logo

İSLAM FIKHINA GÖRE KADINA TANINAN MUAFİYETLER


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

I.Muafiyet Kavramı

Muafiyet, “affedilmiş olmak, istisna ve imtiyaz” manalarına gelmektedir. Muafiyetle ilgili bir başka tanım ise şöyledir:” Muafiyet, mükelleflere kanunun eşit olarak yüklediği vergi ve resimlerde siyasi ,iktisadî, sosyal adalet , imara teşvik ve himaye gibi gerekçelerle istisnaya gidilmesidir.[1]

II.Kadına Tanınan Muafiyetler

1.Kadınlara Gusülde Tanınan Muafiyet

Kadınlarda, uzun veya örgülü saçların bütünü ıslanması gerekmez. Bu durumda, kadın, gusül için saçının örgüsünü açmak mecburiyetinde değildir. Şart olan, saçın diplerine suyun ulaştırılmasıdır. Saçlarda kuru yer kalsa bile, saç dipleri ıslandıktan sonra gusül sahih olur.

Erkeklerde durum böyle değildir. Çok uzun veya örgülü de olsa, erkekler, saçlarının tamamını yıkayıp ıslatmalıdırlar. Çünkü, saç, erkekler için ziynet değildir. Erkeğin saç uzatmasında bir gereklilik yoktur.[2]

2.Kadınlara Cuma Namazından Tanınan Muafiyet

Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda icma vardır. Asr-ı saadetten beri hiçbir İslam müçtehit ve alimi bunun aksini söylememiş, bütün İslam ülkelerinde, her dönemde uygulama da böylece devam ede gelmiştir.

Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde cuma namazı kadınlara farz değildir. Ancak cuma namazında hazır olup da kılarlarsa, namazları sahih olur ve öğlen namazı yerine geçer. (bk. Abdurrahman Ceziri, Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, Çağrı yayınları, İstanbul 1993, II/534)[3]

3.Kadınların Bayram Namazından Muaf Olmaları

Bayanlara bayram namazı erkeklere olduğu gibi vacib değildir. Müsait ortam olduğunda kılarlarsa sevap kazanırlar.[4]

4.Kadınların Cemaate Devam Etmekten Muaf Olmaları

Fıkıh mezhepleri çeşitli delil ve sebeplere dayanarak kadınların cemaate gelmelerinin caiz olsa da cemaate devam hususunda erkekler gibi mecbur olmadıkları, böyle bir mükellefiyetten muaf oldukları görüşündedirler.[5]

Peygamber (sav)`in zamanında erkekler camiye gidip cemaatle namazlarını kıldıkları gibi kadınlar da camiye gidip namazlarını kılarlardı. Ümmü Atiyye`den rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) genç, başkasına kendini göstermeyen örtülü ve hayızlı kadınları bayram namazı yerine götürürdü. Ancak hayızlı kadınlar namaza iştirak etmemekle beraber diğer hayır işleri ve müslümanların davetine katılırlardı.

Peygamber (sav) Allah`ın kulları olan kadınların camilere gitmelerine engel olmayınız, buyurmuştur (Ebu Davud).

Yalnız Şafii mezhebine göre kadının evinde cemaatle kıldığı namaz, camide cemaatle kıldığı namazdan daha üstündür.

Hanefi mezhebine göre ise yaşlı müstesna, kadının camiye gitmesi doğru değildir.[6]

5.Kadınlara Oruçta Tanınan Muafiyet

Klasik kaynaklarımızda hayızlı ve lohusa kadınların oruçla mükellef olmadıklarında ittifak vardır.[7]

6.Kadınlara Zekatta Tanınan Muafiyet

Hanımların süs olarak taktığı takıların altın ve gümüş olmayanlarına zekat gerekmediği hususunda ittifak vardır . Fakat altın ve gümüş takıların zekata tabi olup olmadıkları hakkında sahabe döneminden itibaren farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirmelerdeki farklılıklar mezhepler içinde de görüş ayrılıklarına sebep olmuştur. Hanefi mezhebi dışındaki diğer üç mezhebin kadınların “Huliyyat” denilen zinet eşyalarını zekattan muaf tuttuğunu görüyoruz.[8]

Kadınların altın ve gümüş hariç, başka ziynet eşyaları, ne kadar çok olursa olsun, zekat nisabına dahil edilmez. Fakat kurban nisabına dahil edilir. Yani nisabın üstünde ziynet eşyası olan kadın zengindir, kurban kesmesi vaciptir.[9]

7.Mahremi Olmayan Kadının Haccın Edasından Muaf Tutulması

Eğer kadın onunla birlikte hacca gideceği bir mahremi yoksa kadın şer’i olarak güç yetiremez konumunda olur. Kadının üzerine bir mahrem bulana kadar hac farz değildir.[10]

8.Kadınlara İhramda Tanınan Elbise Muafiyeti

Kadınlar için erkeklerde olduğu gibi özel bir ihram kıyafeti söz konusu değildir. Kadınlar zağferan ve yalancı safran ile boyanmış olmamak şartı ile ihramlı iken dikişli giyebilirler.

