logo

Kadın Değerini Biliyor mu?


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Dünya Kadınlar Günü, kadın hakları konularında çok sözler söylenir. Birçok aldatmaca fantezi sözlerdir bunların çoğunluğu.

Muhasebe yapmadan alkışlanır bu sözler. Yaşar Süngü Yeni Şafaktaki köşesinde Kadının değerini sarraflar anlar” başlıklı yazısında şunları yazdı.
Ancak kimse “Ya bir dakika, burada bir yanlışlık var” demeyecek. Neden?

Çünkü öğretilmiş çaresizlik var.
Kadın, çalışan kadın, ev kadını ayrımını kabullenmiş.
Ev dışında çalışan kadın daha itibarlı ve nitelikli, evde çalışan kadın itibarsız ve niteliksiz, üstelik de biraz cahil.
7×24 saat çalışan, kadınlık, annelik, ev bekçiliği, ahçılık, bulaşıkçılık, otelcilik, garsonluk, terzilik, çamaşırcılık, temizlikçilik, çaycılık yapan kim.
Dışarıda bu işleri yapanlara bir çuval verilirken, ondan teşekkür bile esirgenen kim?
Bence kadın haklarından bahsedilecekse eğer, önce ev kadını çalışan kadın ayrımına son verilmeli.
Ve evde çalışan kadının itibarı geri getirilmeli.
Sonra da çalışma hayatında erkeklerle aynı işlerde çalışan kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmalı, işleri hafifletilmeli, izinleri artırılmalı, aynı işyerine onlara uygun işlere yönlendirilmeli.
Mesleki olarak kadınların yapılarına uygun meslekler belirlenmeli ve bu alanlar ekonomik olarak da cazip hale getirilmeli.

İş dünyasının ünlü isimleri ve siyasiler, eğer verimlilikten bahsedecekse kadını ve erkeği sevecekleri ve başarılı olabilecekleri işlere yönlendirmeli.
Her yıl içi boş övgülerle bir yere varılmaz, mağduriyet, sömürü ve kadına şiddet
artarak devam eder.

Kimsenin aklına şunları sorgulamak gelmiyor;
Siz hiç aynı kiloda kadın güreşçi ile erkek güreşçinin mindere çıktığını gördünüz mü?
Görmediniz.
Siz hiç boksta erkekle kadının aynı ringe dövüşmek için çıkarıldığını gördünüz mü?
Görmediniz.
Siz hiç atletizmde erkekle kadının aynı
kulvarda koşturulduğunu gördünüz mü?
Görmediniz.
Siz hiç resmi liglerde kadın futbolcularla erkek futbolcuların aynı sahada maç yaptıklarını gördünüz mü?
Görmediniz.
Ama iş dünyasında bunların hepsini

Gördünüz.
Hem devlet sektöründe hem özel sektörde kadınla erkeğin aynı fiziki şartlar altında çalışması kadınlara eşitlik midir, haksızlık mıdır?
Sporda bile kadınla erkeğin aynı kategoride yarıştırılması kimsenin aklına bile gelmezken, iş dünyasında kadınların erkeklerle aynı yarışa sokulması neden gayet normal sayılıyor?
Çünkü erkekler öyle istiyor, kadını da ikna ediyor.

Oysa “Ben kadınım” dese
“Bütün erkekleri ben doğururum, ben büyütürüm, ben yetiştiririm, ben korurum” dese.
Ama demiyor, diyemiyor
Diyemediği için de haksızlık sürüyor.
İş dünyasında kadınların sayısını az bulup, “Bu sayıyı artırmalıyız” diyen erkekleri alkışlayan kadınları anlamıyorum.
Çalışan kadın, ev kadını ayrımını hakaret olarak görmeyen kadınları da anlamıyorum.
Özgürlük bahanesiyle kadınla erkeği aynı kulvarlarda yarıştırmanın neresi kadına özgürlük, anlamıyorum.
Kadınla erkek arasındaki adalet, eşit şartlarda, eşit ortamlarda çalışmak değil, kadının hem kanunen hem de toplumsal zihniyetle korunduğu zaman sağlanacaktır.
Gerisi yalandır.
Babamdan en çok dinlediğim hikâyedir bu:
Kadın yaratılırken melek sormuş.
-Ya rab, bu sefer neden çok uzun sürdü?
-Kadın özen ister” demiş yaratıcı
-Melek kadına dokunmuş, “Ama bu çok yumuşak” demiş.
-Yumuşak ama dayanıklıdır. Onun nelere dayanıp nelerin üstünden gelebileceğini tahmin bile edemezsin” demiş yaratıcı.
-Melek kadının gözlerine bakmış, “Ama bu su sızdırıyor” demiş.
-“Su sızdırmıyor… O gözyaşı” demiş yaratıcı.
-“O ne için “ diye sormuş melek.
-“Gözyaşları onun sığınağıdır” demiş yaratıcı.
-Hiç kusuru yok mu” demiş melek.
-’Var’ demiş yaratıcı; “Ne kadar değerli olduğunu bilmez!
O yüzden kadının değerini sarraflar anlar.
O yüzden kadın, erkeğin en büyük imtihanıdır.

GÜNÜN SÖZÜ: Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlamak için değil. Oscar Wilde

HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN.

Not: Sadece 8 Martta değil her zaman bütün dünya kadınlarını kutluyorum.

Share
514 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...