logo

İslam Dünyası ve Türkiye Üzerinde Oynanan Büyük Oyun


Yüksel Kantar
yukselkantar@08olay.com

Bugün İslam coğrafyası kan, gözyaşı, yoksulluk, kaos ve istikrasızlıkla boğuşuyor. Bu bela 1. Dünya savaşından sonra Osmanlı Devletimizin dağılışından kaynaklanmaktadır. Bu savaşın en önemli sonucu imparatorlukların dağılımı oldu. Biz gerçi Osmanlı’ ya İmparatorluk değil ,Devlet diyoruz bunun da bilinmesin de fayda var. Birçok din, ırk, mezhebi bir arada barış ve huzur içerisinde tutan Osmanlı 6 asır dünyaya şanla hükmetti.Fakat bu savaştan sonra tamamen dağılarak bu günkü Türkiye elimizde kaldı. Osmanlıdan sonra başımıza gelenlere bir bakalım ve ders çıkaralım.

Osmanlı’yı batı parçalamadı mı? Arapları 54 ülkeye bölmedi mi? Yugoslavya’ yı bölüp Müslüman Boşnakları katletmedi mi? Irak’ı üçe bölmedi mi? Libya da Kaddafi’yi düşürüp iç savaş başlatmadı mı? Yemen de iç kargaşa çıkarıp Müslümanları birbirine kırdırmadı mı? Lübnan ve Ürdün de savaş çıkarmadı mı? Mısır’da halkın oyu ile iktidara gelen partiyi darbe ile devirip iç savaş çıkarmadı mı? Suriye’yi kan gölüne çevirmedi mi? Irak’ı üçe bölüp Sünni-Arap-Kürtleri birbiri ile savaştırmadı mı? İran- Irak savaşı başlatıp yıllarca iki Müslüman halkı birbirine kırdırmadı mı? Yıllarca Filistin’de Hamas- el Fetih gruplarını birbiri ile savaştırmadı mı? Mazlum Filistinlileri İsraillilere öldürtüp sürgüne göndermedi mi? Afganistan da Müslümanları birbirine kırdırmadı mı? Sudan da Somali de Müslümanları birbirine düşürüp iç savaş çıkarmadı mı? Pakistan da iç savaş çıkarmadı mı ? Bangladeş te yıllarca Müslümanlara eziyet edip iç savaş çıkarmadı mı? Burmada, Filipinlerde Tayland da azınlık Müslümanlara zülüm edip onları öldürmedi mi? Çeçenistan da Müslümanları katletmedi mi? Türkiye’ nin başına PKK terör örgütünü bela edip yıllarca ülkemizi istikrarsızlaştırmadı mı?

Arap Baharı projesi ile başlayan dikta rejimlerin sona erdirilmesi ve demokrasinin getirme planı ne yazık ki böl parçala ve hükmet anlayışının açık tezahürü değil mi?

Parçalama ve hükmetme hedefleri arasında Türkiye ve İran kaldı. Eğer bunu da başarırlarsa, Batı’nın huzur ve refahının devam etmesi, İslam dünyasının kaos kargaşa ve istikrasızlıkla savaşı olacak.

Türkiye üzerine de büyük oyun oynanıyor. Eğer Türkiye, batılı güçlerin oyununa gelirse Allah korusun uzun vadede Müslüman Türk-Kürt savaşı çıkarmaları uzak değildir. Olaya Türkiye’nin doğusu batısı diye değil Türkiye’nin bölünmesi ve batının amacına ulaşması gözüyle bakalım. Hani Müslümanlar kardeşti.

Biz Türkiyeli ve dünya Müslümanları batının uluslararası hedeflerini iyi okuyup kavrayıp iyi anlaması lazım. Yukarıda saydığım İslam dünyasındaki iç savaşlar Müslümanlara şunu diyor. Ey Müslüman, bu tabloyu iyi oku, aklını başına topla ve aklının başkaları tarafından kullanmasına izin verme. Neden hep Müslümanlar dünyanın değişik coğrafyalarında öldürülüyor, sömürülüyor. Artık yeter. Bizler kendi kendimizi yönetecek bilgiye beceriye ulusal ve uluslar arası tecrübeye sahibiz. Bizim coğrafyalarımızda bulunan doğal kaynakları bizler uluslar arası hukuk çerçevesinde işletebiliriz. Bunun ticaretini yapabiliriz demenin vakti geldi ve geçiyor.

HANİ MÜSLÜMANLAR BİR OLACAKTI KARDEŞ OLACAKTI. HANİ BİRLİKTE RAHMET, AYRILIKTA GAZAP VARDI ANLAYIŞIMIZ. KARDEŞLİĞİMİZ NERDE. BÜYÜK OYUNU BOZMAK HEPİMİZİN GÖREVİ DEĞİL Mİ?

Share
2196 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...