Hac ve umrede kadınların başlarını örtmesi gereklidir. İhramlıyken yüzlerini örtmezler. Kadınlar telbiye, tekbir, tehlil salavat okurken ve dua ederken seslerini yükseltmezler. İhramlıyken ayakkabı, elbise, başörtüsü, çorap gibi her zaman giyindikleri kıyafetlerini giyebilirler.[11]

9.Kadınların Remel, Izdıba Ve Herveleden Muaf Tutulması

Kadınlar tavaf da hızlı ve çalımlı yürüyerek remel yapmazlar. Sa’y da yeşil direkler arasında koşar adımlarla yürüyerek hervele yapmazlar. [12]

10.Kadınların İhramdan Çıkarken Saçları Traş Etmekten Muaf Tutulması

İhramdan çıkarken saçlarını kesmezler, sadece kısaltırlar.[13]

11.Kadının Kendi Çocuğunu Emzirmesi Hukuki Değil Dini Bir Görevdir.

Genel kural olarak “çocuğu emzirmek anne için hukukî değil dînî bir vazifedir. Gönüllü emzirmedikçe buna zorlanamaz.”[14]

Dinî bir görev olarak (diyaneten) ana çocuğunu emzirmekle mükellef olmakla beraber hukukî bağlayıcılığı bakımından (kazaen) bu mükellefiyetin varlığı tartışmalıdır.[15]

Çoğunluk İslam fakihlerine göre,bir annenin kendi çocuğunu emzirmesi menduptur.Ancak emzirmek istemediği takdirde aşağıda belirteceğimiz istisnalar dışında kaza yoluyla emzirmeye zorlanamaz.Çünkü çocuğun emzirilme işi nafaka kapsamına girer ve bu da çocuğun babası üzerine vaciptir.Bu yüzden koca,karısını emzirmeye zorlayamaz.Çünkü ‘Emmeyi tamam yaptırmak isteyenler için,anneler çocuklarını iki bütün yıl emzirirler (Bakara 233)’ ayeti tavsiye niteliğindedir.

Aşağıdaki durumlarda anne çocuğunu emzirmeye zorlanabilir

1- Çocuğun,kendi annesinden başkasının sütünü emmemesi

2- Başka bir süt anne bulunamaması

3- Çocuğun babasının olmaması ve kendisinin de süt anne tutacak bir malının bulunmaması durumlarında anne çocuğunu emzirir.Burada gaye,çocuğu helak olmaktan kurtarmaktır.

Yukarıdaki durumların dışında,anne çocuğunu emzirmekten kaçındığı takdirde,babanın bir süt anne tutması gerekir.Süt anne,çocuğu öz annesinin yanında emzirir.

(Haricen Not = Sanırım hiçbir kadın çocuğunu emzirmek istememezlik yapmaz.Tabi ki bir sağlık sorunu veya daha farklı önemli bir sebep yoksa eğer)[16]

Anne, ilk ağız sütünü çocuğa vermemezlik edemez. Bu süt çocuk için hayatı önem taşır. Ondan sonra emzirmeyi reddebilir.(ibn Kesîr I/418)[17]

Çocuğunu emzirmek, anne üzerine diyaneten lazımdır. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de geçen, “Anneler çocuklarını tam iki sene emzirirler.” ifadesi, haber sigası ile tekitli emirdir.(Mevkufat, 1/597)[18]

12.Kadının Ev İşleri Yapması Hukuki Değil Dini Bir Görevdir.

Hanımların yemek ve ekmek pişirmesi, elbise yıkaması, oda süpürmesi, ev işlerini tertip ve düzenlemesi, kocasının yükünü hafifletmeye çalışması ahlaki birer görevdir ve şerefli bir hizmettir. (Hukuku İslamiyye Ö. N. Bilmen 2/483)[19]

Evin hanımının; evi temizlemesi, eşine ve çocuklarına yemek yapması, çocuklarıyla ilgilenerek kocasının yükünü hafifletmesi, hep kendisi için bir sadakadır. Dolayısıyla, beş vakit farz namazını kılmak şartıyla, evi için yaptığı her çalışma da ibadettir.[20]

13.Kadın Ev Harcamalarına Katılmak Zorunda Değildir

Ailenin ihtiyacını karşılama mükellefiyeti kocaya ait olduğundan, karısının parasına el koyma hakkı olmadığı gibi, evin geçimine katkıda bulunmasını istemeye ve buna zorlamaya da hakkı yoktur. Kadın da buna mecbur değildir ve böyle bir sorumluluk ve zorunluluk yoktur. Ancak kadın kendi özgür iradesiyle hiçbir baskı altında kalmadan aile geçimine katkıda bulunabilir.[21]

 

 

