logo

İngiltere’yi II.Abdülhamid’in ahı tuttu


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“Büyük Britanya, dağılma ve bölünme krizini çok hak etmiş durumda. Zira, kendisi de geçmişte hemen bütün toplulukların başına bu derdi salmış olmaktan birinci derecede sâbıkalıdır: Özellikle de Osmanlı ve diğer İslâm topluluklarını bölüp parçalamada… Dahası, sömürge yani müstemleke haline getirmede… Hem de yüz yıllarca…

Bu meyanda, İngiltere’nin tarihteki sabıka dosyasında bulunan birkaç suç delilini hatırlatmakta fayda var.

Afrika, Orta Doğu, Uzak Doğu ve koca Hindistan’daki onlarca devletleri ve toplulukları asırlarca sömüren İngiltere’nin, bilhassa Osmanlı ve İslâm topluluklarına karşı işlemiş olduğu cinayetler, asla affedilir gibi değil. İşte, bunlardan birkaç misâl.

* Kıbrıs Adası’nın 1878 yılından sonra adım adım elimizden çıkmasına İngiltere sebep oldu. 93 Harbinin en kritik günlerinde buranın mülkiyetini değil de bir nevi kiralama sistemiyle Osmanlı’dan işletmesini alan İngiltere, ileriki safhalarda başka türlü dalaverelerle Kıbrıs’a el koydu. Yani, Kıbrıs’ı bir nevi emanet olarak Osmanlı’dan alan bu devlet, emaneti iade etmek yerine, burayı kademeli şekilde Rumlar’a peşkeş etti. Türk ve Müslüman nüfusu türlü tazyiklerle göçe zorladı; Rum nüfusunun adaya gelip yerleşmesine ve zamanla çoğunluk haline gelmesine zemin hazırladı.

* Kıbrıs’ta yaptığının bir benzerini 1917’den itibaren Filistin’de yaptı. Müslümanları göçe zorladı, mülkiyetleri ucuza alıp Yahudilere peşkeş etti.

* 1918’de Musul’un Osmanlı’dan kopartılmasında birinci derecede rol oynadı. Mondros’taki Antlaşma şartlarını bozdu ve katakulliye getirerek burayı cebren işgal etti. Bir daha da vermedi, verdirmedi.

* 1800’lü yılların başından itibaren Hicaz Bölgesinde çıkan istisnasız bütün Vehhabi isyanlarının arkasında İngiltere vardı. En son Mekke Şerifi de, yine İngilizlere sırtını dayayarak Osmanlı’ya baş kaldırdı. Vesaire…

Bize göre, İngiltere’nin ve “İngiliz Siyaseti”nin bu cihetteki günah galerisi ağzına kadar dolmuş vaziyette.

Dolayısıyla, Allah onları şaşırttı ve AB’den ayırdı. Bundan sonra, onlar çekecek; asırlarca başkasına çektirdikleri cinsten…

Asırlarca dünyayı, bilhassa İslâm topluluklarını bölüp parçalayan İngiltere, bundan böyle kendisi bölünüp parçalanma derdiyle başbaşa kalacak gibi… Elcezâu min cinsil amel.[1]

Büyük İngiltere’ye ne oldu da güçsüzleşti ve yerini ABD’ye bıraktı? İngilterenin bir İrlandalılar sorunu vardır. Abdülhamid ingilterenin Osmanlı imparatorluğu üzerindeki oyunları görünce 2-3 gemi erzak gönderir ve irlandalıları kendine çeker. Bilindiği gibi Abdulhamit han müthiş bir istihbarat ve teşkilatçılık kaabiliyetine sahiptir. İşte Abdulhamit bu kaabiliyetini kullanarak, İRLANDA KURTULUŞ ÖRGÜTÜ(İRA) kurar. bizzat kendisinin önerdiği adamları İRA’nın önemli yerlerine getirir.. Teşkilatçılık ve istihbarat hakkında yardım eder. İngiltere kralının sabah kahvaltısında janbon ve şarap içtiği, hangi kitapları okuduğunu, kraliyet ailesinden bile saklanan bilgilere ulaştığı hesaplanırsa Abdülhamid’in kurucusu olduğu IRA ya müthiş desteği olmuştur… İRA İngilizlerin içine sokulmuş bir nifaktır. [2]

Teşkilat-ı Mahsusa reisi Eşref Sancar Kuşçubaşı Hayber’de Teşkilat-ı Mahsusa birliği savaşırken, yaralı olarak ele geçti. Yakalandıktan sonra Lawrence’a şöyle dediği belirtilmektedir:

“Lawrence, kazandığını sanıyorsun. Fakat henüz hiçbir şey bitmedi. Hükümetinin başına öyle sıkıntılar salacağız ki, 2 Asır uğraşsanız bitiremeyeceksiniz.”

