logo

İRTİCA (GERİCİLİK)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: İrtica, Müslümanların, İslam’dan önceki duruma, cahiliye dönemine; yani küfre, şirke ve anarşiye dönmeleri anlamına gelir. Peygamberimizin vefatı üzerine Hz. Ebubekir döneminde Mekke, Medine ve Taif dışında bütün Arabistan’da dehşetli bir irtica (gericilik) hadisesi baş göstermişti. Hz. Ebu Bekir, bütün mürtedlerle muharebe etmeye karar verip gereğini yapmış, İslam ümmetini büyük bir irtica tehlikesinden kurtarmıştır.

İrtica, Arapça bir kelime olup “bir işe, bir fikre, bir yere geri dönüş, geriye dönme” anlamına gelen “rücu” kökünden türetilmiştir. Kök anlamından hareketle de “geriye dönüş, eskiyi isteme, geri dönücülük, gericilik, ilerleme düşmanlığı, mevcut düzene karşı çıkarak eskinin tekrar yaşatılmaya çalışılması veya eski artlara yeniden dönülmek istenmesi” şeklinde tarif edilmiştir. İslam literatüründe irtica kavramı “İslam’dan uzaklaşıp tekrar cahiliye dönemine dönme” anlamında kullanılmıştır. “Cahiliye” deyimiyle de İslam’a karşı çıkan Arap müşriklerinin “gerilikleri” yani İslam’dan önceki düşünce ve pratikleri kastedilmiştir. Nitekim Kur’an’da geriye dönüş, İslam’dan önceki inanç, tutum ve davranışlara özenme ve inançsızlığa yönelme olarak tanımlanmış; Hz. Muhammed’e karşı direnenlere “eskilerin özentilerine kapılanlar” nazarıyla bakılmış ve bu kimseler gerici olarak nitelendirilmiştir. [1]

Rasulullah Aleyhisselam’ın vefatı (H. 11. yıl – Rebiulevvel / M. 632 – Haziran) üzerine, Medine-i Münevvere’de Hz. Ebu Bekir r.a. halife seçilmişti. Fakat o günlerden itibaren Mekke, Medine ve Taif dışında bütün Arabistan’da irtidat (dinden dönüş) hareketleri ve isyanlar ortaya çıkmıştı. Bu üç şehir dışındaki Arap Kabileleri kimi tamamen kimi kısmen dinden çıkmışlar, dehşetli bir irtica (gericilik) hadisesi baş göstermişti.

İsyancıların bazıları “Namaz kılarız ama zekat vermeyiz” diyorlardı. Bu suretle zekat vermek istemeyenler hakkında ne gibi muamele yapılacağı, Ashap arasında tereddüde yol açtı. Hatta Hz. Ömer: “La ilahe illallah Muhammedün rasulullah, diyenlerin üzerine nasıl kılıç çekeriz?” diyordu. Halife Hz. Ebu Bekir r.a. bu meseleyi kesin olarak halletti ve dedi ki: “Vallahi Rasulullah’a verdikleri bir oğlağı zekat olarak vermekten çekinirlerse, elim kılıç tuttukça onlarla savaşırım!” Hz. Ömer ve diğer Ashab-ı Kiram da halifenin bu fikrinin doğruluğuna kanaat getirdiler ve mürtedlerle muharebede ittifak ettiler. İrtidat birdenbire pek büyüdü ve her tarafı dehşet bürüdü. İsyan bulutları ufukları kapladı, diğer yerlerde bulunan memurlar dönmeye, uzak ve yakın yerlerden hep kara haberler gelmeye başladı. Ehl-i İslam bu karanlık gidişten korku ve dehşet içinde kaldı.

Rasullullah’ın son günlerinde “Esved-i Ansi” denilen birisi peygamberlik davasına kalkışarak Yemen’i karıştırmış, sonunda öldürülüp asayiş ve huzur sağlanmıştı. Peygamber Aleyhisselam’ın vefat haberi üzerine bütün Yemen, Kinde, Hadramut memleketlerinde ahalinin çoğu dinden çıkarak büyük ihtilaller patlak verdi.

