logo

Kadınlar Günü Hakkında


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

İslam’da kadın haklarından bahsederken bir zamanlar Batıda kadının ruhu olup olmadığının tartışılmasını örnek vererek İslam’ın üstünlüğünü anlatmaya çalışırdık. Fakat geçen hafta 29 Şubat 2016 günü Suudi Arabistan’da kadın insan mıdır seminerini duyunca irkildik. Kadına gerçek değerini veren İslam dininin indiği topraklarda kadın insan mıdır konulu seminerin verilmesi çok can sıkıcı idi. Bu seminerin verilmesi elbette İslam dinini ,İslam ülkelerini ve müslümanları bağlamaz ama itibarımızı yerle bir eden bir olaydır.

Batıda Kadının Ruhu Olup Olmadığı Tartışıldı

Beşinci yüzyılda “Macon ruhaniler meclisi” kadının nasıl bir varlık olduğunun hakikatini ortaya çıkartmak için bir araya gelmişlerdi.

Araştırdıkları konuda “Acaba kadının ruhu varmı idi?” Araştırmalarının neticesi olarak da: “Her kadının Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’in dışında bozulmuş bir ruhunun mevcut olduğunu ve cehenneme atılıp ebediyen azap çekmesi gerekir” düşüncesi idi. Kilise büyükleri de: “Kadının bir şeytan olup erkekleri cehenneme sürüklediğini” iddia ediyorlardı. 581 yılında toplanmış olan kilise meclisinde “İtaat, hizmet etsin diye kadın yaratıldı” sonucuna varılmıştı. 13. yüzyılda inancı ve bilgisiyle tanınmış olan Thomas Von Aquın kadının değerini “1/30” olarak belirlemişti. Kadının, “İnsan ve hayvanın arasında bir varlık” olduğunu savunmuştu. Avrupa’nın geçmişinde tahmin edemeyeceğiniz kadar örnekler mevcuttur. Yıllarca kadına Bekaret kemeri takılmıştı. Yüz binlerce kadın sihirbazlık ve büyücülükle suçlanıp katledilmiştir. Katledilen bu kadınlar da özel kabiliyete, bilgiye ve zekaya sahipti. Kilisenin akidesine göre kadına her zaman şüpheli bakılması gerekiyordu. Çünkü kadın kilisenin günah saydığı cinsiyeti temsil ediyor ve şeytanla da bir bağı bulunuyordu.[1]

Suudi Arabistan’da Kadının İnsan Olup Olmadığı Tartışıldı

Suudi Arabistan’da neden “Kadın hakları” konusunda bir gelişme yaşanmadığı sorusu, geçtiğimiz hafta ülkede gerçekleştirilen bir seminerle yanıt buldu. Ülkede kadını bir insan olarak bile kabul etmeyen ve bu konuda şüphesi olan çevreler, geçtiğimiz hafta başkent Riyad’da “Kadın insan mıdır” konulu bir seminer düzenledi.

2014 yerel seçimlerinde Hatay’ın Defne ilçesinde belediye başkan adayı olan, ‘Suriye Notları’ kitabının yazarı Sevra Baklacı’nın Twitter hesabında paylaştığı bir afişle gündeme taşınan olay, başta kadınlar olmak üzere birçok kişi ve çevrenin tepkisini topladı.

Baklacı’nın aktardığına göre, 23 Şubat tarihinde Mekke saatiyle 09:00′da yapılan seminerde, “Kadın İnsan mıdır” konusu tartışıldı. Fahd El Ahmedi isimli bir kişinin verdiği seminerin, “Yaratıcılık Eğitimi ve Danışmanlık Akademisi” tarafından organize edildiği belirtiliyor. Afişte, “#Riyadetkinlikleri” etiketi de dikkat çekiyor.[2]

8 Martın Dünya Kadınlar Günü Olarak Kabul Edilmesinin Sebebi

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.[3]

İslam’da Kadın Hakları

İslam’a göre, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur.

İslam’ın ilk yıllarında kadının her zaman hayatın içinde olduğu bilinmektedir. Kadınlar camiye gelirler, Peygamberimiz (S.A.V.) ‘in huzurunda oturur; belki bugün bile kadınların sormaya cesaret edemeyecekleri kendi özel durumlarıyla ilgili konuları hiç çekinmeden sorarlardı. Camide ibadetlerini yaparlar, Peygamberimiz’in konuşmalarını dinlerlerdi.

Bu uygulama daha sonraki dönemlerde de devam etmiştir. Nitekim, Hz. Ömer (R.A.) bir hutbesinde, kadınlara verilen mehirin yüksek oranlarda tutulduğunu, bunun miktarının azaltılması gerektiğini söylediğinde, mescitte bulunan kadınlardan birinin ayağa kalkıp; “Allah’ın bize vermiş olduğu hakkı sen bizden alamazsın. Çünkü bu, Kur’an’da bulunan bir hükümdür.” diye itiraz ettiği, Hz. Ömer’in de bu itiraz karşısında “Allah’a şükürler olsun, benim halkımın arasında yanlışımı düzeltecek böyle kadınlar var.” dediği tarihi kaynaklarda kayıtlıdır.

Diğer taraftan yine Hz. Ömer (R.A.) döneminde ‘hisbe’ denilen görevin, yani pazarlardaki düzen ve ahengi kontrol işlerinin bir nevi bugünkü anlamda ‘zabıta’ hizmetlerinin kadına verildiği tarihî bir vakıadır.

İslam tarihine ve İslam ülkelerindeki uygulamaya bakıldığında, Peygamberimiz (S.A.V.) döneminde kadınlara tanınan hakların; geleneklerin din gibi algılanması ve kabul edilmesi gibi sebeplerin etkisiyle, tedrici olarak azaldığı görülmektedir.[4]

[1] http://www.hilafet.com/dergi/H130-139/H131/07.htm

[2] http://www.yeniakit.com.tr/haber/kadin-insan-midir-140063.html

[3]https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC

[4] http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=1265

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...