logo

İş Aş Bu Sefer Haydar Baş ve Diğer Partiler


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Seçim yaklaştıkça siyasi partilerin çalışmaları da hız kazandı. Gündemde olan partilere ilişkin değerlendirmelere biraz ara vererek gündemde olmayan partilere ilişkin bir yazı yazmak istiyorum. Başlığı yazdığım BTP Lideri Haydar Baş’tan başlayarak diğer partileri de yazmak istiyorum.

2007 ve 2011 Genel Seçimleri’nde ürettiği projeler ve vaatleriyle en çok tartışılan lider olmasına karşın aldığı oy ile tam bir hayal kırıklığına neden olmuştu, Prof. Dr. Haydar Baş. Halka hiç inandırıcı gelmemiş ve vaatleri uçuk olarak değerlendirilmişti. Fakat gelinen noktada görüyoruz ki, İş Aş Haydar Baş söylemi pekte yabana atılır bir söylem değil.

Ben son günlerde vaat üzerine vaat üreten gündemdeki siyasi partileri gördükten sonra Haydar Baş’ın söylemlerini bir kez daha incelemek istedim. Gerek vaatleri gerekse de ekonomik programı ile birlikte bence diğer liderlerin hepsinden çok daha farklı bir lider Haydar Baş. İlk duyduğunuzda komik görüyor hatta uçtuğunu falan düşünüyorsunuz; ama işin aslı biraz daha incelendiği zaman anlaşılıyor. Bir kere Haydar Baş’ın söylemlerinde kesinlikle inanılmayacak bir şey yok. Evet asgari ücret 5 bin lira olacak, söylemi de bence çok da uçuk bir söylem değil. Yani altı boş değil. Haydar Baş, 5 bin lira olacak dediğinde altını dolduruyor. İnsanlara iş ve aş dağıtacağı zaman bu ülkenin dışa bağımlılığını keserek dışarıya akıtılan paraları bu ülkenin insanlarına dağıtacağını söylüyor. Hani hiçbir üretim projesi olmadan, hatta bir çok projeye karşı çıktıkları halde zenginlik vadeden bazı liderlere karşın Haydar Baş’a ben güveniyorum. Eğer iktidara gelir ve bu ekonomik programını uygular ise hiçte vaat edilen vaatlerin yapılamayacak vaatler olmadığına inanıyorum.

Bu açıdan değerli okurlarım, bence vaatlerin miktarına bakarak değerlendirmede bulunmayın. Vaatlerin miktarından ziyade vaatlerin alt yapısına bakın. Vaatler okey ama bu vaatleri yapacak olan partinin parti programı ve ekonomik programına bir bakın. Nelere evet, nelere hayır dediklerine bir bakın. Vaat olarak verdiklerine değil, verdikleri vaatleri nasıl yapacaklarını anlattıklarına bir bakın.

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi

Milli ve Muhafazakar bir ittifak söylemi ile yola çıkan her iki partinin de bence seçimde dikkat çekecek bir oy alacaklarını belirteyim. Bu iki partinin ittifakı bence güçlü söylemlerle geliyor. Her iki liderde inanın kendi egolarından uzak bir biçimde çalışıyorlar. Her ikisi de birbirine güveniyor ve iki liderde de kişisel bir hırs yok. El ele konuşmalara gidiyorlar, el ele çalışıyorlar. Bence bu iki parti ayakta alkışlanması lazım. Her ikisi de kendi partilerinin geçmişlerine sürekli atıfta bulunarak kendi liderlerini de saygıyla anıyorlar. Birbirlerine saygı duyan bu anlayışın seçimin sonucuna net bir etkisi olacak.

Demokrat Parti

Gültekin Uysal yakından tanıdığım bir lider. Güven duyulacak güçlü bir isim. Gelecek vadeden ve tanıyınca sevilen bir lider yapısına sahip olan Gültekin Uysal’ın biraz daha medyatik olması durumunda ciddi bir potansiyele sahip olabileceğini düşünüyorum. Demokrat Parti efsanesini oluşturabilecek, tekrar o eski heyecanı yeniden sağlayacak bir isim olan Gültekin Uysal, bu seçimde belki de partiyi en dip noktadan çıkaracak o ilk uyanışı sağlayacaktır.

Vatan Partisi

Bence bu seçimde dikkat çekecek bir başka parti Vatan Partisi olacak. Çizgisini hiç bozmayan Vatan Partisi’nin sol siyaset dünyası içerisinde kendisini çok belli edecek bir oy alacağına inanıyorum. Gerek Artvin gerekse de Türkiye’de bu partinin alacağı oyu herkes merak ediyor. Zira bu oy oranı da seçimdeki dengeler açısından önemli olacak. Belki sonuca çok etki etmeyecek gibi görünse de seçim sonrası çıkacak tablo açısından önemli olacak.

Share
922 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?
#

İş Aş Bu Sefer Haydar Baş ve Diğer Partiler” için 1 yorum

  1. Erhan Kırmızı : diyor ki:

    Haydar Baş’ın 5.000 TL’lik asgari ücret vaadini bende uçuk bulmuyorum, olabilecek bir rakam. Fakat Büyük Türkiye Partisinin en büyük hatası kendi grubu dışındaki müslümanları çok aşırı eleştirmeleridir. Bu olumsuz özelliklerinden vazgeçerlerse fikir ve projelerini daha çok sayıda insana ulaştırma şansları olur

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...