O esnada Beni Esed Kabilesi başkanı Tuleyha: “Bana Zünnun adında bir melek vahiy getiriyor!” diyerek peygamberlik taslamaya başlamış, bazı kabileleri kendine bağlamıştı. Yemame’de (Necid bölgesi) Müseylimetü’l-Kezzab ise Beni Hanife kabilesini peygamberlik davasıyla elde etmiş ve günden güne güçlenmeye başlamıştı. Yine Beni Temim kabilesinden Secah isimli bir kadın, peygamberlik iddiasıyla etrafı yağmalıyordu. Bu suretle her tarafta baş gösteren düşmanların kayseri escort bayansayısına göre müslümanlar çok az ise de, Halife Hz. Ebu Bekir, Peygamber Aleyhisselam zamanındaki ahvali hiç değiştirmemek ve onun yoluna tamamen bağlı kalmak kaydıyla bütün mürtedlerle muharebe etmeye karar verip gereğini yapmış, İslam ümmetini büyük bir irtica tehlikesinden kurtarmıştır.[2]

[1] http://www.usuldergisi.com/img/usul20131-6.pdf

[2] http://www.ilimdunyasi.com/binbir-damla/dinden-donmeler/?imode

Share
425 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ercan Orhan partiler üstü bir kişidir

    18 Kasım 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Ercan Orhan’la 243. kısa dönem askerlik celp döneminde Ankara Etimesgutt’a, Nisan 1995 yılında tanıştık. Tanıştığımız neredeyse bir “çeyrek yüzyıl” oldu, ama kendisini kişilik özellikleri açısından “tam” bir kişilik sahibi olarak tanıdım. 23 yıl boyunca sürekli irtibat halinde olduk. Ercan Orhan CHP’den Borçka Belediye başkan aday adayı olmuştur. Muhtemelen bir süre sonra CHP’den Belediye başkan adayı olarak ismi açıklanacaktır. Yerel seçimlerin doğası başkadır. Bazen insanlar kendi partisinden olmasa bile bazı adayları sı...
  • Seçimlere Tersinden Bakarak Ortak Menfaatleri Ortak Tehlikeleri Görebiliriz

    17 Kasım 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Bu konuya yerel seçimler yaklaştığı için yerel seçimleri irdeleyerek bakalım. Menfaat maddi-manevi iki boyutludur. Sadece maddi boyutundan bakarak seçime gidenler Bunlar ülkenin medeniyet-refah-huzur gibi insanı insan yapan değerleri unuturlar. Anlamlı hayatı unuturlar. Mesela İstanbul da eskiden CHP li belediye zamanında sular akmıyordu. Artvin ve ilçelerinde bu zihniyetteki belediyeler zamanında çağın çok gerisinde bir manzara vardı. Ak Partı köylere köydes-şehirlere beldes programlarıyla partili partisiz Avrupa stand...
  • Bırakın ekmeği naylonun gramajıyla da oynamışlar.

    31 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Ekmeğin gramajından çalınmasına zaten alışığız. Sonra telefon kontürlerinden çalanları gördük. Bakıyorduk telefon kontörleri hızlı kalp atışları gibi hızlanıp bir anda bitmiş. Öyle ki sabit hat daha karlı olduğu için sabit hat almak zorunda kaldık. Gramajıyla oynayamadıkları şeylerin genetiği ile oynadılar. Çok zamandır domatese hasret kaldık. Buğdayın genetiği ile de oynadılar, bir defa ekiyorsunuz, aldığınız tohumu bir daha ekemiyorsunuz. Bu örneklerin sayısı yüzlerce artırılabilir. Aklıma gelenleri ve fark edebildiklerimi y...
  • Şahıs

    25 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şahıs kelimesi “ş-h-s” kökünden türemiştir ve fiil olarak kullanıldığında cümledeki yerine göre ve Arapça’daki fiil bablarına göre; “büyümek-irileşmek, yükselmek, bir yerden bir yere gitmek, kararsız olmak, dönmek, hedeften şaşmak, görünmek” gibi anlamlara gelir. İsim olarak şahıs gözle görülebilen maddi bir varlığı olan her türlü eşya anlamına gelse de hukuki manada “şahıs”, haklardan istifade edebilen, hak sahibi olabilen varlık demektir.Hak sahibi varlık olmaya ise insanlar (hakiki şahıs) ve insan toplulukları ile mal toplulukları ...