logo

reklam

Kalın’ın Açıklamaları Haklılığımı Bir Kere Daha Kanıtlamıştır


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yeşil Artvin Derneği Başkan Yardımcısı ve hukuk işleri yürüten ismi Av. Bedrettin Kalın, geçtiğimiz günlerde bir basın açıklamasında bulundu. Sürekli maden şirketinin açıklamalarını yayımlayan gazetelere ve toplantılarına katılan basın mensuplarına yandaş diyen Bedrettin Kalın, Yeşil Artvin Derneği’ne yandaş basın mensuplarına açıklamalarını gönderdi. Bu açıklamaları yine her zaman olduğu gibi Kalın ve Kalın gibilerin anlayamayacağı bir tarafsızlık ilkesi gereğince kendi haber kuruluşlarımda yayımladım ve ajans olarak abonelerime servis ettim.

Kalın’ın açıklamaları maalesef öncelikle basını eleştirmek ile başlamış. Yeşil Artvin Derneği’nin Yürütmeyi Durdurma Talebine Danıştay’ın Ret verdiğine ilişkin yapılan haberleri yandaşlıkla suçlayan Bedrettin Kalın, yaptığı açıklamada bizim yaptığımız haberde verdiğimiz bilgilerin aynılarını kullanarak açıklamasını gerçekleştirdi. Açıkçası bizi haklı çıkardı. Biz Derneğin talebine ret kararı verildiğini açıkladık, Kalın’da bizim haberlerimizi doğrulayarak konuya ilişkin bilgiler verdi. Bugüne kadar mahkeme süreçlerinde elde ettikleri lehlerindeki kararları şölenlerle kutlayan Yeşil Artvin Derneği’nin bu kararı kamuoyuna açıklamamış olmalarını eleştirerek halkın haber alma hakkı gereğince okuyucularımıza yaşanan gelişmeleri aktardığımızı haberde ifade etmiştik. Yazdığım yazıda da aynı beyanda bulunmuştum. Ben bunları yaptığım için bir yerlere yandaş falan olurken Bedrettin Kalın’da benimle aynı kelimeleri kullanarak basın açıklamasında bulunuyor ancak o yandaş olmuyor. Biz maden şirketinin haberlerini yayımlarken yandaş oluyoruz ama Yeşil Artvin Derneği’nin açıklamalarını yayımlayanlar bir yere yandaş olmuyorlar.

Bedrettin Kalın’a bir tavsiyem var. Kendi yetiştiği ekol gereğince özgürlükleri savunmaktadır. Bu savunularını sözde değil özde yapsın. Özgürlüklere inanıyor ise insanları hedef göstermekten vazgeçsin. Buradan açık ve net yazıyorum. Ben Artvin Adliyesi’ne başvuru yaptım. Başvurumda; “Başıma herhangi bir şey gelirse bundan kesinlikle beni her zaman hedef gösteren Av. Bedrettin Kalın ve Yeşil Artvin Derneği yönetimidir. ” ifadelerini kullandım. Bu tüm Artvin kamuoyunca bilinsin istiyorum. Dayanak olarak da Yeşil Artvin Derneği ve Bedrettin Kalın’ın bir çok açıklamalarını gösterdim. Sürekli olarak hedef gösteriliyorum ve toplumsal linçe uğratılıyorum. Belki kendi tedbirlerimi alıyorum ancak yinede başıma bir şey gelirse de Devlet bu arkadaşlardan hesap sorsun. Bu arkadaşlarda belki bu yolla kendileri gibi düşünmeyen insanları hedef göstermekten vazgeçerler ve insanları toplumsal linç ettirme gayretinden vazgeçerler.

Gelelim konuya. Bedrettin Kalın’ın açıklamaları göstermiştir ki artık Cerattepe projesinde hukuksal anlamda sona gelinmiştir. Danıştay tarafından verilecek karar Anayasa Mahkemesine veya Avrupa İnsan Hakları mahkemesine taşınacaktır. Son bir gayret ile hukuksal süreçler buraya taşınacağının ipuçlarını Kalın’ın açıklamalarından alıyoruz. Yine benim iddia ettiğim gibi Kalın’ın açıklamaları da gösteriyor ki Danıştay’ın vereceği karar hakkında Derneğin bir umudu kalmamıştır. Yani bu anlama geliyor ki Danıştay kısa bir süre içerisinde Cerattepe Proje’nin ÇED Raporu’na ilişkin Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği kararı onaması kuvvetle ihtimaldir.

