logo

escort ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort istanbul porno escort antalya

Kâfirlerle İnkârları Sebebiyle Savaşılmaz


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Peygamberimiz İnsanların Zorla İslâm’ı Kabul Etmeleri İçin Değil, Tebliğin Önündeki Engelleri Kaldırmak İçin Savaşmıştır.

Savaş, muhatabın İslâm’ı kabul etmemesinden değil, Müslümanlara saldırı söz konusu olduğu için gündeme gelmiştir. Dolayısıyla Hz. Peygamber (ASM) insanların zorla İslâm’ı kabul etmeleri için değil, tebliğin önündeki engelleri kaldırmak için savaşmıştır.

Hz. Peygamber (ASM), bazen bir talep karşısında bazen de herhangi bir talep olmaksızın, sırf İslâm’ı tebliğ gayesiyle bazı kabile ve devletlere heyetler göndermiştir. İslâm’ı tebliğ etmenin dışında hiçbir maksadı olmayan bu heyetler, pusuya düşürülmek ve ihanete maruz kalmak suretiyle şehit edilmiştir. Reci’, Bi’r-i Maûne, Süleymoğulları, Zât-ı Atlah, Zâtü’s-Selasil, Cezîmeoğulları, Uman, Bahreyn ve Dûmetü’l-Cendel seriyyeleri, değişik sebepleri olmakla birlikte, ağırlıklı olarak İslâm’ı çevre kabile ve devletlere tebliğ için gönderilmiş tebliğ heyetlerinin öldürülmesi ile sonuçlanmıştır.[1]

Cumhura (Hanefî, Hanbelî,Mâlikî)  Göre Sırf Müslümanlığı Benimsemediği İçin Kafirlerle Savaşmak Caiz Değildir

Hanefîler ile birlikte Hanbelî ve Mâlikî mezheplerine mensup hukukçuların oluşturduğu çoğunluğa göre İslâm’da savaşın sebebi, inanmayanların müslümanlara savaş açmaları ve tecavüzkâr olmalarıdır. Şâfiîler ise onların kâfir olmalarını başlı başına bir savaş sebebi saymışlar, Zâhirîler’le bazı Hanbelî ve Mâlikî hukukçuları da bu görüşü benimsemişlerdir. Buna göre İslâm hukukçularının çoğunluğu, savaşın meşrûiyet sebebinin düşmanın tecavüzü olduğunu, müslümanlara karşı savaşmayanlarla savaşmanın ve sadece Müslümanlığı benimsemediği için bir insanı öldürmenin câiz olmadığını belirtmiştir.[2]

Mâtürîdî’ye Göre Kâfirlerle İnkârları Sebebiyle Savaşılmaz.

İnkâr ve küfrün savaş sebebi olmadığına dikkat çeken Mâtürîdî’ye göre kâfirlerle inkârları sebebiyle savaşılmaz. Aksine İslam’ın yayılmasını ve yaşanmasını engellenmeye çalışılmaları durumunda kendileriyle savaşılır. Ayrıca bu savaşa en son çare olarak başvurulur. Zira savaş ilan edilmeden önce karşı taraf öncelikle İslam’a davet edilir. Kabul ederlerse kendileriyle savaşılmaz ve İslam’ı kabul etme anlamında onlara hiçbir şekilde baskı da uygulanmaz. Dolayısıyla ona göre mutlak anlamda küfür veya din farklılığı savaş sebebi olamaz. Bu nedenle Müslüman olmayanlara sırf inançsızlıkları sebebiyle savaş açılamaz.[3]

İnanmayanların Her An İman Etmeleri İhtimali Vardır

İnanmayan kimselerin hayatlarının sonuna kadar her an iman etmeleri ihtimali vardır. İmana gelmeleri için onlarla savaşmak, savaş sırasında öldürülenler için bu imkanı ortadan kaldırmaktadır. Şu halde Müslümanlara silâhlı saldırıda bulunmayan gayr-i müslimlere karşı öncelikle yapıl­ması gereken şey onlarla savaşmak değil öncelikle barışçı davet ve tebliğ yollarına başvurmaktır.[4]

