logo

İlk Toprak Kaybı m?


Nizamettin Torun
nizamettintorun@08olay.com

Viyana önlerinden başlayan geri çekilişin sona erdiği son nokta Dua Tepe’dir. Sakarya’da Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın 10 Eylül 1921’de başlayan Türk genel karşı taarruzunda, Dua Tepe geri alınarak Türk tarihinde yeniden yükseliş dönemi başlamıştır.

Türkiye’nin Süleyman Şah Türbesi’ni Işid’e terketmesi, Türk bayrağını indirmesi ülkede büyük bir infial uyandırmış, Cumhuriyet’in ilanından sonra ortaya çıkan ilk toprak kaybı olarak yorumlanmıştır.

Aslında ilk toprak kaybı Süleyman Şah Türbesi değildir. Türk toprağından çekilme, Türk bayrağını indirme operasyonunu büyük bir zafer gibi yansıtan malum medya, Ege’de Türk adalarına Yunan bayrağının çekilmesininin üstünü örtmeyi ve sessizce geçiştirmeyi tercih etmektedir.

Yunanistan’da 25 Ocak 2015 tarihinde yapılan seçimlerden önce iktidarda olan Samaras Hükümetinin Savunma Bakanı Nikos Dendias’dı. Dendias, seçimlerden kısa bir süre önce 11 Ocak 2015 tarihinde, Aydın il sınırları içinde bulunan Eşek Adası’na geldi. Dendias, beraberinde 79’uncu Milli Muhafız Yüksek Komutan  Tuğgeneral Charalambos Laloussis olduğu halde, askeri helikopteri ile Eşek Adası’nın üzerinde uçtuktan sonra hiçbir engelle karşılaşmadan adadaki helikopter pistine indi.

Dendias’ın Eşek Adası’na yaptığı ziyaret ve denetlemenin fotoğrafları ve video görüntüleri Yunan Savunma Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanmıştır. (1)

Türk adalarının Yunanlılar tarafından işgal edildiğini ilk iddia eden Namık Kemal Zeybek oldu. Zeybek; 8 Mayıs 2011 günü İzmir’de bir açıklama yaparak; Aydın ili, Didim ilçe sınırları dâhilinde bulunan ve Lozan’a göre, TC’ye ait Eşek Adası ile Bulamaç Adası’nın; 2004 yılında Yunanistan tarafından işgal edilip, yerleşim ve turizme açıldığını söyledi.

Türk milleti ülkemizin Doğu’dan bölündüğü endişesini yaşarken, Milli Güvenlik Kurulu eski Genel Sekreteri Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Türkiye Batı’dan bölünüyor” diyordu. Çünkü Ege Denizi’nde 2004 yılından itibaren Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaç, Kololimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Ardacık, Akdeniz’de ise Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Türk adalarına Yunan bayrağının çekilmesine nota bile vermeyen hükümet işgali seyretmiştir.

1996 yılında Kardak Krizi çıktığında, Türk milleti, Kardak’ı bir kayalık olarak değil bir vatan parçası olarak görmüş ve ayağa kalkmıştı. Yunanistan Ordusu, bir süre sonra doğudaki adacığa asker çıkarıp bayrak dikmişti. Zamanın Başbakanı Çiller, “O bayrak iner, o asker gider” demişti.

Türk SAT ve SAS komandoları Doğu Kardak’ı kuşatmış olan Yunan donanmasının arasından geçerek hemen yandaki ikinci adaya (Batı Kardak) gece operasyonu ile çıkıp Türk bayrağını diktiler. Yani, “O bayrak indi, o asker gitti!.

16 adanın işgali konusu TBMM’nde değişik zamanlarda gündeme getirilmiş, soru önergeleri verilmiştir. Soru önergelerine verilen cevaplarda adacık denmiş, yorum farkı denmiş, sonunda pes edip iştikşafi görüşmelere sığınılmış, bir türlü “işgal yoktur” şeklinde cevap verilememiştir.

Doğu Ege Denizi ve Akdeniz’de Yunan işgali altında olan Türk adalarında çok sayıda kilise inşa edilmiştir.

Yunanistan’ın 2004’ten sonra işgal ettiği Ege’de 16 ada ile bir kayalık ve Süleyman Şah Türbesi Artvin gibi, Edirne gibi vatan toprağıdır.

Süleyman Şah Türbesi Işid’den kurtarılıp PYD-PKK kontrolündeki bölgeye getirilmiştir. Osmanlı Türk atasının, yapılmakta olan yeni türbesinin yüz metre yakınında PYD-PKK bayrağı ve bebek katilinin resmi dikkat çekmektedir. Süleyman Şah Türbesi’ni havaya uçurup tası tarağı toplayarak kendi toprağını terketmekten bir kahramanlık destanı çıkarmak ancak bu kadar olabilirdi!

Bugün 16 adayı, FIRAT’I, Fırat boylarını kaybedersen, yarın Dicle’yi, öbür gün Seyhan’ı, Ceyhan’ı, Menderes’i, Gediz’i, Çoruh’u kaybedersin!”

1-Bu görüntülere internetten ulaşmak mümkündür.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...
  • Ganimet Hırsı, Resulullah’ın Emrini Bile Unutturmuştu

    22 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Savaşın bir neticesi ve sonucu olan ganimet bazen gaye olabiliyor, bu da olumsuz neticeler doğuruyordu. Ganimeti gaye yapan etkenlerden biriside insanlardaki mal kazanma hırsı idi. Bu hırsın menfi sonuçlarının örnekleri çoktur. Hz. Peygamberin gönderdiği bir askeri birlik, baskın yapacakları yere vardıklarında, içlerinden biri atını koşturarak, insanları uyarıyor ve “Şahadet kelimesini söyleyin canınızı koruyun” diyor. Bunun üzerine hepsi Müslüman oluyor. Diğer askerler “Ganimeti bize haram ettin" diyerek arkadaşlarına çıkışıyorlar. G...
  • İslam Hakimiyeti ve Müslüman Hakimiyeti arasındaki farklar

    21 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Müslüman Hakimiyeti demek her zaman için İslam hakimiyeti demek değildir. İslam Hakimiyetini kurmak için bu Hakimiyetin tesisinde Müslümanların görev alması beklenir ama bu mecburi değildir. Allah dilerse kâfir, münafık ve fasık bir adamın eli ile de dinine hizmet ettirebilir. İslam Hakimiyeti İslam dininin hakim olması demektir. Müslüman Hakimiyeti ise Müslümanların Hakimiyeti demektir. İslam Hakimiyeti ilkesel bir Hakimiyettir. Müslüman Hakimiyeti ise bir yerde müslümanların sayısal çoğunluğu ele geçirmesi demektir. Müslüma...