son iki röportajla İSME 2017 dosyasını kapatıyorum. Bu röportajlardan biri alanında ülkemizin aranılan akademisyenlerin Prof. Dr. Hürriyet Akdaş hocanın açıklamalarını içeriyor. Bir diğeri ise ise iş dünyasından iki röportajı içeriyor. Yine her zaman olduğu gibi yorumsuz bir biçimde sizlere aktarıyorum. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim G...
  • Öküz Mehmet Paşa

    19 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Bir Nalbant Çocuğu Başbakan Oluyor” 17. asır kıymetli devlet adamlarından Öküz Mehmet Paşa, Sultan I. Ahmet Han'ın vezirlerinden ve damatlarındandır. “Vezir” ve “Damat" Mehmet Paşa olarak da bilinir. Sultan I. Ahmet ve II. Osman dönemlerinde, ilkinde iki yıl, ikincisinde on bir ay olmak üzere iki defa “Sadrazamlık” makamına getirilmiştir. Hakkında “edip ve vakur, vezir-i sahib-i şu’ur” denmiştir. 1621 senesinde vefat etmiştir. Asıl lakabı “Oğuz” olmasına rağmen eski yazıdaki kef ve kaf harflerinin karıştırılmasından dolayı muha...
  • İSME 2017’de Artvin’e Yansımalar

    18 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    İSME 2017’DE Madencilik Sektörü Artvin Basına Konuştu Uluslararası Madencilik ve Çevre Sempozyumunda Artvin Cerattepe Bakır Madenleri gündem konusu oldu. Artvin Basınına Konuşan Madenciler, Ülkemizde Maden Teknolojisinin geliştiğine vurgu yaparak madencilik çevreye duyarlı bir biçimde gerçekleştirilebildiğini açıkladılar. Türkiye Maden Mühendisleri Odası tarafından Muğla’nın Bodrum ilçesinde Madencilik ve Çevre Sempozyumu (İSME 2017) düzenlendi. Sempozyuma Türkiye Maden Mühendisleri Odası üyeleri, sektörün önde gelen firmalarının temsi...