[1] https://sorularlaislamiyet.com/peygamberimiz-asvin-yaptigi-savaslarin-nedenleri-nelerdir

[2] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=070529

[3]  ÖNAL, Recep, İnanç Ve Düşünce Özgürlüğü Bağlamında İslâm’ın Kılıç Zoruyla Yayıldığı İddialarına Karşı İmam Mâturidî’nin Yaklaşımı, KELÂM ARAŞTIRMALARI DERGİSİ , cilt: 15, Sayı: 1, 2017,  s.47

[4] http://www.islamahlaki.com/default.asp?kat_no=509

Share
213 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Davanın Esaslarını Anlatan Kitaplar

    22 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Said Havva, Hasan el-Benna’nın çağdaş yorumcusudur. İmam Hasan el-Benna: “Gayemiz Allah’tır” demiş, Said Havva bunu ‘İslam’da Allah İnancı’ adlı eseriyle açıklamıştır. Hasan el Benna: “Önderimiz Resulullah’tır” demiş, Said Havva bunu ‘Er Resul’ adlı eseriyle dile getirmiştir. Hasan el Benna: “Anayasamız Kuran’dır” demiş, Said Havva bunu ‘İslam’ adlı eseriyle kalp ve beyinlere kazımıştır. Hasan el Benna: ‘Yolumuz cihaddır’ demiş, Said Havva bunu, ‘Cihad Yolunda Bir Adım Daha İleri’ adlı risalesiyle açıklamıştır. Hasan el...
  • Sahtekarlık Sarmış Dört Bir Yanımızı

    22 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hayatım boyunca sevmediğim insan tipi sahtekar insan tipidir. Olduğu gibi görünmeyen ya da göründüğü gibi olmayan insanları dinimiz kabul etmemiş ki ben kabul edeyim. İnsanların olmadıkları gibi görünme sevdalarından nefret eden bir insan olarak biraz bu insanlara dokunmak istiyorum. Bu yazıyı yazmaya geçtiğimiz Cumartesi günü karar verdim. Pazar günü ise yeniden gündemimize gelen kaza haberi yazımı erteleme sebebi olmasına karşın yine de bu yazıyı yazmaktan vazgeçmedim. Vazgeçmeme sebebim ise sahtekar insanları ve sahtekarlıkları gördükçe m...
  • Artvin Tarihinin En Başarılı Belediye Başkanı

    22 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Sonsuzluk denizine akan zaman ırmağının yolcularıyız. En fazla “Elli yıl” sonra şimdi hayatta olanların %70’i hayatta olmayacak. Bu nedenle kardeşler hayatı fazla ciddiye almayalım. Kurallar doğrultusunda yaşayalım ve doğru bildiğimiz için mücadele edelim. Çünkü doğru ne ise hayatta o kalıyor. Demem o ki gençlerimize dava adamı olmasını aşılamalıyız. Hangi siyasi görüşte olursak olalım. Hangi ideolojik fikirde olursak ...
  • Dünya ahirete nispeten bir zindan hükmündedir

    21 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bir civciv için yumurtanın içi ile dünya arasında ne kadar fark var ise insan için de dünya ile ahiretin farkı da buna benzer. “Dünya ise bütün şaşaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.” Bir hadis-i şerifte ölüm şöyle anlatılır: “Bir mü’min-i kâmilin ölerek bu dünyadan çıkıp gitmesini, bir çocuğun ana rahminden, o nemli, karanlık yerden geniş dünya sahasına çıkmasından başka bir şeye benzetemem.” İnsanın dünya hayatından cennet hayatına geçişi, ana rahminden bu dünyaya gelmesine benzetiliyor. Ana rahmindeki hayat...