Kuşçubaşı’nın bu sözlerinin Teşkilatı Mahsusa’nın İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun yapılanmasını örgütlemiş ve desteklemiş olmasına işaret olarak kabul edilmektedir. İrlanda İngiltere’nin kontrolü altında iken, 1916 yılında büyük ayaklanma çıktı. Ayaklanmayı James Connoly başlatmış, İngilizler tarafından sert şekilde bastırılmıştır. James Connoly ile birlikte toplam 15 lider idam edilmiştir. Bu idamlar İrlandalılar’ın milliyetçilik hislerini etkilemiş, 1919 yılında İrlanda Gönüllüleri (Irisih Volunteers) İrlanda Kurtuluş Savaşını başlatmıştır…[3]

2.Dünya Savaşına gelindiğinde İngiltere, İRA yüzünden hareket edemez hale gelmiş ve onun Dünya hakimiyetinin sebebi olan Büyük ve Hint okyanusundaki sömürgeleri bir bir Japonların eline geçmiştir.Büyük Britanya ,İngiltere olmuştur.İngilizlerde Osmanlının son dönemlerinde içimize nifaklar sokmuştur,bertaraf etmişizdir.Ama Abdülhamid’in oyunu bugün bile kurulu saat gibi çalışmaktadır.İngiltere halen İRA ile uğraşmaktadır.

Şimdi İrlanda’da Abdülhamid’e teşekkür anıtı vardır…[4]

“Kendisi de bir “Devletler Topluluğu”nu temsil eden İngiltere, almış olduğu bu ayrılma kararıyla, kendisinden ayrılmak isteyen toplulukların da bu yöndeki taleplerine haklılık kazandırmış ve ayrılma iştahlarını biraz daha kabartmış oldu.”[5]

İngiltere’nin Avrupa birliğinden ayrılma kararından sonra İskoçya da İngiltere’den ayrılmak için referanduma gitme kararı aldı.

İnşallah bu çözülmenin arkası gelecektir.

[1] http://www.yeniasya.com.tr/m-latif-salihoglu/ingiltere-nin-gunah-galerisi_401563

[2] https://www.facebook.com/notes/resimlerin-dili/2abd%C3%BClhamid-irairlanda-kurtulu%C5%9F-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BCn%C3%BC-kurduingilizler-halen-iradan-kurtulamad/184692791561557/

[3] http://www.takvim.com.tr/yazarlar/erandac/2012/03/11/iranin-kurulusu-ve-turkler

[4] https://www.facebook.com/notes/resimlerin-dili/2abd%C3%BClhamid-irairlanda-kurtulu%C5%9F-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BCn%C3%BC-kurduingilizler-halen-iradan-kurtulamad/184692791561557/

[5] http://www.yeniasya.com.tr/m-latif-salihoglu/ingiltere-nin-gunah-galerisi_401563

 

Share
401 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Cinlerin ve İnsanların Müftüsü (Müftiy-yüs-sekaleyn) Olan Ebu Suud Efendi

    23 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Cinlere de fetva vermesiyle meşhurdur.” Ebu Suud Efendi, Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan İkinci Selim zamanlarında 27 yıl kadar Şeyhülislamlıkta bulunmuş, devrin en büyük alimlerinden biridir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında 22, Sultan İkinci Selim zamanında ise 6 yıla yakın bu görevde kaldı. 84 yaşında ölen Ebussuud Efendi, Eyüb civarında yaptırdığı mektebin yanına gömüldü. Şahsiyeti o kadar ün saldı ki ölümünde Mekke ve Medine halkları da cenaze namazı kıldı. Bütün ilimlerde mahir olup, bilhassa tefsir, fıkıh ve Arabi iliml...
  • Elveda Musa Ulutaş

    23 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim, bu ile hizmet etmek, hizmet ettikten sonra da iyi bir şekilde anılabilmek herkesin harcı değildir. Bir düşünür demiştir ki, ‘ Bir insanın iyi olup olmadığını, yaşadığı çevre açısından bir değer olup olmadığını cenazesinde anlayabilirsiniz.’ Sevgili Musa Ulutaş, Arhavi’de uzun yıllar siyaset yapmış, 2002 ila 2009 yılları arasında da Arhavi Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, Arhavi’nin önemli bir değeriydi. Bu sözleri bugün yazabiliyor isek o ünlü düşünürün belirttiği gibi Musa Ulutaş’ın cenazesind...
  • MHP’nin Geleceğini Yerel Seçimler Belirleyecektir

    23 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    “Gerek Türkiye genelinde gerekse de Artvin’de 2019 yılında gerçekleştirilecek olan tüm seçimlerde belirleyici parti hangisi olacak?” diye bana soru soracak olursanız kesinlikle MHP’dir diye yanıt verirdim. Bu seçimlerde MHP’nin alacağı oy oranı diğer partilerin kaderini belirleyecek. Buna AK Parti, CHP ve yeni kurulacak olan Meral Akşener’in partisinin alacağı oyda meclisteki sandalye sayılarını da MHP belirleyecektir. Bugüne baktığımız zaman MHP’yi ben yüzde 10 diliminde görüyorum. Bu aşağıya da inebilir yukarıya da çıkabilir. Meral Akşener...
  • Beyaz Gelinliğin Tarihi (Osmanlı’da)

    22 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Osmanlı'da ilk beyaz gelinlik giyen, Sultan 2. Abdülhamid'in kızı Naime Sultan'dır. II. Abdülhamid beyaz gelinliği Avrupa’da katıldığı bir düğünde görmüştü. II. Abdülhamid’in kızı Naime Sultan, 1898’de Gazi Osman Paşa’nın oğlu Kemalettin Paşa ile evlenirken babasının önerisiyle beyaz gelinlik giydi. Böylece Osmanlı’da beyaz gelinlik giyen ilk kadın oldu. Gelinliğini ise elbette Padişah’ın ve tüm Osmanlı’nın modacısı Jean Botter yaptı. O güne kadar işlemeli, nakışlı ve genelde kırmızı renkli gelinlikler giyiliyordu. II. Abdülh...