logo

“İslam Ülkeleri, Batı’nın Benzin İstasyonu Durumunda”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, ”Akan kan ve gözyaşının dinmesi için Müslümanların bir araya gelmesi gerekiyor. Bunun dışında çare yok.” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Partisinin Artvin İl Başkanlığınca Artvin Merkezde ki Şelale Düğün Salonunda düzenlenen iftar programına katıldı.

Burada düzenlenen İftar Programına Saadet Partisi İl Başkanı Gültekin Soydan, Memur Sen Artvin İl Temsilci ve Eğitim Bir Sen Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce, partililer, bazı sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda vatandaşlar katıldı.

Partililer Genel Başkan Kamalak’ı kapıda karşıladı.

İftar öncesi Kuranı Kerim okunmasıyla başlayan program iftar yemeğinin yenmesiyle devam etti. İl Başkanı Gültekin Soydan’ın açılış konuşmasının ardından konuşma yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Osmanlı Devleti’nin parçalanıp yıkılmasının ardından, İslam coğrafyasında huzur kalmadığını belirterek İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı olduğunu söyledi.

İslam coğrafyasında 5 bölgenin, yüzyılı aşkın bir süredir “kan ağladığını” söyleyen Kamalak, ”Kıbrıs 140 seneden beri işgal altında. Filistin, Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa bugün işgal altında. Keşmir, Arakan kan ağlıyor. Bizden yardım bekliyor. Birinci Dünya Savaşı ile İslam coğrafyası param parça oldu.” diye konuştu.

Kamalak, dünyanın en zengin petrol yataklarının İslam ülkelerinde olduğunu da vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gel gör ki İslam ülkeleri, Batı’nın benzin istasyonu durumuna düşürülmüştür. Batı ve siyonizm, silahlarının etkilerini Müslümanlar üzerinde deniyor. Bugün dünyada en fazla silah satan ülkeler güvenlik konseyinin 5 daimi üyesidir. Yani sözüm ona dünya güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan ülkeler en fazla insan öldüren ülkelerdir. 2010 yılında Amerika’nın satmış olduğu silahların tutarı 201 milyar dolarken, bir yıl sonra başlayan Arap Baharı sonrası bu rakam 67 milyar dolardır. Amerika bu silahları İslam ülkelerine satmıştır. İslam ülkeleri de bu silahlarla kardeşlerini vuruyor.”

 ”Batının Sınır Bekçisi Durumundayız”

 ”Bugün ne yazık ki Müslümanlar, Müslümanları öldürmek için birbirleriyle savaşmak için silahlanıyorlar” diyen Kamalak, ”Bu durum karşısında akan kan ve gözyaşının dinmesi için Müslümanların bir araya gelmesi gerekiyor. Bunun dışında çare yok.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de 3,5 milyonu aşkın Müslüman göçmen olduğunu belirten Kamalak, şunları kaydetti: ”Batı ‘Bunları burada tut, Avrupa’ya gönderme’ diyor. Batının sınır bekçisi durumundayız. Batının sömürdükleri ülkelerin insanlarını Batı’ya göndermemekle görevliyiz. Yetmedi Batı’nın günah keçisi durumundayız. Biz Birinci Dünya Savaşı’na Almanya ile birlikte girdik. Onlarla beraber savaştık. Geldiğimiz noktada Almanya bize diyor ki ‘Siz soykırımcısınız’. Katillikten daha ağır bir suçla itham ediliyoruz. Bunu okullarında çocuklarına okutacaklar bundan böyle. Bundan daha vahimi, İslam ülkeleri ve ülkemiz, Almanya kim oluyor onları her alanda geri bırakmalıyız endişesini bile taşımıyor. Şu an yöneticilerimiz arasında ‘Biz Almanya’yı geride bırakmalıyız’ diyen ve bunun için bir programı olan parti var mı? Tek bir parti var oda Saadet Partisi’dir.”

