logo

İzin ve Tatil Arasındaki Fark


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Karasabana koşulmuş bir çift öküz düşünelim. Bu öküzlerin soluk almak için dinlendirilmesi tatil, boyunduruktan çözülerek salıverilmesi izin gibidir. O halde kısa süreli durarak (atalet) dinlenmelere tatil, uzun süreli dinlenmelere izin diyebiliriz.

Özellikle iş hukuku kitaplarında izin ve tatiller başlığı altında izinler ve tatiller özensizce karışık olarak sıralanır, hangisinin izin hangisinin tatil olduğunu ayırt etmek zordur. Bu yazı izin ile tatili birbirinden ayırt etmeye çalıştık.

Öncelikle her iki kelimenin kökeni birbirinden farklıdır.

Arapça Aḏn kökünden gelen “iḏn إذن  “kulak verme, bir dileği kabul etme” sözcüğünden alıntıdır.[1]

İzin kelimesinin sözlük anlamlarını şöyle belirtebiliriz.

1.Bir şey yapmak için birine verilen ya da birinden alınan olur.

2.Bir kimseye çalıştığı işyerince verilen süresi belli dinlence.

3.Bir şeyi yapmak için bir kimseden ya da ilgili yerden olur sağlamak. “Bu iş için belediyeden izin almak gerekiyormuş”

4.Çalıştığı yerden belli bir süre için dinlenceye ayrılmak ya da belli bir süre için izinli sayılmak. “Bugün izin alıp alışverişe çıkalım”[2]

Arapça ṭl kökünden gelen aṭālat عطالة  

1.Hareketsiz ve başıboş olma,

2.Boşluk, işsizlik, hareketsizlik, tatil” sözcüğünden alıntıdır.

Arapça sözcük Arapça aynı anlama gelenˁaṭal عطل  sözcüğü ile eş kökenlidir.[3]

Tatil kelimesinin sözlük anlamlarını şöyle belirtebiliriz.

1.Çalışma yaşamında, yasa gereğince çalışmaya ara verilen süre. “Hafta tatili, bayram tatili, öğle tatili” eş anlamlısı; dinlence,

2.Okul, meclis, adliye gibi kurumların yasa gereğince çalışmasını durdurduğu ya da kapalı bulunduğu dönem.

3.Dinlenmek, eğlenmek ereğiyle çalışmaksızın geçirilen süre.

4.Okul, işyeri vb.yi kapatmak, çalışmasına ara vermek.

5.Başka bir güne, zamana erteleyerek çalışmaya ara vermek.[4]

Bu kelimelerin kökenleri farklı olduğu gibi sözlük anlamlarında da bir benzerlik göremiyoruz.

İzinle tatilin farkını anlamak için şu örneği tasarlayalım; Karasabana koşulmuş bir çift öküz düşünelim. Bu öküzlerin soluk almak için dinlendirilmesi tatil, boyunduruktan çözülerek salıverilmesi izin gibidir. O halde kısa süreli durarak (atalet) dinlenmelere tatil, uzun süreli dinlenmelere izin diyebiliriz. Ayrıca izin tatile göre daha fazla bir serbestliği ifade ediyor. Mesela haftalık dinlenmeye hafta tatili, yıllık dinlenmeye yıllık izin deniyor. Tatilde işyerinden ve işyeri çevresinden çok uzaklara gitme imkanı fazla değil, ama izinler de işyerinde ve işyerinin bulunduğu şehirden daha uzaklara gitmek söz konusu. Bir de tatilde hareketsiz kalarak (atalet) dinlenmek söz konusu iken izinde hareketsiz kalarak dinlenmek şart değildir. İzinde başka farklı bir iş yaparak dinlenmek söz konusu olabilir.

[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/izin

[2] https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#safe=strict&q=izin+nedir

[3] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/atalet

[4] https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#safe=strict&q=tatil+nedir

Share
400 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...