logo

İstemuzuk çiler


Yüksel Kantar
yukselkantar@08olay.com

İstanbul”da birinci boğaz köprüsü yapılırken karşı çıkılmıştı.

İkinci köprüye de karşı çıkıldı ve şimdi üçüncü boğaz köprüsüne de karşı çıkılıyor. İstanbul a 3. ve Dünya’nın en büyük havaalanı yapılıyor buna da karşı çıkılıyor.
Kanal İstanbul a karşı çıkılıyor. ‘Milas-Bodrum havaalanı’ yapılacaktı karşı çıkıldı, iptal edildi. Mersin ve Sinop’a nükleer santraller yapılıyor ama karşı çıkılıyor. İstanbul’a Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi yapılmak istendi. Yapılacak yerde ağaçlar kesilecek diye, Gezi Parkı eylemleri ile Türkiye’yi terörize eden sözüm on çevreciler hükümeti düşürmek için kolları sıvadılar. Barajlar ve küçük çapta HES’ler yapılmak istendiğinde doğal yaşam yok oluyor, balıklar ölüyor, diye karşı çıkılıyor. Rüzgar enerjisi için projeler yapılamak istendiğinde kuşlar ölecek diye karşı çıkılıyor. Türkiye’nin kanayan yarası “’Terör” bitirilmek isteniyor, karşı çıkılıyor.
Türkiye de herkes ve özellikle ‘ Tam bağımsız Türkiye’ diyen çevreler ne yazık ki bu mega projelere karşı çıkıyor. Hani diyoruz ya; ’kendi iç sorunlarını çözmüş bir Türkiye ; ancak kalkınıp büyüyüp gelişebilir. Ama bu iç sorunlar çözülmeden, yani Türkiye’nin ayağındaki prangalar kırılmadan nasıl ilerleyeceğiz? Demek ki, önemli olan Türkiye nin kalkınması büyümesi ve gelişmesi değil mevcut durumunun korunup, ülkemizin yerinde sayması isteniyor. Bu yatırımlara karşı çıkanlar tarihin sayfalarında yerini “İSTEMEZÜK” çiler olarak alacaklar.

KOLTUKLARA YAPIŞMAK VE KOLTUK SEVDASI

İnsanların genel hastalığı makamlara geldikten sonra o makamlardan ayrılmak istememeleri. Bürokraside, siyasette ve sivil toplum kuruluşlarında ki koltuklara yapışma hastalığı sanırım benden sonra tufan olur, diyerek mevkilerini terk etmemek için büyük bir mazeret. Kan tazelenmesi, yenilenme ve gelecek kuşaklara fırsat verme adına bence bir kuralın olması lazım. Bu yazım aslında özellikle STK’larda özellikle konfederasyon, şube başkanlığı ve yereldeki STK başkanlıkları. Kendimi bildim bileli STK başkanlığını sürdürenler beni bu yazıyı yazmama sebep oldu. Parti ayrımı yapmadan, siyasi partilerde her dönem milletvekilliği, bakanlık ve genel başkanlık ve genel başkan yardımcılığı görevlerini yılardır sürdüren siyasetçiler var. Tabii ki istisna olarak çok verimli siyasetçiler olsa bile, gelecek nesillerin önünü açma ve onlara fırsat vermenin ülkemizin geleceği adına olumlu bir adım olacağını düşünüyorum.
Ak Parti siyasette buna 3 dönem kuralını koydu. Bence üç dönem değil iki dönem olmalıdır. Diğer siyasilerde bunu örnek alıp uygulamaya koyarlar inşallah. Hükümetten ise, STK başkaları için bir kanun çıkarılıp bunu kurala bağlamasını bekliyoruz.

Share
564 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...