Bir araya gelinmesi gerektiğini vurgulayan Kamalak, sözlerini şöyle tamamladı:

”Biz dünyanın en şerefli milletinin torunlarıyız. Bir araya gelmemiz lazım. Almanya’yı da Rusya’yı da İngiltere’yi de geride bırakmamız lazım. Bunu diyen tek parti Saadet Partisi. Hani Irak’a özgürlük getireceklerdi, ne oldu? Orada 2 milyon kardeşimiz şehit edildi. Kıbrıs Barış Harekatı sonrası sözüm ona batılı dostlarımız bize ambargo uygularken, Kaddafi ‘Bütün gücümle Türkiye’nin yanındayım’ diyordu. Ne oldu Kaddafi’ye, devrildi. Irak 3’e bölündü. İslam tarihine şöyle bir bakın, Müslüman bir ülkeyi vurmak için tarihte hiçbir İslam ülkesi ehli küffar ile anlaşmış değildir. Tek bir iktidar var, oda AK Parti.”

Kamalak devamında şunları söyledi: “Bizi soykırımla suçlayan Almanya geçen hafta sözde Ermeni Soykırım iddialarını kabul etti. Biz ne yaptık. Almanlara İncirlikte hava üstü veriyoruz. Peki Almanya kimi vuracak oradan İsrail’i mi, Yunanistan’ımı, Rusya’yı mı? Biz Allah’ın lütfü ile iktidara geldiğimizde Amerika’yı da oradan çıkaracağız. Benim balkonumdan benim kardeşimi vuramazsın. İşimiz biraz zor ama imkansız değil. Ecdadımızın yaptığı gibi mazlum milletleri bir araya getirmeliyiz. İslam Birliğini yeniden kurmalıyız. İslam Ortak pazarını yeniden tesis etmeliyiz. İslam para birimine geçmek durumundayız. Merhum Erbakan Hocamız 1996 yılında ortak İslam para birimine geçme mecburiyetinde olduğumuzu vurguluyordu. Çünkü ABD dolar vasıtasıyla bizleri sömürüyor. Sadece bizleri değil bütün insanları sömürüyor. Burada bir vatandaşımız 100 dolar kazanmak için emek verecek alın terini akıtacak. Veya daha önce uğrunda ter döktüğü evindeki kıymetli eşyaları satacak. Başka yolu yok. ABD ne yapıyor. Milyarlarca dolar elde etmek için merkez bankasının düğmesine basıyor.  Sonra adına dolar dediği yeşil kâğıtları dünya piyasasına sürüyor.  O dolar geliyor Artvinli kardeşimin alın teriyle kazanmış olduğu bir kısım değerleri alıp götürüyor.  Almanya’da yıllar önce para Mark, Fransa’da Frank’tı şimdi piyasada bu parlar yok. Çünkü Euro’ya geçtiler. Ortak para birimine geçtiler. Bakın fikir bizim fikrimiz. Düşünce bizim. Ama Abrahamlar, Hanslar anladı, be yazık ki İbrahimler, Hasanlar anlamadı. Biz bu konuşmayı yaparken dünyada en az 250 milyon çocuk savaş ortamındadır ve bu çocuklar genelde Müslümanların çocuklarıdır. Son 10 yılda 2 buçuk milyondan fazla çocuk bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir. 15 milyondan fazla çocukta yaralanmış durumda. 60 milyondan fazla insan mülteci hayatı yaşıyor. Bunları çoğu Müslümanlar. Biz diyoruz ki gelin bir olalım. Gelin kendi NATO’muzu kuralım. Osmanlı bunu yapmıştı. Biz büyük ve şanlı bir tarihin sahipleriyiz. Silkinip ayağa kalkmamı lazım. Kendi barış gücümüzü oluşturalım. Kültürel iş birliğini kurmamız lazım” dedi.

 

Etiketler: » »
Share
621 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?