Köşe yazımın bu bölümünde Kalın’ın açıklamalarına yer vermek istiyorum. Bakalım bizden farklı ne söylemiş. İşte o açıklama:

Kalın: Cerattepe Davası Halen Daha Devam ediyor

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Av. Bedrettin Kalın, son günlerde maden şirketine yakınlığıyla bilinen bazı basın yayın organlarında çıkan haberlerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Av. Bedrettin Kalın, Cerattepe’deki maden çalışmalarına karşı mahkeme sürecinin devam ettiğini belirterek şunları söyledi, “Bilindiği üzere ikinci ÇED’le ilgili davamızı 2015 yılında açmıştık. Bu davanın 2016 yılında keşfin ardından Eylül ayında da duruşması yapıldı. Mahkemenin hazırlamış olduğu kararda davanın reddine ilişkin karar verilmişti.Zaten duruşma sırasında mahkeme heyetini reddetmiştik. Ancak oradaki usule de uyulmaksızın dosya doğrudan Danıştay 14. Dairesine gönderildi. Hem hakim’ired talebimizle ilgili Danıştay 14. Dairesinin bir karar vermesi gerekiyor, hem de davanın esasıyla ilişkin bir karar vermesi gerekiyor. Yani red kararını temiz etmiş olduğumuz için bu konuda bir karar verilmesi gerekiyor. Bütün temiz taleplerimizi aynı zamanda yürütmeyi durdurma talepli açıyoruz” dedi.

Kalın: Yürütmeyi Durdurma Talebi Başlı Başına Bir Karar Değildir

Kalın, “yürütmeyi durdurma talebi başlı başına bir dava değil. Bu bir ara karar niteliğinde bir karardır. Hem davacılar yönünden hem de davalılar yönünden bizim kazandığımız davalarda da, bizim lehimize yürütmeyi durdurma kararı verildiği zaman. Bu davayı kazandığımız anlamına gelmiyordu zaten. Davanın esasına ilişkin yargılama, daha sonra yapılır, mahkeme daha sonra yada yüksek mahkeme Danıştay daha sonra bir karar verir.

Yargılama Esasa İlişkin Danıştay Tarafından Halen Devam Ediyor

Nitekim bu son davada da aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebiyle, birlikte kararı temiz etmiştik normal olan buydu. Danıştay 14. Dairesi, bu talebimizi reddetti. Yani yürütme durdurma talebimizi reddetti ama yargılamanın esasına ilişkin yargılama daha doğrusu temiz talebimizin esasına ilişkin temiz incelemesi Danıştay tarafından halen daha devam ediyor. Bununla ilgi henüz bir olumsuz karar yok.”

Bu haber metnini de dikkatlice okuduğumuzda bizim yazdıklarımızı açık açık Bedrettin Kalın dile getirmiştir. Acaba o da mı bu açıklamalar ile maden şirketinin yandaşı olmuştur? Bu sorunun yanıtını siz okurlarımıza bırakıyorum.

Etiketler:
Share
626 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?
#

Kalın’ın Açıklamaları Haklılığımı Bir Kere Daha Kanıtlamıştır” için 1 yorum

  1. AKAY Tekin : diyor ki:

    İbrahim KALIN zannettim

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...
  • Taşeron Meselesinde Yumuşak Geçiş Yapılmalı

    13 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini tartışıyor. Kafaların karışık olduğu günlerde ben olaya başka bir bakış getirmek istiyorum. Bugün taşeron olayına bir başka bakışla bakacağım ve ülkemizde taşeron işçi çalıştıran şirketler yönünden olaya bakmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ülkemizde taşeron meselesi çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuyu halledelim derken ülkemizin son elli yılda gerçekleştirdiği özelleştirme adımlarından geriye adım atma noktasında da dikkatli davranmakta fayda vardır. Bugün taşeronlara...
  • Artvin’de Kaldı Yüreğim

    12 Aralık 2017 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Artvin'de kaldı yüreğim siz bilmezsiniz... Bir Nisan tomurcukları aşkın adıyla sene 2016...Takvim yaprakları 24'nü gösteriyordu ve yelkovan akreple buluştuğu vakitti... Güneş yeni yeni vuruyordu kirpiklerimize... Sevda'nın, aşkın böyle hasret olupta, vuslata ermenin en sıcak, içten, samimi halini böylesine görmemiştim, yaşamamıştım, tatmamıştım ömrüm boyu... Yürek yüreğe sığmaz, bazen de bakışlar bakışlara... Tebessüm gülümsemelere, avuç içi sıcaklıkları sığmaz avuç içimize... Parmaklarımız mahpus demirleri sıklığında birbirlerine kilitlenmiş.....