[1] YAKAR,Gülsüm, İSLAM FIKHINDA İBADETLERDE KADINA TANINAN MUÂFİYETLER,

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı  Yüksek Lisans Tezi,İstanbul 2014, s.35

[2] https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/gusul

[3] https://sorularlaislamiyet.com/cuma-namazi-kadinlara-farz-midir

[4] https://www.fetvameclisi.com/fetva-bayanlar-bayram-namazi-kilabilirler-mi-79897.html

[5] YAKAR,Gülsüm, a.g.e, s.85

[6] https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/kadinin-camiye-gidip-cemaatle-namaz-kilmasi-caiz-mi

[7]YAKAR,Gülsüm, a.g.e, s.93

[8] YAKAR,Gülsüm, a.g.e,s.103

[9] http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1106

[10] https://islamqa.info/tr/answers/5207/kadinin-mahremsiz-kafile-ile-birlikte-hacca-gitmesi

[11] http://www.umrebilgileri.com/kadin-ihram-elbisesi/

[12] http://www.umrebilgileri.com/kadin-ihram-elbisesi/

[13] http://www.umrebilgileri.com/kadin-ihram-elbisesi/

[14] YAMAN, Ahmet, İslam Aile Hukuku, Marifet Yayınları,İstanbul 1999,s.69

[15] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=030103

[16] https://kuranyurdu.com/dinimize-gore-bir-kadin-cocugunu-emzirmek-zorunda-midir/

[17] https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/annenin-cocugunu-emzirme-zorunlulugu

[18] https://sorularlaislamiyet.com/kadinin-aile-icerisindeki-sorumluluklari-ve-kocasina-karsi-gorevleri-nelerdir

[19] https://sorularlaislamiyet.com/bir-kadin-cocuguna-ve-kocasina-bakmak-zorunda-midir-0

[20] https://sorularlaislamiyet.com/kadinlarin-evlerde-yaptigi-isler-icin-sevap-ve-mukafat-belirten-hadis-i-serifler-var-mi-kadin

[21] https://sorularlaislamiyet.com/kadinin-calistigini-ve-kazancini-esine-veya-aileye-harcama-zorunlulugu-var-mi-0

Share
143 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yürüyen Merdivenleri Kazandırdığı İçin Kocatepe ve Ekibine Teşekkür Ediyorum

    13 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bazen bir takım duyumlara ve söylemlere şahit oluyorum ve de bunlara çok üzülüyorum. Kocatepe döneminde bir şey yapılmadığını söyleyenlerin olması gerçekten de çok üzücü. Hani burada yapılanları yazmaya kalksam 30-40 sayfa yazacağım yatırım ve hizmet çıkarda şimdilik kalsın diyerek kendimi engelliyorum. İnsafsız olmamak gerek. Sadece bir yürüyen merdivenin yapılması bile geçmişte bir seçim kazanma sebebi olabilirdi. Bugün Kocatepe döneminde yüzlerce hatta binlerce yatırım ve hizmet yapılmışken hiçbir şey yapılmamış demek birazcık insafsızlık ol...
  • TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR

    11 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.DİN KURALLARI 1.1.Tanım Allah tarafından konulmuş olan, peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığı ile insanlara iletilmiş olan kurallardır. 1.2.Din Kurallarının Uygulanma Alanı Din, evreni yaratan ve yöneten insanüstü ilahi bir varlığa inanmayı ve ona ibadet etmeyi emreder. İnsanların Tanrı ile olan ilişkilerini düzenler. Bununla beraber, bütün dinler insanların sadece Tanrı ile olan ilişkilerini değil, insanlar arasındaki ilişkileri de düzenleyen hükümleri (emir ve yasaklar) içerir. Bir diğer deyişle, dinler hem uhrevi (öteki al...
  • İRTİFAK HAKLARI

    10 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.KAVRAM VE TANIM İrtifak sözlükte “bir şeye dayanmak, ondan faydalanmak” anlamına gelir. İrtifak hakları, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma veya her ikisine birden sahip olma yetkisini veren sınırlı bir ayni haktır. 2.İRTİFAK HAKLARININ FARKLI TASNİFLERİ 2.1. İrtifak Hakkından Yararlanma Yetkisinin Kapsamı Açısından A-Tam Yararlanma İrtifakı İrtifak haklarından intifa hakkı hak sahibine eşyadan tam yararlanma yetkisi verir. B-Sınırlı Yararlanma irtifakı İntifa dışındaki irtifak...
  • MUTLAK HAKLAR

    09 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    M 1.Tanım Mutlak, kayıt altına alınamayan, kendisine bir sınır biçilemeyen demektir. Sahibine maddi ve manevi olmayan mallar ile kişiler üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, telif hakkı, ayni haklar, intifa hakkı, velayet ve vesayet hakları mutlak haklara örnektir. Bu hakları herkesin ihlal etmesi mümkündür, bu yüzden herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak sure...