logo

reklam

İYİ Parti’nin Hedefi Ne Olmalı?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin kurmayları ile birlikte Artvin ziyaretinde bulundu. Akşener’in Artvin ziyaretinde yaptığı konuşmalara yer vermiştik. Özellikle bu konuşmalardan Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin cümlelerine yorumumu ise dün yapmıştım. Bugün İYİ Parti’nin geleceğine ilişkin ön görülerimi ifade etmek istiyorum.

Türkiye’de siyasette yenilik beklentisi hakim. Özellikle 3 veya 4 kutuplu siyaset yelpazesinden medet ummayan kesimlerin en büyük beklentisi yeni bir siyasi oluşum idi. Şimdi soru şu: İYİ Parti bu dört partiden de medet ummayanların beklentilerini karşılayabilecek bir program ortaya koyabilecek mi? Meral Akşener, ülke genelinde büyük bir çekim merkezi haline gelebilecek mi? AK Parti’nin çıkışında olduğu gibi büyük bir oy patlaması ile ülkede iktidar olabilecek mi?

Bu soruların yanıtlarına ilişkin tahminlerimi bu yazımda açıklayacağım ancak öncelikle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Artvin gezisine ilişkin değerlendirmelerimi ifade edeyim.

Öncelikle Akşener’in Artvin programına il teşkilatı iyi bir şekilde hazırlanmış. Program kusursuzluğa yakın bir şekilde gerçekleştirildi. Bu tür programlarda önemli olan gövde gösterisi yapmaktır. Burada gövde gösterisi yapılmıştır. İlk bakışta Akşener’in arkasındaki kalabalık gücünü gösterir boyutta görünüyordu. Artvin Teşkilatının başkanı Filiz Akyüz ve teşkilatını bu anlamda tebrik etmek gerek. İyi bir organizasyon yapılmıştır. Organizasyon içerisinde esnaf gezisi falan yaptırılması da güzel bir düşüncedir. Başarılı bir organizasyonun güzel finali de açılış sonrasında gerçekleştirilen kapalı salon toplantısıydı. Bu toplantı da amacına ulaşan bir toplantıydı.

İYİ Parti’yi Nasıl Buluyorum?

Yukarıdaki değerlendirmelerim il teşkilatının organizasyonuna ilişkin görüşlerimi içeriyordu. Şimdi artık biraz sizin beklentinize yanıt verecek cümleleri yazmakta. Yazımın başlığında da belirttiğim üzere İYİ Parti’nin hedefi noktasında biraz sorunlar görüyorum. Belki yanılıyor olabilirim ancak sonuç itibariyle bende bir seçmen olduğuma göre benim düşüncelerimin bu noktada önemli olduğuna inanarak bu yazıyı kaleme alıyorum.

Öncelikle İYİ Parti’de hedef olarak küçük MHP olmak olarak görüyorum. Başka bir dille ifade edecek olursam eğer MHP’nin yerine geçmek gibi bir hal görüyorum. Bunu ciddi anlamda sezinliyorum. Partinin il ve ilçe yönetim kurullarının oluşumundan partinin söylemlerine kadar sanki MHP’nin yapamadıklarını yapacaklarına dair bir iddia ortaya konuluyor gibi geliyor. Bunu Artvin özelinde söylemiyorum genel anlamda ifade ediyorum.

İYİ Parti’nin mutlaka ama mutlaka iktidara alternatif söylemler ve projeler ortaya koyması gerekiyor. Genel Başkan Meral Akşener’in ürettiği muhalefet yönteminin mutlaka CHP’den, MHP’den ve diğer muhalif partilerden farklı görünmesi gerekiyor. Her şeye muhalif olmak yerine yanlışa yanlış doğruya doğru anlayışını ortaya koyması gerekiyor. Ayrıca Meral Akşener’in ülkenin gündemine dair açıklamalarında gecikme yaşadığını görüyorum. Bunu da mutlaka değiştirmesi gerekiyor. Bir bakıyorsunuz bir çok parti genel başkanı, Başbakan hatta Cumhurbaşkanı dair açıklama yapıyor, bakıyorsunuz Akşener’in açıklaması gecikmiş. Bu biraz bence yanlış. Mutlaka daha hızlı gündem yakalanması sağlanmalıdır.

İYİ Parti’nin teşkilatlanması konusuna yeniden dönecek olursak eğer söylemem gerekiyor ki çok MHP kokuyor. MHP kokmamak adına bir takım özel çalışmalar şart. Ayrıca toplumda itibar gören önemli simalar partiye dahil edilmeli. Teşkilatlarında ve yönetim kurulunda mutlaka soldan ve sağdan etkili isimler partiye dahil edilmeli. Akşener’in kendi ismi bence 2002’deki AK Parti gibi bir çıkış yapma ihtimalini şuan için imkansız görürken, baraj noktasında da açık söylemem gerekirse çok net bir şekilde geçer diyebilecek bir durumda değilim.

Siyaset tahminleri için şuan için henüz erken olduğunu bilmekle birlikte İYİ Parti’nin siyasette çok iyi bir oy oranına sahip olabilmesi için çok ama çok yoğun bir çalışma içerisine girilmesi şart. Üye bazlı çalışmanın yanı sıra toplumun tüm fertlerine ulaşabilecek organizasyonların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bunun için yeterli bir zaman olmakla birlikte yinede biran evvel kuruluş çalışmalarını tamamlayarak çalışmalara hız vermekte fayda var. 2019 yılında 3 ayrı seçim yapılacak olması, bu seçimlerden birinin ya da ikisinin öne alınması ihtimalinin de bulunması nedeniyle İYİ Parti’nin mutlaka bu seçimlerde varlığını hissettirme gereksinimi nedeniyle belirtmek isterim ki İYİ Partililerin gece gündüz uyumadan çalışmalarında fayda var.

Ben bugün yazımı çok uzun tutmayacağım. Tahminlerimi yazımın sonunda biraz daha net dille ifade etmem gerekirse eğer bindirilmiş izlenimi veren kalabalıklarla bir yere kadar güzel bir hava yakalanabilse de iktidar olmak, onu da geçtim meclise girmek bile o kadar kolay değil. İYİ Parti’nin bugün ki hızı, yaptığı açıklamalar, çalışmalar, teşkilatlanmada ki yanlışları falan değerlendirdiğimde mutlaka daha titiz bir çalışma atmosferine girilmesinde fayda görüyorum.

Henüz yeni bir parti olması nedeniyle bu yazılarımı bir eleştiri olarak algılanması ve eksiklerin kendi içerisinde tartışmaya açılmasına bir vesile olarak değerlendirerek bu yazımın okunmasında fayda görüyorum.

Ayrıca son olarak ufak bir not daha belirtmek isterim ki İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in da danışman ekibinin biraz daha araştırmacı ve hızlı bir ekipten kurulmasında fayda var. Bazı yanlış bilgilendirmelere maruz kalarak yapılan açıklamaları ben çok rahatlıkla fark ediyor isem herkeste yakında bu yanlışlıkları daha rahat fark edecektir.

Yine de İYİ Parti’ye başarılar dileyerek siyasette hareketin her zaman fayda sağlayacağına olan inancım ile hayırlı yolculuklar İYİ Parti diyorum.

Share
59 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...